TÜRK DÜŞMANI DİKTATÖR
Gariban ve de günahsızlar için söylenmiş,
Özel bir söz vardır;
"Alma mazlumun ahını,
Çıkar aheste aheste."
Bunu niçin söyledim?
Suriye'nin rahmetsiz despot,
Diktatör lideri Hafız Esat için söyledim.
Akciğer kanserinden hakkın rahmetine kavuşan,
Koyu ARAP milliyetçisi bu zat,
Suriye'de iktidarı,
Kansız bir darbe ile ele geçirmişti.
TÜRK düşmanlığı ile bilinen,
Ayni Irak'taki Saddam Hüseyin gibi,
Suriye'de yaşayan Türklere ettiği eziyetlerle,
İdamlarla, işkencelerle hep gündemde olan,
Hafız Esat'ın büyük bir hayali vardı;
"Büyük Suriye Devleti"
Hayal ettiği bu devletin içinde,
Lübnan, Devleti,
Hatay, İskenderun dâhil,
Toroslara kadar ulaşan TÜRK toprakları.
Hafız Esat bu hayalî ideal uğruna,
Türkiye ile hep DÜŞMAN oldu.
SSBC'nin, Ortadoğu'da ki piyonu oldu.
Rusya'dan aldığı silahlar,
Türkiye için hep tehdit oldu.
Bu bol silah ve de büyük devlet olma hayalı,
Suriye Devletinin ekonomik olarak,
Çökmesine kadar gitti.
Ama o hiç vazgeçmedi.
Toroslara kadar olan TÜRK topraklarını hep kendi haritalarında gösterdi.
Bununla da yetinmeyip,
Müttefiki olan, Mısır, Ürdün gibi Arap Ülkelerinin,
Haritalarında da bu TÜRK topraklarını,
Arap toprağıymış gibi göstertti.
Bununla da yetinmeyen Hafız Esat,
Kendi dünya haritalarında,
Güneydoğu illerimizi,
"KÜRDİSTAN" olarak tanımlattırdı.
İktidarı ele geçirdikten sonra kurduğu,
BAAS partisi ile diktatörlüğünün en vahşi örneklerini verdi.
Cezaevlerinde Suriye'de yaşayan TÜRK insanları hiç eksik olmadı.
İdamlarda hep TÜRK insanları ön plandaydı.
Hama kentinde yaptırdığı, 10 bin insanın katledildiği katliam hala dillerde.
Gizli servisi MUHABBERATIN,
Sanki tek görevi vardı;
"Her alanda TÜRK düşmanlığı yapmak".
Türkiye'nin aleyhine her türlü,
Faaliyetin içinde bulunmak".
Ve bu despot liderin en önemli TÜRKİYE kartı;
"PKK" oldu.
Türkiye'yi böldürmek, parçalamak en büyük ideali olan,
Hafız Esat,
1980 ihtilali ile Suriye'ye kaçan bölücü KÜRTÇÜLERE sahip çıktı.
Mehmetçik katili ÖCALAN'I baş YAVERİ yaptı.
Suriye'nin başkenti Şam'a, 30 kilometre mesafede,
BEKAA Vadisinde terörist kampları kurdu.
Binlerce teröristi burada,
El muhaberat elemanlarınca,
Ve kendi subaylarınca eğitti.
Bomba-silah-mayın eğitimi verdirtti.
PKK militanlarının her türlü ihtiyaçlarını karşıladı.
Silahlarını verdi,
Korumalarını sağladı,
Onları, uluslar arası alanda kendi yandaş müttefik devletlerce(Yunan, İran, Rus, Ermeni),
Kollattı, koruttu, yataklık ettirtti.
Ve en önemlisi, bu militanların,
Türkiye'ye rahatça girebilmeleri,
Kan dökebilmeleri için her yolu denedi.
Dicle -Fırat sularını kendi suyu gibi gören Alevi Hafız Esat'ın,
GAP kurulduktan sonra Türkiye'ye karşı düşmanlığı daha da arttı.
Sonuçta 40 bin insanımızın ölmesine,
Ve 300 milyar dolarlık bir milli gelirimizin,
Kanla karışıp toprağa gömülmesine sebep oldu..
Evet, gönül dostları,
Esat'ın bir amacı vardı;
"Bölünmüş parçalanmış,
Hatay Ovasını kaybetmiş bir TÜRKİYE".
Etme bulma dünyası,
Hafız Esat'ın Türkiye için istedikleri,
Şimdi ülkesi için oluyor.
Ülkesinin bir bölümünde KÜRT devleti kuruldu.
Bir bölümü radikal İslamcıların eline geçti.
Yüz binlerce insan öldü.
Her yer kan gölü, oğlu Beşar Esat sarayında bile,
Rahat uyamıyor. Ülkesi karışmış, Ermenisi, Süryanısı, Kürdü, Asurisi ,
Farklı tellerden çalıyorlar.
TÜRKİYE'NİN AHI çıkıyor gibi.
Özetle yukarıdaki Hafız Esat'ın TÜRK düşmanlığını gördükten sonra,
Bugün Beşar Esat'a bir TÜRK olarak üzülüyor muyum?
Pek üzüldüğüm söylenemez,
Bizim için istediklerini Tanrı misli ile onlara verdi.
Böylece TERÖRİSTLE çok oynamamın bedelini de öğrenmiş oldular
Türkiye'nin SUNNİ eksen tutumu ise ayrı bir konu, onu da tasvip etmek mümkün değil.
Tek üzüntüm oradaki TÜRKLERİN kötü durumu,
Ve de hiç günahları olmadığı halde,
Despot liderlerin temelsiz hayallerinin bedelini ödeyen,
Günahsız insanlar.
