BAŞBAKANIN BAHÇELİ TAKINTISI
Televizyonlar seyirciyi ekrana bağlamanın kolayını buldu.
24 saat ekran karşısında olmaktan hoşlananları kendine zamkladı.
Gözler kameraya.
Kulaklar evdeki tartışmalara odaklandı.
Siyaset unutuldu.
Neyse ki; gösteri fazla uzun sürmedi.
İktidar, yolsuzlukların kaybettirdiği oyları geri toplama çabasında.
Bunun için yandaş gazetelere yanlı anketler yaptırıyor.
Gizli konuşmalar an be an gazetelere yansıdığı için bu anketin nasıl düzenlendiği ortaya çıkıyor ve ters tepiyor.
İktidar kendi oyunu karşısında güç durumda kalıyor.
Kundura kutusundaki paralar.
Bakana hediye edildiği iddia edilen 700 bin liralık saat.
Evdeki kasalar.
Para sayma makineleri.
Telefondaki, "Yüzde 10 verdim ağabey" türünde,
Makamında rüşvet sohbetleri.
Bir düşünün ihale 4 milyar dolar.
Yüzde 10'u 400 milyon dolar eder.
Ve de asalak gibi sırtından geçindikleri halkı umursamayan, "Bu halkın a'85koyacağız" terbiyesizliği.
Üstüne üstlü evlatlık Hakan'ın "Bu kadar yıl spor yaptım, benim 4, 5 milyon dolarım yok" diye hesap sorması.
Vakıflardaki yolsuzlukların gün yüzüne çıkması.
Suriye'de dinci radikallere giden silahların yakalanması.
İktidar ne yana dönse, sert bir dalga ile sürükleniyor.
Başbakan, bu dalgalardan kurtulmak için MHP'yi can yeleği olarak kullanıyor.
Her fırsatta MHP'ye yükleniyor.
Ak kaşık gibi, MHP'yi karalama propagandası yapıyor.
Oysa MHP hükümetin doğru icraatlarına hep destek verdi.
Sayın Bahçeli ne zaman doğruları söylemeye.
Ülke gerçeklerini konuşmaya başlasa, Başbakan sert tepki gösteriyor.
MHP'yi iktidarın önünde engel görüyor.
Sayın Bahçeli ülkeni bölünmesine izin vermez.
Bebek katili terörist başının cezaevinden çıkmasına izin vermez.
Yolsuzlukların üzerinin örtülmesine izin vermez.
Asker, polis, savcı ve h‰kimler üzerine oyunlar tezg‰hlanmasına izin vermez.
Oslo'daki tavizlerin uygulanmasına izin vermez.
Kandille müzakerelere izin vermez.
Ayrıca MHP, muhalefet partisi.
Görevi; iktidarın yanlışlarına müdahale etmek.
Uyarıda bulunmak.
Onları yanlıştan döndürmek.
İktidarın doğru söze tahammülü yok.
Ordu perişan.
Polis parçalanmış.
H‰kim ve savcılar görev yapamıyor.
PKK, coşmuş.
Ekonomi göçmüş.
Yolsuzluklar sınırdan taşıyor.
Amerika birçok eyaletten kurulu.
Ancak insanlar " Biz Amerikalıyız" diyor.
Diğer ülkelerde de durum aynı.
İnsanlar yaşadıkları toprağa saygılı.
Bayrağa saygılı.
Ülkelerine sahip çıkıyorlar.
Türkiye'de " TÜRKÜZ" demek yasak.
Ama KÜRTÜM ERMENİYİM demek serbest.
İktidara göre; Türkçülük, kafatasçılık.
Merkel, " Burası Almanya, ben Alman'ım" diyor.
Fransız başbakanı, " Burası Fransa, ben Fransız'ım" diyor.
İngiltere başbakanı " Burası İngiltere ben İngiliz'im" diyor.
Başbakanımızın bir defa olsun; "Türküm" dediğini duydunuz mu?
İktidarın doğruları anlatan MHP'ye bu sebeplerden tahammülü yok.
Ancak Türkiye'nin MHP'ye ihtiyacı var.
Türk insanının MHP'ye ihtiyacı var.
Dahası, Başbakanın MHP'ye ihtiyacı var.
