İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

ECRİ MİSİL SOYĞUNU

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 

Aranızda "ECRİ MİSİLİN" ne anlama geldiğini,

Bilen var mı?

Sokaktan 100 kişiyi çevirseniz,

Emin olun 99 dokuzu bilmez.

Ecri misil, hazine arazilerinin,

Bilirkişinin belirleyeceği bir bedel karşılığında vatandaşa kiralanmasıdır.

Genelde turistik yerlerde karşımıza çıkar.

Bir turistik tesis,

Veya büyük bir tatil köyü,

Veya vatandaşlarının oluşturduğu bir sahil sitesi,

Yazlıkçılarına daha rahat ve huzurlu bir yaz geçirtmek için,

Belli aktivitelerde bulunur.

Deniz üzerine kurulan bir İSKELE,

Deniz üzerine oturtulan bir DUBA platformu,

Kumsalın belli bir yerinin işgal edilip,

Buraya konulan güneş koruyucu şemsiyeler,

Güneşlenme şezlongları bunlardan sadece bazılarıdır.

Bu aktiviteleri yapmak için önce hazineden izin almak,

Sonra da belirlenen kullanım bedelini götürüp maliyeye 

Ödemek gerekmektedir.

Bu bedellerde bayağı bir YEKÜN tutmaktadır.

Buraya kadar her şey güzel.

Çirkin olan bundan sonra ki bazı UYĞULAMALAR.

Mesela, bir site maliye-belediyeden kiraladığı bir hazine arazisi-kumsalına,

Parasını cebinden ödeyerek şezlong koydu, iskele koydu, duba koydu semsiye koydu… Vs.

Ve de kiraladığı yerin bedelini maliyeye NAKİT olarak ödedi.

Normale bu ortamı, parasını üyeleri ödediği için sadece kendilerinin kullanması gerekir.

Asla…

Kazın ayağı öyle değil.

Defterdarlık diyor ki;

"Bu oluşumun içindeki her aleti her yeri vatandaşta da kullanabilir"

Öp babanın elini.

Defterdarlık hem kullanım bedeli olarak MİLYARLARCA lira para alıyor.

Hem de senin parasını cebinden ödediğin,

Kiraladığın ortamı halkın kullanımına sunuyor.

Yani senin paranla gelin güvey oluyor.

Yani sen para verip bir sezlonğ-şemsiye alıyorsun,

Buna kumun üzerine koyup keyif yaparken,

Biri gelip kalk oraya ben oturacam diyebiliyor.

Veya parasını ödediğim yerin, şezlongun şemsiyenin kullanım hakkı,

Sokaktan geçen herhangi birinin olabiliyor.

Peki, bunları yerine getirmesen ne olur?

Basit, şikâyet durumunda hazine görevlileri gelip,

 Her şeyi KİRALADIĞIN yerden kaldırabilirler, tüm kullanım haklarını iptal edebiliyorlar.

VE en önemlisi ödediğin para da iade edilmiyor.

Özetle paranla aldığın bir eşya, parasını vererek kiraladığın bir kumsal parçası,

Maliyeye göre hem seninidir hem de halkın.

Peki, bu şartlarda bunu kiralamanın bir anlama var mı?

Yok tabii.

Bunun hak hukuk adaletle ilişkisi var mı? Bilmiyorum!

Olmadığı kesin.

Daha da ötesi sahilleri uydudan takip eden defterdarlık ekipleri,

İki- üç sandalyeli veya sezlonğlu, işgalli bir araziyi anında tespit ediyorlar,

Ve bir anda elinizde, geriye dönükte 5 yıl olmak üzere,

 İŞGALİYE, karşılığı bir milyarlarca liralık işgaliye harcı bulabilirsiniz.

Siz burayı bir yıldır işgal etseniz bile,

Defterdarlık;

Ben anlamam, geriye dönük 5 yıllık ödeyin "diyor.

Tabii siz de haksızlığı gidermek için kendinizi bir anda mahkeme kapısında bulabilirsiniz.

Şeytanın avukatlığını yaparsak,

Sahiller genelde AKP"ye oy vermiyor.

Bu Defterdarlık uygulaması buradaki bu tür vatandaşları cezalandırmaya dönük olmasın sakın!

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *