İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Kırk Haramiler Mağaralarından Çıkmazdı!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 

Eski Yunan'da olsaydı.

Destan yazarları mutlu olurdu.

Diğer yazarlar da çırak kalmazdı.

Her gün yeni bir destan yazılırdı.

Masallar değişirdi.

Örneğin, Pamuk Prenses masalı,

Ayakkabı kutusundaki dolarlar masalına yenik düşerdi.

Pinokyo burnunu tornada ufaltırdı.

Siyaset yalanlarını duyunca.

Kırk haramiler,

Mağaradan çıkmazdı utancından,

Bakan çocuklarının marifetlerini karşısında.

Bremen mızıkacıları

Ormanda izlerini kaybettirirdi.

Meclisteki curcunayı görünce.

Dünyayı sırtında taşıyan Samson yorulurdu,

İktidarların halkın sırtına vurduğu yüklerden.

Nasrettin Hoca,

Eşeğe ters binmekten vazgeçerdi,

Politikacıların nüktelerini duyunca.

Guiness rekorları egale edilirdi.

Bakanlar hakkında yazılan dosyalar deşifre edilse.

Değme casuslar kıskanırdı,

telefonlara kulak uzatan polisleri.

Dile kolay.

7 bin kişi.

Telefonları 24 saat dinlenmiş.

Dinleyen sabırlı.

Dinlenen habersiz.

Parti başkanı.

Bakan.

Milletvekili.

Gazeteci.

Bilim adamı.

Yazar.

Sendikacı.

7 bin kişi.

Telefonları her çaldığında,

Birileri kayıt düğmesine basmış.

Belki de otomatik kayıttır,

Bilemem.

Dinleyen, devlet görevlisi.

Dinlenen her şeyden habersiz.

Eşiyle konuşuyor.

İşiyle görüşüyor.

Birileri dinlemede.

İktidar şikâyetçi.

Muhalefet şikâyetçi.

Savcılar/hâkimler şikâyetçi.

Polis şikâyetçi.

Dinlenen şikâyetçi.

Dinleyen şikâyetçi.

Tuhaflık da burada.

Herkes şikâyetçi.

Ortada suçlu yok.

Polis, iktidarın elinde.

Ancak, polis iktidarı da dinliyor.

Savcı, iktidarın emrinde.

İlginçtir, savcı bakanların yolsuzluklarını soruşturuyor.

Acıdır, mahkemeler bağımsız.

Hâkimler, bağımlı.

Başbakanın gücü,

Paralel gücün gücü karşısında etkisiz kalıyor.

Halkın polisi, halktan koparılıyor.

Asker, sınırlardan kışlaya çekiliyor.

İş adamları başarıyı,

Şampanya içerek kutluyor.

İhale kralları, ihale kazanınca birbirlerini

"Milletin a.....koyacağız" diyerek tebrik ediyor.

Çeçe sineklerinin ısırmasından,

Muhalefet tatlı uykusundan uyanamıyor.

Herkes parasını güvenli diye bankaya yatırıyor, ,

Banka genel müdürü,

Milyon dolarları evinde saklıyor.

Ülkeler, dış güçlere karşı korunur.

Halk, düşmana karşı birleşir.

Ülkemizde iç düşmanlar,

Yabancılara fırsat tanımıyor.

Halk, düşmanla mücadele etmesin diye ayrıştırılıyor.

İktidarın bu güçlere çanak tutması,

İnsanın içini acıtıyor.

Türkün, küllerinden doğduğunu unutanlar,

Türküm, demeye korkuyorlar.

Demem o ki;

"İlahi Telekulak"ı yazıp,

76 milyonu kahredenler,

"İlahi komedya"ya rahmet okutuyorlar.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *