SEÇMEN FAKİR YÖNETEN ZENGİN
Savcı ve polis ilk operasyonu; iktidara karşı olanlar ve askere yaptı.
Aramalarda, Ankara Sanayi Odası Başkanı Sinan Aygün'ün evinde,
2, 5 milyon Avro bulundu.
Aygün, paranın kaynağı olarak, emlak satışını gösterdi.
Daha sonra milletvekili oldu.
2.5 milyon Avro unutuldu.
Aygün'ün evinde bulunan para;
Yolsuzluk ya da hırsızlık parası değildi.
Daha vekil seçilmemişti.
Ankara kulislerinde, paranın tefecilik için kullanıldığı dedikoduları dolaştı.
Ancak bunlar da sözde kaldı.
Savcı ve polis ikinci operasyonu, iktidara yönelik yaptı.
Üç bakan oğlu gözaltına alındı.
İki bakan oğlu ve Halk Bankası Genel Müdürü tutuklandı.
Herkesin evinde bol miktarda para bulundu.
Banka müdürünün evinde ayakkabı kutusu içinde 2, 5 milyon lira ele geçirildi.
Müdür;
-Para İmam Hatip'e yardım için toplandı, dedi.
Kimse inanmadı.
Müdür de inanmadı.
İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlunun evindeki aramada.
Hem para hem de kasa bulundu.
Kasa bir değil.
İki değil.
Tam altı tane.
Para ise yaklaşık milyon lira.
Paranın kaynağını bakan açıkladı;
"Bahçeşehir'de ev sattık.
Para evin parası."
Ya kasalar! diye sordular!
Bakan;
-Oğlum biraz pintidir. İş yerini kapattı.
Buradaki eşyaları atmaya kıyamayıp eve taşımış" dedi.
Kimse inanmadı.
Bakan'da inanmadı.
Evlerde milyon dolarlar bulunuyor.
Para kaynağı olarak arsa ve ev satışı gösteriliyor.
Bir banka şubesinde en fazla 2-3 kasa varken.
Ve bu bankalarda her gün yüzlerce milyon liralık işlem yapılmasına rağmen,
Daha fazla kasaya gerek duyulmazken
Bakan oğlunun evinde 6 kasa bulunuyor.
Bu gibi durumlarda insanı şeytan dürter ya;
" Altı kasa ile hangi paralar sayılır?".
Bir kasanın saymaya yetmediği paranın miktarı nedir?"
Polis ve savcı üçüncü operasyon için düğmeye bastı;
Ama İstanbul Emniyet Müdürü operasyon ve göz altılara izin vermedi.
Vermiş olsaydı, gene milyon hatta milyar dolarları konuşuyor olacaktık.
Olmadı.
X
Kamuoyuna yansıyan rakamlar milyar dolar ile telaffuz ediliyor.
Ancak, 2-3 milyon tartışılıyor.
Milyar dolarlar tartışılmıyor.
Azeri asıllı İranlı, gencecik bir insan.
Milyar dolarlar ile oynuyor.
Daha 30'unda değil.
Ancak İran-Türkiye arasında petrol/doğal gaz-altın-para trafiğini yönetiyor.
Magazin dünyasının parlak siması.
Ankara'nın gözbebeği.
İranlı genci tanımayan milletvekili, bakan yok.
Hani, düğünlerde ağa masadan kalkıp, cebinden bir deste dolar çıkartıp,
Şarkıcının önünde yere saçar.
Çalgıcılar hemen paraları toplamaya başlar.
Cebinde dolar desteleri olan ağa;
Düğünün yıldızıdır.
Herkes onu gözler.
Dolar destelerinden bazılarının kendi cebine geçmesi için ağaya yakın dururlar.
Saygıyı eksik etmezler.
Ağa'da gözüne kestirdiğine ve de işine yarayanlara para dağıtır.
İranlı damat da aynen AĞA gibi.
Ankara, gencin etrafında pervane.
Herkes ağzının içine bakıyor.
Genç, milyar dolarlar ile oynuyor.
Milyon dolarlar İranlının cebinden çıkıp, başka ceplere giriyor.
Yolsuzluk soruşturmasında kimlere ne kadar para gittiği belgelendi.
Elbette çok küçük bir kısmı.
İşte bu küçücük kısma ait paralar bile halkın başını döndürdü.
Milli Piyango'dan büyük ikramiye beklemektense,
İranlı damadın çevresinde volta vurmanın getireceği kazanç çok daha kolay.
Evinde bulunan listede, dağıtılan paralar hep milyon Avro.
İranlı genç, onlarca milyon Avro dağıtmasına.
Milyar dolarlık ticaret yapmasına rağmen
Evinde kasa ve önemli miktarda para bulunmadı.
İstese, ikiz yalıların içine para ile doldururdu.
Demek ki, parayı veren değil, alan saklıyor.
Hoş; bizim ülkede " Nereden buldun?" diye soran yok.
Hele, bakan oğullarına.
Bürokratlara.
Bakmayın, yolsuzluk operasyonuna.
Bu bir yol kazasıydı.
İktidar ve cemaat çekişmesinin sonucuydu.
Gene de iddia ediyorum ki, bu paralar lafı edilecek boyutlarda değil.
Enerji işinde milyar dolarla dönüyor.
Mesut Yılmaz döneminde yapılan,
Bu iktidar döneminde de revize anlaşmalar sayesinde
Dünyanın en pahalı doğal gazını satın alıyoruz.
Belki bir gün, enerji dosyaları da açılır.
Ve o gün, İranlı ile bakan çocuklarının ne kadar masum kaldıkları görülür.
