ÇOK GEÇ OLMADAN
Bu işin, artık tadı tuzu kaçtı.
Atatürk'ün bize emanet ettiği.
Son vatan toprağı büyük tehlike altındadır.
Zayıfladığımızı gören veya stratejik Türkiye'yi bölme planlarını uygulayan,
ABD bile artık kendini ele vermiş, saf değiştirmiştir.
Bunu Cumhurbaşkanı "ÜST AKIL KENDİ PLANLARINI" uyguluyor diyerek net olarak ortaya koymuştur.
PKK-Öcalan-Kandil-HDP tek irade haline gelmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün NUTUK'ta uyardığı;
"Gaflet, delalet ihanet" sürecine girilmiş gibidir.
Vatan toprağının bir kısmı elden gitti, gidiyor.
PKK-KCK mensupları Diyarbakır'da,
Bölgenin diğer illerinde,
Kapı kapı dolaşıp silah dağıtmaktadır.
Örgütün elinde tanksavar silahları, roketatarlar uçaksavarlar doçkalar vardır.
PKK paralelindeki siyasetçiler devleti açıkça SAVAŞLA tehdit etmektedirler.
Artık silah tedariki için arkalarında ABD-BATI ve de Peşmerge de vardır.
Hükümetimiz şaşkın afallamış ve de en önemlisi,
İnisiyatifi kaybetmiş bir görüntü sergilemektedir.
Bu açılım,
Seçimlere, oya göre yapılan Güneydoğu hamleleri bizi çok zora sokmuştur.
Acil eylem planlarına ihtiyaç vardır.
Bu iş öyle paketlerle,
Kolilerle halledilecek safhayı çoktan geçmiştir.
Bölgenin çok acil olarak dizayn edilmesi,
Devlet otoritesinin sağlanması gerekmektedir.
Bunun da tek yolu SIKIYÖNETİMDİR veya OHAL'dir.
Kamu düzenini, devlet otoritesini başka türlü korumanız şu anda zor görünmemektedir.
Çünkü bir kalkışma başladığında, bu tür hamlelerin bile önemi kalmayacaktır.
Polise askere gerekli her türlü yetki verilmeli,
Molotof atanlara, sivil insanları canlı canlı yakanlara,
Devlet malına zarar verenlere,
Maske ile ortalığı yakıp yıkanlara,
Haklı isyana teşvik eden KCK mensuplarına,
Yerel işbirlikçilere çok ağır cezalara getirilmelidir.
Gerekirse İDAM tekrar Türkiye'nin gündemine gelmelidir.
Devlet teröristle anladığı dilden konuşmalıdır.
Yönetenlerimizin belki iyi niyetle,
Kanı durdurmak için başlattıkları bir proje,
Bize, devletimizin bölünme riski olarak geri gelmiştir.
Terörün ana kaynağı,
Ana finansörü,
PKK-HDP ikilisinin elindeki belediyelerdir.
Bu belediyelerin başkanları görevden alınmalı,
Yerlerine terörle mücadeleyi bilen,
Asker polis emeklisi subay emniyet müdürleri atanmalı,
Ve ya aklı başında vatanını seven sivil vatan evlatları,
Belediyelerin başına konmalıdır.
Bu sayede buralara yuvalanan PKK-KCK'lılar tespit edilmeli,
Tamamı tutuklanmalı veya görevden el çektirilmelidir.
PKK'nın yerel yönetimlerden beslenmesi mutlaka engellenmelidir.
Çünkü
Belediye gelirlerinin büyük bölümünün,
PKK'nın silah, iaşe, beslenme giyim kuşamında kullanıldığı iddiaları vardır.
Dostlar bu işin tadı tuzu kaçtı artık.
Güneydoğuyu bırakın,
TERÖR artık ülkemizin her yerini tehdit eder hale gelmiştir.
Bir parti siyaset yapacağına,
Açık aleni olarak ülkemizin bölünme sürecini yürütmektedir.
Örgütlendiği her yerde,
Vatandaşları isyana teşvik etmekte,
İnsanları devlete karşı sokağa dökmeye,
Devlet otoritesini bitirmeye çalışmaktadır.
Dünya literatüründü bunun,
Vatana ihanetin,
Bölücülüğün,
İnsanlara isyana teşvik etmenin cezası bellidir.
Bu parti acil olarak kapatılmalı mal varlıklarına el konulmalı,
Bir daha etnik kökene, bölücülük geleneğine göre siyaset yapan partiler,
Siyaseti sahnesine çıkamamalıdır.
Hükümetin bu tür acil eylem planlarını,
Artık gündeme taşıması gerekmektedir.
Süreç bizi,
Şimdilerde çok eleştirdiğimiz,
Halkını katlediliyor diye yerden yere vurduğumuz,
ESAT'IN durumuna düşürebilir.
İsyana kalkan bir topluluğa elinizde KARANFİL ile gidemezsiniz.
Doğal olarak topla tüfekle gideceksiniz.
Bu da kendi halkımızı katlettiğimiz algısını batı da uyandırır.
Ve de bizi çok seven(!) batılıların yapacağı ilk hamle,
Buralara BM askerlerinin gönderip,
PKK'yı veya kafalarında ki Kürdistan'ı koruma altına almak olacaktır.
Acı olan İRAN'IN arkasında Çin ve RUSYA var BM'de duvar oluşturuyorlar.
Bizim arkamızda kimse olmayacaktır.
Öte yandan yönetenlerimiz,
Büyük Atatürk'ün yurtta sulh cihanda sulh ilkesini de bitirdiler.
Gelinen nokta yurtta savaş cihanda savaş konumundadır.
Özetle dostlar devlet yönetmek,
Topraklarını korumak ciddi bir iştir.
Ve geldiğimiz noktada devleti yönetme konusunda bazı zafiyetlerimizi ortaya çıkmıştır.
Çok acil ama çok acil devleti koruma eylem planına ihtiyacımız vardır.
Bu bizim son şansımız olabilir.
Çok geç olmadan.
