DEMOKRASİYİ KİM TEMSİL EDİYOR?
Demokrasiyi kim temsil ediyor.
Kızılderilileri yok eden.
Aklına estiği her ülkeye savaş açan.
Kendi çıkarları için gözünü kırpmadan on binlerce masumu öldüren.
Ülkelerde iktidar değiştiren.
Karşılıksız para basan.
Ülkesinde idam cezalarını devam ettiren;
Amerika.
Ve de işbirlikçisi;
Kanlarına işleyen sömürgelicilikten hala vazgeçmeyen.
AB.
Bunların yaşam tarzı; büyüklerimizin dediği gibi;
"Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı"türünde.
Amerika'yı bir kenara bırakalım.
AB'yi oluşturan ülkeler; tek tek ele alındığında demokrasi ve insan haklarının nasıl bir YALAN olduğu ortaya çıkar.
Komşudan örnek verelim:
Yunanistan.
Batı Trakya'da iki yüz elli binden fazla Türk yaşıyor.
Türk Okulu yasak.
Türkçe tabelalar yasak.
İmam ataması yasak.
Neredeyse Türk'e nefes almak dahi yasak.
Sadece Türklere mi?
Makedonlara
Arnavutlara.
Bulgarlara…
Çingenelere de baskı ve yasak var.
Yunanistan, Türkiye'de Yunan-Rum azınlığına baskı yapılıyor diye dünyayı ayağa kaldırıyor.
Her türlü YAYĞARAYI yapıyor.
AB ve Amerika'da ona destek veriyor.
Nedense, kimse Balkan Yarımadası'ndaki barış ve huzuru bozan Yunanistan'ın;
"Megali idea" (büyük ülkü) politikasını ve ülkesindeki azınlıkları Helenleştirmeye veya ülkeden göç ettirmeye zorlamasını,
Komşularından toprak talep etmesini "görmezden geliyor.
Yunan idarecileri; Türk azınlığın varlığını sürekli inkâr ediyor.
Türklerden, "Müslüman Yunanlılar, Müslüman Helenler veya Müslüman Azınlık" olarak bahsediyor.
Yunanistan; Avrupa birliğinin en ırkçı ülkelerinden.
Türk azınlık dışında diğer tüm azınlıklara baskı ve asimilasyon var.
Çamlık Müslümanları adlandırılan Arnavutlar var.
Yunanistan kendi topraklarında Arnavut kökenlilerin bulunduğunu inkâr ettiği gibi, Arnavutluk'ta yaşayan 100 binden fazla Çamerya Arnavut'unun topraklarına dönmesine izin bile vermiyor.
Yunanistan'daki mal varlıklarını ve vatandaşlıklarını iade etmiyor.
Arnavutlar dışında diğer bir azınlık grubu da Ulahlar.
Yunanlılar,
Tuna'nın güneyinde, özellikle Yunanistan'da yoğunlukla yaşayan,
Sayılarının 300-600 bin olduğu ifade edilen Ulahların da,
Ayrı etnik kimliğe sahip olduğunu inkâr ediyor.
Azınlıklar konusunda Türkiye'ye her türlü baskıyı yapan Amerika ve AB,
Yunanistan'ın, Makedonya ismini ve bayrağını tanımamasını,
"Makedon" sözcüğünü Kuzey Yunanistan'da yaşayan bütün Yunan vatandaşlarını tanımlayan coğrafi bir tabir olarak görmesini,
Ve Yunanistan ile Makedonya arasında hala devam eden sorunu sadece izlemekle yetiniyor.
Yunan yönetimi; 80 yıldan beri Yunanistan'ın hâkimiyetinde bulunan,
Yaklaşık 500 bin kişinin yaşadığı, etnik açıdan Yunanistan'ın başını ağartan ve bağımsızlık ateşinin ruhunun yükseldiği,
Girit Adasında yaşayanlara diğer azınlıklara,
Olduğu gibi ikinci sınıf insan muamelesi yapıyor.
Aynı şeyler; çakma AB'li Kuzey Kıbrıs Rum Cumhuriyeti için de geçerli.
Belçika'da.
İtalya'da.
Hollanda'da.
İngiltere'de.
Portekiz'de… Ve diğer ülkelerdeki azınlıklar konusunda ses çıkarmayanlar,
Konu; Türkiye olunca hep bir ağızdan bağırmaya başlıyorlar.
Türk Ocakları tarafından paylaşılan şu verilere bir bakalım;
-Hakkâri'de 100 yıl önce Kürt yoktu.
- Diyarbakır'da bu oran yüzde 15 ti.
- Şimdi yayılıp, yerleştikleri yerleri, Kürdistan olarak, kendi ülkeleri olarak benimsiyorlar.
-Tunceli'nin adını Dersim olarak değiştirilmek isteniyor.
-Dersim, Süryanice bir isim.
Aynı şekilde, Diyarbakır'ın adı AMED yapılmak isteniyor.
Amed, Asurî'cedir.
TÜRKÇÜ Akademisyenler;
Son günlerde, kanıyla canıyla kurduğu öz vatanında Türklere yapılanların,
Yunanistan'da azınlıklara uygulanan politikadan farklı ne tarafı vardır ki!
Ülkemizde Türk'e karşı oynanan oyunları,
TC'nin kaldırılmasını,
Anayasadan Türk'ü anlatan maddelerin çıkarılması,
Açılım süreci ile bölünme sürecinin hızlanması, aynı çıkmaz yol değil mi? .
Konu ile fikirlerini sorduğumuzu;
Kadıköy Türk Ocakları Başkanı, Prof.Dr. Acar Sevim;
Türklüğü ayaklar altına almanın o kadar kolay olmadığını,
Mücadelelerini sürdüreceklerini,
Türk insanını aydınlatmaya her platformda devam edeceklerini söylüyor.
Evet, gönül dostları,
Türkiye Cumhuriyetini kuran irade milliyetçi TÜRK iradesidir.
Ne yazık ki bu günlerde bu irade gerek batı,
Gerekse ümmetçi yönetenlerimizce örselendi.
Türkiye adeta bir ihanet sarmalına içine sokuldu.
Bütün değerler başkalaştırıldı.
TÜRK, TÜRK"ÜN bile hakkını koruyamayacak hale getirildi.
Sanırım bunun için,
Son TÜRK yurdunu korumak için,
İkinci bir KURTULUŞ SAVAŞINA ihtiyaç duyulacak.
O da pek uzakta görünmüyor, sanırım.
NE MUTLU TÜRK"ÜM DİYENE.
