DÜNYA LİDERİNİN(!) TÜRKİYESİ
Ninemiz tahmini 80 kusur yaşlarında.
Vücudunda yarım asra dayanan,
Bin ömrün verdiği tahribatı görebilirsiniz.
Hafik bükülmüş bir bel,
Çökmüş omuzlar,
Ellerde dışarıya fırlamış damarlar.
Ve eşarbın altından özgürlük arayan,
Pamuklaşmış saçlar.
Ninenizin NURLU elleri,
Marketin rafının başı köşesinde duran "MALATYA KAYISISINA" uzandı.
Koca koca,
Altın sarısı kayısılar.
Belli ki cezp ediciydi.
Üç dört tanesini seçti.
Poşete doldurmaya başladı.
Bir ara gözleri fiyatına gitti.
Eğildi okuyamadı.
En yakınında olan bana döndü;
"Evladım fiyatını okuyabilir misin?
Ben seçemedim de".
"7 Lira" rakamını duyunca da,
Sessizce poşetindeki kayısıları gerisi geri,
Tezgâha boşalttı.
Giderken de söyleniyordu;
"'7 liraya kayısı mı? Olur!
Onun yerine bir kilo tavuk alırım, daha iyi.
Bu emekli maaşı ile herhalde ARTIK meyve bile yiyemeyeceğiz".
Adamın pejmürde toz toprak içindeki kıyafeti,
Bir inşaat işçisi olduğunun ipuçlarını veriyordu.
Orta halli bir marketin et reyonunun başında.
Ucuzluktan bir bütün tavuk kapmış.
Sanırım bir parça ette alarak eve,
Çocuklarına, ailesine bayram yaptırma amacında.
Belli ki maaşını yeni almış.
Gözleri et reyonunda geziniyor.
Pirzola 48 lira,
Dana kuşbaşı 30 lira.
Kuzu külbastı 45 lira,
Oğlak 29 lira.
fiyatlar ona göre değil.
İlerliyor.
Bu defa balık reyonun önünde duruyor.
Orası da İŞÇİ kardeşimin standartlarının çok üzerinde.
Kilosu 25 ile 100 lira arasında değişen balık fiyatları onu ürkütüyor.
İşçi kardeşimizin son olarak karısının kendine verdiği temel ihtiyaç malzemesi,
Listesini çıkararak "ET" sevdasından vazgeçip,
Diğer reyonlara yöneliyor.
Evet, gönül dostları,
Bu manzara dünya lideri başbakanımızın BEŞ KAT büyüdük dediği Türkiye"mizden.
Büyüdük de,
Ekmeklimiz, memurumuz, işçimiz hala aç.
Türkiye 5 kat büyüdü ama
Onların maaşları hala aynı.
Sonuç olarak birileri zengin olmuş.
Ama o zenginler arasında yukarıda saydığımız EMEKÇİ kardeşlerimizin,
Olmadığını NET olarak söyleyebiliriz.
Pek bu BEŞ KAT BÜYÜYEN ZENGİNLER KİM?
