İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

ERDOĞAN'IN "GÜÇ" TUTKUSU

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 

Hiç unutmuyorum.

Tercüman Gazetesinde çalıştığım yıllardı.

Süleyman Demirel,

Gazetemizin patronu rahmetli Kemal Ilıcak"ı ziyarete gelmişti.

İkisi baba-oğul gibiydiler.

Zaten Kemal Ilıcak"ta Demirel"e "BABA" diye hitap ederdi.

Demirel o sıralar muhalefete düşmüştü.

Ziyaret makamda gerçekleşiyordu, ben de muhabbeti,

Fotoğraflıyordum.

Sohbet arasında Kemal Ilıcak, Demirel"e sordu;

"Muhalefet nasıl bir şey?"

Süleyman Demirel"in cevabı ilginçti;

"Muhalefet sudan çıkmış balığa döndüğün andır.

Etrafında kadim dostlarının dışında kimse kalmaz.

Telefonların çalmaz.

Kendini güçsüz hissedersin.

Çünkü elinde artık iktidar erki yoktur."

Sanırım bu güç ERKİNİN zaman içinde liderleri ne hale getirdiğini,

Güç elinden uçtuğunda, liderin bir HİÇ olduğunu,

Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan da gördü.

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra,

Kendini ve de partisini toparlayamayan bir ÖZAL.

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra yine partisin toparlayamayan,

Gücünü kaybedene bir Süleyman Demirel.

Bu örnekler Erdoğan"ın bu günkü "GÜCÜN" kendinde kalması.

Gelecekte de kendinde olması çalışmalarının bir göstergesidir.

BAŞKANLIK sistemi çalışmalarının,

Önerilerinin tümü,

Erdoğan"ın GÜCÜ elinde tutmasının sadece bir aracısı-ARAYIŞIDIR.

Yoksa TÜRKİYE"YE çok iyi giden bir demokratik yapı olmaktan uzaktır.

Bu sebeple Erdoğan güçlü bir BAŞBAKAN istememektedir.

Onun için ölçüt kesin kes BİAT eden,

Bir dediğini iki etmeyen birinin BAŞBAKAN olmasıdır.

Bu sebeple Dışişleri Bakanlığı dönemince hiçbir başarısı görünmeyen.

Uyguladığı politikalarla TÜRK Dış Politikasını adeta kaosa çeviren,

Davutoğlu seçilmiştir.

Özetle Davutoğlu emanetçidir.

Zamanı geldiğinde emaneti devredecektir.

Böylece Erdoğan"da emanetçi başbakan sayesinde,

Yargı, MİT, Polis, Asker, TBMM… Vs gibi olmazsa olmaz,

Güç odaklarını elinde tutmaya devam edecektir.

Erdoğan"ın bu güçleri elinde tutma zorunluluğu vardır.

Çünkü iktidarı kaybettiğinde neler olacağının o da farkındadır.

17 Aralık süreci bize göstermiştir ki,

Bir yerlerde bizim sadece bir kısmını hizmet hareketi sayesinde görebildiğimiz,

Bir getirim ateşi yanmaktadır.

Ve ateş olmayan yerden duman çıkmayacağına göre biz BİAT etmeyenler,

A kirli çarkları gördük.

Tüm Türkiye gördü.

AKP ekibi şimdilik yargıyı polisi basını TBMM kullanarak bu çarkların,

Önüne geçmiş olabilir

Ancak sistemde hiçbir şey kaybolmaz.

Dosyalar ifadeler yolsuzluk iddiaları oradadır.

Ve zamanı gelindiğinde iktidara biat etmeyen CUMHURİYET savcılarınca,

Eminim bu çark kırılacaktır.

Özetle koruma kalkanı da emanetçiler de olsa korkunun ecele asla faydası olmayacaktır.

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *