PALİKARYA HELENİZM PEŞİNDE
Anası ilgilenmiyor.
Tamamen dışladı.
Yavruyu kaderine terk etti.
Tüm gözler üzerinde.
Bitkisel hayatta.
Yeterli beslenemiyor.
Korunamıyor.
Varlığı tehlikede
Yaşam savaşı veriyor.
Anası, vefasız.
Düzelmesini,
Ayakları üzerine dikelmesini istemiyor.
Sürekli engelliyor.
Biraz sevgi gösterse.
Koruyup, kollasa.
Bağrına basıp,
Ana şefkatini esirgemese,
Yavru, hemen canlanır.
Hayatı, pazarlık masasında.
Herkes bir şey istiyor.
Onun istediği tek şey;
Özgürlük.
Çok görülüyor.
Konu, yavru olunca;
Batı, üç maymunu oynuyor.
Görmüyor;" Ver diyor"
İşitmiyor; "Ver diyor"
Üçüncü maymunda;
Karışıyor; "Ver diyor"
Sadece ABD ve batı değil, "Ver "diyen.
Nasıl bir ana ise; o da "Ver diyor".
İstenen;
Sahip olduğu tek güvencesi; özgürlüğü.
İstenen;
Üzerinde kök saldığı, toprak.
İstese de veremez.
Zorlasalar da veremez.
Demokrasi havarisi AB, sürekli baskı uyguluyor.
Kimliğinden uzaklaştırmaya çalışıyor.
AB ve Amerika kadar
Türkiye'yi yönetenlerde de kimlik alerjisi var.
Çünkü Türk kimliğinin, özgürlük olduğunu biliyorlar.
Türk'e zincir vuramayacaklarının farkındalar.
Tek amaçları var;
Türk kimliğini silmek.
Kıbrıslı kimliğini yerleştirmek.
Helenizm'i gerçekleştirmek.
Anavatan garantörlüğünü sona erdirmek.
Türk askerini adadan göndermek.
Tek egemenlik.
Tek vatandaşlık.
Tek teslimiyet.
Rahmetli Denktaş oyunu görmüştü.
Engel olmak için canını dişine takıyordu.
Devlet ilan edildi.
"Yavru vatan" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti oldu.
Türkiye'den başka tanıyan ülke olmadı.
Hoş, Türkiye'de tanımadı.
Kıbrıs Türklerini, memur gibi gördü.
Tanıtmak için en küçük bir çaba harcamadı.
Denktaş, milliyetçi söylemleri ve davranışları nedeniyle, anavatandan veto yedi.
Koltuğu devralan Talat birleşik Kıbrıs için mücadele etti.
Anavatanın isteklerini gerçekleştirdi.
Kıbrıs Türklerini Rum'un istediği politik ortamın içine soktu.
Ne istiyor Rumlar;
Kıbrıs'ta tek egemenlik, tek kimlik .
Tek uluslararası temsil hakkı.
Türkiye kökenlilerin sayısının azaltılması.
AB'nin taraf olması.
Hakemliğin kaldırılması.
Deregasyonların olmaması.
Garantörlüğün sona ermesi.
Türk askeri adada "İşgalcidir"denilere , askerin tamamen çekilmesi.
Göçmen Rumların hepsinin malının iade edilmesi.
Rumların çoğunluk, Kıbrıs Türklerinin azınlık kabul edilmesi.
Paylaşımın buna göre olması.
Daha çok toprak verilmesi.
Kıbrıs Türkleri sürekli verici konumunda.
Herkes bir şeyler istiyor
Oysa Batı Trakya'da tam tersi gelişmeler hâkim.
Nedense konu; Batı Trakya olunca herkes susuyor.
Oradaki zulüm dile getirilmiyor.
Kıbrıs'ta iki taraf arasında anlaşma çok zor.
Nedeni de; anlaşmadaki; taraflar her konuda anlaşma yapmadan,
Hiçbir konuda anlaşamazlar, maddesi.
Rumlar, Maraş'ı almanın peşinde.
Amerikalılar, Maraş için adayı ziyaret ediyor.
Okullardan andımız kaldırılıyor.
Rumca zorunlu ders oluyor.
Türkiye bu gelişmelerden rahatsızlık duymuyor.
Tarih kitapları değiştiriliyor.
Kiliseler ve mabet yerleri tadil edilip,
İbadete açılıp, Hıristiyanlık propagandası yapılıyor.
Helenizm, Türk ırkçılığı propagandası ile yaygınlaşıyor
Türkiye bu gelişmeleri sadece izliyor.
Hiç tepki vermiyor.
Kıbrıs Türkleri bir uçurumum kenarında.
AB itiyor.
Amerika itiyor.
Türkiye, düşmesi istenen Kıbrıs Türklerine el vermiyor.
"Ver Kurtul" bir politika değil.
Politikasızlık.
Kıbrıs'ı vermek,
Yavrusunu, Rum'a boğdurmak.
Türkiye'nin intiharıdır.
Evet, gönül dostları, bu yazdıklarım, Yavru Vatan'ın DİŞİ DENKTAŞ'I,
Emete Gözügüzelli'nin,
Gözyaşlarını üzerine akıtarak yazdığı "KIBRIS" mektubunun özeti.
Adeta "İMDAT" diyor, Güneydoğumuz gibi,
Adamız da birilerine peşkeş çekiliyor.
