İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

YETİŞ OĞLUN ÖLÜYOR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 

Anne;

Soğuk terler döken,

İstemsiz titremeler ile sarsılan

Midesi bulanan çocuğun,

 Başında, ne yapacağını bilememenin acizliği ile ağlamaya başladı.

Oğlu, kendinden geçip sayıklamaya başlayınca bir umut kocasını aradı:

"Yetiş çocuk ölüyor"

Baba, işini bırakıp eve koştu.

Oğlunun durumu gerçekten de kötüydü.

Kaptığı gibi arabanın arka koltuğuna koydu.

Dörtlüleri yakarak hastaneye gitti.

Acil servis kalabalık olmasına rağmen,

 Doktorlar çocuğu perde ile ayrılan bölüme aldılar.

İlk kontrol ile koluna serum bağlayıp, iğne yaptılar.

Baba, heyecanla;

"Neyi var doktor?"  diye sordu.

Tam teşhis koyamayan doktorun cevabı;

 "Üşütmüş herhalde" oldu.

İki saat sonra çocuk kendine gelen çocuğun,

 Titremeleri geçmesine rağmen yüzü solgundu.

Eve dönüş yolunda,

Araba ile ilkokulun önünden geçerlerken;

-Baba, elma alalım, dedi.   

Evde ve hastanede iştahsız olan çocuğun,

 Elmaları eve gitmeyi beklemeden,

 Araba içinde büyük bir iştahla yemesi anne- babayı şaşırtsa da,

 Çocuğun iyileştiğini düşünerek sevindiler.

 

 

Anne, oğlunun çok sık hastalanması.

Her hastalandığında da,

 ilkokul önünde satılan elmalardan istemesine bir anlam veremese de…

Elmaları yediği anda titremelerinin durması,

 Mide bulantısın kesilmesi,  

iştahının yerine gelmesinin bir açıklaması olduğunu düşünerek, durumu kocasına anlattı.

Eşine hak veren adam, ilkokul önünde satılan elmalardan alıp,

 tahlil ettirdiğinde korkunç gerçekle yıkıldı.

Elmaların içine uyuşturucu enjekte edilmişti.

Çocuk, elma yemediği zaman krize giriyordu.

Baba, hemen karakola koştu.

Durumu anlattı.

Karakol, babayı İlçe Emniyet Müdürlüğüne yönlendirdi.

10 yaşındaki oğlunun başına gelenleri anlatan babayı dinleyen Emniyet Müdürü;

"Ne yazık ki haklısınız… Uyuşturucu ilkokullara kadar indi" dedi.

Ve de 60 bin nüfuslu Gaziantep'e bağlı sınır kasabası İslahiye'de,

 350'e yakın uyuşturucu bağımlısı çocuk olduğunu, ifade etti.

 

 

Türkiye, eskiden uyuşturucu trafiğinde köprü görevi görüyordu.

Asya ve Ortadoğu'dan gelen uyuşturucu,

 Türkiye üzerinde ABD ve Amerika'ya gidiyordu.

Ancak, 1980'li yıllarda Kürt uyuşturucu baronlarının öldürülmesi üzerine,

 Türkiye'ye giren uyuşturucu, AB'ye pazarlanamadı.

İç pazarda tüketilmeye başlandı.

Daha sonraki yıllarda,

 PKK kontrolündeki Kürt baronlarının yeniden işe dönmeleri ile trafik,

 Fazla müşterisi olmayan iç pazardan yurt dışına döndü.

Öyle bir döneme girildi ki,

 Asker ve polis pasifize edildiğinden uyuşturucu operasyonları yapılmadı,

Yapılamadı.

Yaptırılmadı.

Bir anlamda,  

PKK kontrolündeki uyuşturucuların yurt dışına çıkması için her türlü kolaylık sağlandı.

Fırsatı ganimet bilen terör örgütü,

 Uyuşturucuyu iç pazarda da satmaya başladı.

Her yolu deneyerek gençleri uyuşturucuya alıştırdılar.

Onlara, hap, esrar, eroin vererek Kandil'e götürdüler.

Militan yaptılar

Polis ve asker pasifize edilince PKK, ilkokulları, liseleri mesken tuttu.

Onları önce bağımlı, sonra da müşteri yaptılar.

 

 

Uyuşturucu, Afganistan'daki radikal dincilerin en büyük gelir kaynağı.

Aynı şey, terör örgütü PKK için de geçerli.

Örgüt, eskiden asker ve polis operasyonları nedeniyle ciddi sıkıntı yaşardı.

Şimdi ise, karışan görüşen olmadığı için çok rahatlar.

60 bin nüfuslu İslahiye'de 350 çocuk uyuşturucu bağımlısı ise,

15 milyon nüfuslu İstanbul'un durumun düşünmek bir korkunç

Ne yazık ki, güneş balçıkla sıvanmıyor.

Gençlerimiz; her gün PKK sayesinde…

Açılım…

Çözüm süreci…

Terör örgütüne verilen tavizler nedeniyle uyuşturucuya daha bağımlı hale geliyor.

 Örneğin, sanatçıların büyük bölümünün uyuşturucu kullanması bir tesadüf değil.

Sanatçılar, uyuşturucu satıcıları için en büyük reklam aracı.

Ve de büyük müşteri.

Hükümetin iş işten geçmeden okul önlerinde polisiye tedbir almaları gerekiyor.

Okullardan sorumlu emniyet timleri oluşturulmalı.

Elbette ki polisiye tedbirler yeterli değil.

Ailelerin de çocuklarına sahip çıkmaları gerekiyor.

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *