ZEYDİLİK...
Hz. Ali'nin çocuklarından Hz. Hüseyin'in torunu;
Zeyd'e mensup olanlara verilen ad. 1740, senelerinde Emevi yönetimine karşı savaşırken şehit olan Zeyd b. Ali b. el-Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib'in ve oğlu Yahya'nın, zamanlarının imamı olduğunu kabul edenler; Zeydiye adı altında anılırlar.
Kufeliler devrinin büyük alimi ve fakihi olan Zeyd'e başvurarak, bey'at etmek istediklerini belirtmişler, o da kendilerinden bey'at almış ve Emevilerle mücadele etmeye karar vermişti.
Fakat, devlet kuvvetleriyle karşılaşıldığı sırada Zeyd'in taraftarları kendisine başvurarak Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer hakkındaki fikrini sormuş o da hayırdan başka bir şey söyleyemeyeceğini ifade etmişti.
Bunun üzerine onbeşbinden fazla taraftarı kendisini terketmiş, Zeyd, kendisine sadık ikiyüz kadar kişi ile savaşmış ve sonunda öldürülmüştür.
Zeyd'in oğlu Yahya da bir müddet mücadele ettikten sonra Cüzcan'da yakalanarak 743'de öldürüldü.
İşte bu hadiselerde Zeyd ve oğlu Yahya'nın tarafını tutanlara, onların düşüncelerini paylaşanlara daha sonra Zeydiye denmiştir. (el-Bağdadi, Mezhepler Arasındaki Farklar).
Zeyd, ünlü Mu'tezili Vasıl b. Ata el-Gazzal'dan ders almış, büyük babası Ali b. Ebi Talib'in Cemel ve Şam ehli ile yaptığı savaşlarda haklı olup olmadığının bilinmeyeceğini,
iki taraftan birinin haklı olduğu şeklindeki görüşü benimsemiştir (İslam ve Yahudi Mezhepleri).
Zeydiye genelde üç kola ayrılır:
Bunlar;
a) Carudiye,
b) Süleymaniye veya Ceririye,
c) Ebteriye ve Butriye yahut Salihiye.
Zeydiye'nin ana görüşleri şöyle özetlenebilir:
''Bütün diğer şia zümreleri gibi Zeydiye'nin esas görüşü de imamet konusunda toplanır. Onlara göre Hz. Fatıma'nın soyundan olmaktan başka zahit, alim, cesur, cömert olmak üzere imamet davasında bulunmaktan ibaret olan beş şart kendisinde bulunan kimse imam olmaya layıktır.
Ve buna itaat edilmelidir. Hilafet diğer şia grupların ileri sürdüğü gibi nassa dayanmaz.
Hz. Peygamberden sonra en faziletli kişi Hz.Ali'dir. Peygamber sadece onun hilafetini tayin etmiştir.
Ancak bu isim olarak değil vasıf olarak yapılmıştır.
Yani; Hz. Ali hakkında Hz. Peygamber onun kemali, fazileti vs. hakkında çok şeyler söylemiştir. Bunlar onun hilafete tayini için yeter sebeptir. Ancak, ashabı kiram bunları dikkate almamış ve başkasına bey'at etmekle hata etmiştir.
Bununla birlikte ashaba sebbedilmemelidir.
Hz. Ali halife olduktan sonra giriştiği mücadelede, yaptığı savaşlarda ve hakem olayında haklı olup, muhalifleri haksızdır.
Mürtekib-i kebire ''büyük günah işleyen''nin arkasında namaz kılmak caiz değildir.
Bu kimse tevbe etmeden ölürse ebedi olarak cehennemde kalır.
Zeydiye, usulu'd-dinde Mutezileyi takib eder. Furuda ise, kendilerine ait bir görüş ve ictihatları yoktur.''
(İslam'da İtikadi Mezhepler ve Akaid Esasları).
Zeydiye mezhebi; zamanımızda Yemen'de yaygındır.
Bir çok alimi, yazılmış kitapları ve tedvin edilmiş fıkıhları vardır. Yemen'de Zeydiye'nin resmi mezhebi; Butriye, çölde ise Carudiye'dir (İslam Mezhepleri Tarihi).
Ayrıca Zeydilerden, Hasan b. Zeyd'den sonra 1126 tarihlerine kadar Hazar denizi civarında çeşitli aralıklarla, bazan birbirlerine muhalefet ederek yirmi kadar imam ve dai çıkmıştır.
