İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Tapelerden önce, tapelerden sonra

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Şu sosyal paylaşım sitelerine takıldım

Özellikle Twittere.

Şirketler ABD şirketi.

Kapitalist sistemde,

Para kazanmaya yönelik şirketler.

Ve arkalarında ABD kalkanı var.

Sadece bizde değil,

Dünyada hakları en çok korunan şirketlerin,

Başında ABD şirketleri gelir.

Başbakanın "vergi vermiyorlar" olayına,

Sonuna kadar katılıyorum.

Ancak bu konuda başbakanın endişesinin,

Vergi mi?

Tapeler mi?

Olduğu konusunda şüphelerim var.

Olayı, Milattan önce, Milattan sonra diye ikiye ayırabiliriz.

Yani tapelerden önce, tapelerden sonra.

AKP Hükümeti on küsur yıldır iktidarda.

Tek parti iktidarının getirdiği bütün avantajları kullanarak,

Ülkeyi idare ediyorlar.

Hesap vermeleri gereken,

Sayıştay'a rapor bile göndermeden,

İşi götürüyorlar.

Şimdi burada sorulması gereken soru şu?

"Tapelerden önce bu sosyal paylaşım siteleri,

Vergi veriyorlar mıydı?".

Tabii ki vermiyorlardı.

Verseler bile devede kulak türündeydi.

Peki, bunca yıldır vergi vermeyen bu siteleri,

Kapatmak tapelerden sonra mı?

Aklınıza geldi!

İkinci soru ise şöyle?

Siz Twitter'i kapatarak,

Youtube'u kapatarak,

Devleti mi?

Korumaya çalışıyorsunuz?

Yoksa kendinizi mi?

Vergi savı sadece topluma bir kapatma kulpu olarak gösterilen,

Kendini haklı gösterme çabası mı?

Yıllarca rahatsız olma,

Ne zaman ki,

Yolsuzluk iddiaları ortaya döküldü,

Ne zaman ki bakan çocukları,

Cezaevlerini boyladı,

Bir anda sosyal paylaşım siteleri tu kaka oldu.

Aynı cemaat olayında olduğu gibi.

Hizmet hareketi ile yıllardır kol kolasınız.

Okullarını büyükelçilik düzeyinde kuruyordunuz.

Türkçe olimpiyatlarının açılış törenlerinde kahramanlık söylemlerinde bulunuyordunuz,

Ölüleri mezardan çıkartıp oy kullandırıyordunuz.

Ergenekon'un avukatı oluyordunuz,

Savcı Öz'ün altına zırhlı Mersedes'inizi veriyordunuz.

Ne zamanki TAPELER ortaya döküldü,

Ne zamanki yolsuzluk iddiaları en yakınlarınıza kadar geldi.

Bir anda cemaat,

Aynı Youtube, Twitter, Face Book gibi,

Tu kaka oldu.

Şimdi başbakanımıza sormak istiyorum,

Bu anlattıklarımda bir yanlışlık,

Bir dengesizlik var mı?

Var!

İşinize geldiği zaman Twivitter, Youtube, Cemaat iyi,

Gelmediği zaman kötü.

Burada sorulması gereken soru Başbakanımıza ait;

"Nerede yanlış yaptım?" sorusu.

Hükümetin tavrının,

Tapelerden önce,

Tapelerden sonra çok farklı yönde seyrettiği.

Ve bütün kinin,

Cemaatin ortaya döktüğü yolsuzluk iddiaları ile ilgili olduğu.

Meselenin özü bu.

Ve Başbakanımızın kendine sorması gereken ikinci soru"

"Sosyal paylaşım sitelerinde en çok hakarete uğrayan Başbakan unvanını nasıl aldı?"

Sebebi belli.

Başbakanın tavırları, uygulamaları, demokrasi konusunda ki düşünceleri bir kısım insanlarca kabul görmüyor.

Bir kısım her şeye rağmen desteklerken,

Bir kısım ülke vatandaşı ise şahsında ölesiye nefret etmektedir.

Özetle hükümet bir yere bir AVM yapmaya kalksa,

İnsanlarımızın kafasında artık;

"Bu AVM'den hangi yandaşlar faydalanacak istifamı vardır".

Bir kanun çıkarsa,

Bu kanunun devleti korumak için mi?

AKP'yi korumak için mi? Çıkarıldığı konusunda şüpheler oluşmaktadır.

Öte yandan sosyal paylaşım sitelerindeki İĞRENÇ hakaretleri ben de okuyorum.

Sonuçta ülkemizin Başbakanı olan bir insana bu tür hakaretleri hiç HOŞ görmüyorum.

Ama olay bu insanları ağzı torba değil büzemesin.

Hakaretlerin önüne geçmenin yolu,

İnsanlara kendini anlatmaktır.

Yoksa sosyal paylaşım sitelerini kapatarak,

Ne yolsuzlukların üstü örtülür,

Ne de hakaretlerin önüne geçersiniz.

Elinizde kalan 8. sınıf bir ülke haline gelen bir Türkiye olur.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *