Kendini bitiren parti: CHP
Bir telefon geldi.
Kadim dost Diş hekimi Halit Büyüköğüt'ten.
Kılıçdaroğlu'nun;
"Biz de dinleniyoruz" demecine takılmış.
Halit Hocamız ironik bir yorum paylaştı;
"Doğru dinleniyorlar. Taaa 1950'den beri.
İktidara gelecek projeler üretmedikleri müddetçe de,
Dinlenmeye(yatmaya)devam edecekler.
İktidara gelseler de DİNLENECEKLER emin olun,
Aslında CHP dinlenirken yorgun düşmüş durumda".
***
CHP'yi anlamak mümkün değil.
İktidara değil kendilerine muhalifler.
Öylesine dağınıklar ki, ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Seçime girerken, kayıt yaptırmayı unutuyorlar.
Kılıçdaroğlu vakası hala unutulmadı.
Derken, Sarıyer çıktı.
Koskoca parti, az kalsın bu ilçede seçime giremeyecekti.
Sebep;
Liste tartışması.
İyi de muhteremler bu tartışmayı bir gün önce bitirseniz.
Olmadı, listeyi iki saat önce tamamlasanız.
Ve de ülkede gündem değiştiren tartışmalar yaratmasanız.
Daha doğru sözle, rezil olmasanız.
***
Halk, iktidardan kurtulmak için adres olarak CHP'yi görürse yandılar.
Bu CHP'nin kendine faydası yok.
Mustafa Sarıgül, daha şimdiden partinin içini oymaya başladı.
İlk büyük tartışma Bakırköy'de çıktı.
Nedenini anlamak için takvim yapraklarını geri çevirelim.
Tarih; 29 Ocak 2005
CHP, Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda 13. Olağanüstü Kurultayı'nı yapıyor.
Genel Başkan Deniz Baykal'a rakip olan Sarıgül ve taraftarlarının salona girişinde tansiyon yükseldi.
Sarıgül, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen'i yumruklayarak hastanelik etti.
Sonuç; Sarıgül attığı yumruk nedeniyle 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Cezasını yatmadı.
Ancak Siyasette ağır bir darbe aldı.
CHP; İstanbul için Sarıgül'ü aday gösterince de eski kavga gündeme düştü.
Sarıgül, Ateş Ünal Erzen için " Kırmızı çizgim" dedi.
Hesap soracağını ifade etti.
Ve bu sözünü unutmadı.
Sadece Erzen'in değil, pek çok adayın üzerini çizdi.
Kılıçdaroğlu bu nedenle, aday belirlerken büyük sıkıntılar yaşadı.
AKUT Başkanı Nasuh Mahruki'nin Kadıköy'den aday gösterilmesi ve sonra özür dilenmesi gibi.
***
CHP; Başbakan'ı koltuğa yapışmakla suçluyor.
Ne yazık ki; bu suçlamayı yaparken kendi partisini görmüyor.
Örneğin CHP Kadıköy Belediye Başkanı.
1984-1989 Kadıköy Belediye Meclis Üyesi ve CHP Grup sözcüsü olan.
1989-1994 Kadıköy Belediyesi Meclis Üyesi Belediye Başkan Yardımcısı ve vekilliğini yürüten.
1994-1999 Üçüncü dönem Belediye Başkanı seçilen.
Halen Kadıköy Belediye Başkanı olan Selami Öztürk, aday gösterilmeyince büyük tepki gösterdi.
Bu nasıl bir hırstır böyle.
25 yıldır koltukta olmak yetmiyor.
Yahu, bir kalk koltuktan.
Yeterince yıprandın.
Partiyi de yıpratıyorsun.
Genç birisine devret.
Onu destekle.
Hayır.
Ölene kadar oturmak istiyor.
***
Sarıgül'den veto yiyen Ateş Ünal Erzen farklı mı davranıyor!
O da aynı, istifa edip gitti.
CHP, iki başlı oldu.
İpler, şimdilik Kılıçdaroğlu'nun elinde görünüyor.
30 Marttan sonra CHP'de sarsıntılar yaşanacak.
Sarıgül'ün İstanbul Belediye Başkan adayı olmasını en çok kim istiyordu;
Melih Gökçek.
Peki, Gökçek Sarıgül'ü sever mi?
Kılıçdaroğlu'nu sevmediği malum.
Düşmanımın düşmanı dostumdur, felsefesiyle,
Gökçek, Sarıgül'ü sürekli ön plana çıkarttı.
Sonunda ezeli düşmanı Kılıçdaroğlu'nun başına dert sardı.
Sarıgül, İstanbul'u kazanırsa da…
Kaybederse de…
CHP'de kaybeden Kılıçdaroğlu olacak.
Ki; koalisyon döneminde adı rahmetli Ecevit'i devirmek için uğraşanlar arasında geçen,
Siyaset sahnesinde çok güçlü olmasına rağmen,
Halkın yüzünü çok az gördüğü,
Sesini işitmediği, Hüsamettin Özkan'ın Sarıgül'ün arkasında olduğu iddiaları.
Dahası, Aydın Ayaydın'ın da Sargül'e özel ilgi göstermesi,
Sevgi Hareketi ile bu konuda görüş alış verişinde bulunması da bu görüşü doğrular nitelikte.
Siyaseti bırakan Süleyman Demirel, CHP'yi kısaca özetlemişti.
" Bunlara iki kaz verseniz, güdemezler"
Doğru söze ne denir.
