"GEZİCİLER" ELLER YUKARI!
Fatma Bacımız ekmeğini,
Bir bankada çay-tost dağıtımı yaparak çıkarıyor.
Özetle ekmeğini taştan çıkaranlardan.
Eşi de serbest muhasebeci.
Ailenin gözbebeği ise GÜLBEYAZ.
Cici kızları.
Bir de yakışıklı oğulları var.
Aile fertleri,
Okul, dersane iş dörtgeninden gündüz bir araya gelemediklerinden,
Genelde akşamları hasret gideriyorlar.
Bir de hayaller vardı,
Hep beraber sahilde şöyle bir piknik yapmak,
Mangalı yakmak,
Tavuğun, etin cızırtısını kokusunu hissedip,
Mutlu olmak.
Ancak birleşmeleri mümkün değil.
Haftanın yedi günü herkesin bir meşgalesi var,
Aile olarak oturuyorlar,
Bir karar veriyorlar;
"Biz bu pikniği "GECE" yapalım" diyorlar.
Tası, çanağı,
Mangalı eti domatesi ekmeği,
Çantalarına doldurup,
Sahil yolundaki yeşil alana gidiyorlar.
Gecenin saat 22.00"si
Ortam sessiz, belediye ışıkları ortalığı aydınlatıyor.
Denizden güzel bir meltem esiyor,
Yakamoz bir de dalga sesi, her şey güzel.
Yakıyorlar mangalı.
Etler hazırlanırken,
Edip Akbayram"dan;
"GESİ BAĞLARINDA DOLAŞIYORUM",
Türküsünü de hep bir ağızdan söylemeye başlıyorlar.
Keşke söylemez olsalardı.
AKP"li belediyeciler hemen harekete geçiyorlar.
Beş dakika sonra parkın bütün fıskiyeleri bir anda açılıyor.
Ortalık cıvık bir hale geliyor, aile sırıl sıklam oluyor.
Mangal etler berbat halde.
Sudan çıkmış balığa dönüyorlar.
Ardından üç dakika sonra da etraflarını polis sarıyor;
"Vay siz GEZİCİSİNİZ. Hangi örgüttensiniz?
Burada eylem mi? Yapıyorsunuz?
Yürüyün karakola"
Aile derdini anlatmaya çalışıyor.
Ama nafile ne polis ne belediyeciler.
Nuh diyor peygamber demiyor.
Allahtan polislerden biri ailenin babasını tanıyor;
"A bu bizim muhasebeci Muzaffer Ağabey" diyor.
Ve aile rahat bir nefes alıyor.
Evet, dostlar yönetenlerimiz PKK"nın her türlü bayrağına,
Atatürk büstlerinin yakılmasına yıkılmasına,
Öcalan"ın resminin ortalıkta dolaşmasına rıza gösteriyor,
Ama "GESİ BAĞLARINI" söyleyen garip bir TÜRK ailesine,
GEZİCİ diye tahammül bile edemiyor.
Geldiğimiz nokta bu.
Vatana millete ve de AKP ye oy verenlere hayırlı uğurlu olsun.
