SATRATEJİK DÜŞMAN
Şöyle bir gözlerinizi kapayın.
Yıllar içinde Türkiye-ABD ilişkilerini gözlerinizin önünden geçirin.
Bana, Türkiye Cumhuriyetinin lehine, Ülkemizin Ali Menfaatlerine uygun, bir tek hareket gösterin.
Yeni gelen ABD büyükelçinin, verdiği ilk demece bakın; "Türkiye stratejik ortağımızdır".
Hadi oradan!
Bence tam tersi, ABD Türkiye Cumhuriyetinin, Stratejik düşmanıdır.
Hayat işaretleri okuma sanatıysa, işaretler ABD'nin, Türkiye'nin stratejik düşmanı olduğun göstermektedir.
Lozan"da Güneydoğu sınırlarımızı kabul etmeyen tek, Ülkenin ABD olduğunu hatırlarsak, söylediklerimiz daha bir anlam kazanır.
İşin gerçeği, ABD'nin bölgede bir tek stratejik ortağı vardır.
İsrail.
Ve de stratejik olarak kullandığı dostları vardır.
Türkiye, Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan.
Bu ülkeler bir şekilde, bölgede ABD çıkarlarına hizmet için vardırlar.
Bu gruba şimdi bölgede ki Kürtler de eklendi.
Bir farkla onlar bana göre ABD'nin stratejik dostu olabilirler.
Çünkü kuracakları devlet, ileriki yıllarda ABD'nin stratejik payandası olacak.
Ayrıca İsrail'in bölgedeki tek dostu kankası görevini üstlenecek.
ABD çıkarlarına ters düşenler bir şekilde cezalandırılırlar.
Ya ülkeleri ARAP Baharına takılır, yanar kül olurlar, ya da işgale uğrarlar.
Veya CIA'nin karanlık çalışmaları sonucunda, Mısır gibi askeri operasyonlara tabi tutulurlar.
ABD gözünde insan hakları diye bir şey yoktur.
Zaten insana saygı gösterseler, Müslüman ülkelerde, Afganistan gibi, Irak gibi, milyonlarca insanın ölümüne, bir o kadarının sakat kalmasına müsaade etmezlerdi.
Şimdi şu stratejik ortak-düşman muhabbetine dönelim.
Nasıl bir stratejik ortaksa!
Peşmergenin dolduruşuna gelerek, bilerek isteyerek, Irak'ta kanunlar çerçevesinde görev yapan Türk askerini ellerini arkadan kelepçeleyerek, kafasına çuval geçirerek gözaltına alıyor.
Gözdağı verircesine.
Biz Cudi Dağına, ABD uçaklarının attığı silah mühimmatı unutmadık.
Bu koliler, sıkışmış olan PKK militanlarına atılmıştı.
Onların can simidi olmuştu.
Zaman zaman bu mühimmatları atan helikopterler, ne hazindir ki İncirlik Havaalanından kalkmıştı.
Rahmetli Doğan Güreş Paşanın bu konuda söylediler hala hafızalarımızda.
Türkiye Cumhuriyeti yıllardır kanlı bir terör örgütü ile mücadele ediyor.
ABD Irak'ta yıllarca kaldı.
Kandil ABD denetim bölgesindeydi.
ABD isteseydi o dağda bir militan kalır mıydı?
Bir günde oraları dümdüz ederlerdi.
Ama dokunmadılar.
Üstüne üstlük beslediler, silah verdiler, arkasında durdular.
Hatta operasyona giden Türk silahlı Kuvvetlerini tehditle bölgeden çektirdiler.
Bizzat başkanın talimatı ile.
Bakın şu son olaylara, ABD, PYD'nin, PKK'nın uzantısı olduğunu bilmiyor mu?
PKK ile birlikte dört parçadanali öncü oluşan, Büyük Kürdistan'ı kurmaya çalıştıklarından haberi yok mu?
Var tabii.
Peki, ABD şu anda bölgede ne yapıyor?
PKK'nın uzantısı PYD militanlarına silah ve teçhizat veriyor.
Sözde stratejik ortağının, Türkiye'nin bütün itirazlarına rağmen.
Bölgedeki koalisyon denen güçlerin operasyonlarına bakın.
Yüzde doksanı bölgede ki KÜRT ayrılıkçıları koruma üzerine.
Necef, Kerbela çöllerinde ölüm kalım mücadelesi veren Türkmenleri, Arap insanları pek gören yok.
Varsa yoksa ABD ve batının kurmaya çalıştığı Kürt Devletinin korunması.
ABD'nin bu ihanet zincirini zamanında bazı komutanlarımız görmüştü.
O yüzden NATO'dan ayrılıp Şanghay beşlisine katılmamızı önermişlerdi.
Onların da başına çuval geçti.
Bir şekilde asılsız belgelerle Ergenekon terör örgütü safsatası içinde kendilerini buldular.
Ve pasifize edildiler.
Öze gelirsek artık şu Stratejik ortak muhabbetini bırakmamız lazım.
ABD bizim St-ra-te-jik düşmanımızdır, bunu artık hiç ama hiç göz ardı etmememiz lazım..
