SIRADA NE VAR?
Öcalan ne zaman serbest kalacak?
Terörle mücadele zordur.
Önce inanmak gerekir.
İnancı olmayanlar,
Ellerinde en güçlü silahlar olsa da mücadele edemezler.
Doğan Güreş paşa döneminde terör sıfır noktasına inmişti.
Çünkü asker-polis-korucu teröristlere aman vermemişti.
Asker karakollarda sabahlamıyor.
Timler halinde gece gündüz dağlarda geziyor,
Teröriste soluk aldırmıyordu.
En önemlisi arkalarında kararlı bir SİYASİ İRADE vardı.
Bugün ise her şey çok farklı.
Asker karakoldan çıkamıyor.
Teröristler bırakın dağları,
Şehirlerde ellerini kollarını sallayarak geziyorlar.
Neden?
Terörle mücadelede zafiyet yaşandığı için.
Askerimiz-polisimiz ise artık alışveriş için şehirlere bile inemiyor.
Hafta arasında,
Hayatı terörle geçen;
Şırnak Bölgesinde yaptığı mücadele ile adı EFSANELER arasına giren,
Kadim dost bir PAŞAMIZ ile beraberdim.
Emekli olduktan sonra İstanbul'a yerleşmiş.
Oturduğu semtte komşularının sevgilisi olmuş.
Terörle geçen günlerin yorgunluğunu;
Evinde dinlenerek, televizyon seyrederek,
Yazın evinin bahçesine sebze meyve ekerek geçiriyor.
Arada da bölgedeki kaynaklarında bilgiler alıyor.
Ve aldığı bu bilgiler bu günlerde hakikaten içini karartıyor.
Terörün tırmandığı noktadan rahatsız;
-Teröriste elini verirsen, kolunu kaybedersin, diyor.
Sözleri biraz da sitem doluydu;
-Şimdiye kadar verilen mücadele, dökülen kan, 50 bin şehit, verilmemesi gerekenleri vermemek içindi.
Ne oldu da mücadelenin şekli değişti.
Yandaş kalemler, ABD ve AB'nin güdümünde yazıyor.
Satılmış kalemler, sürekli özerkliği sözde KÜRT Devletini işliyor.
Artık televizyonlarda ÖNDER APO sözlerinin rahatça telaffuz edilmesi,
KÜRDİSTAN sözünün fütursuzca telaffuz edilmesi,
Şehitlerimizin kemiklerini sızlatıyor.
Ana dilde eğitimin önünün açıldığı görülüyor,
Sadece bu hak dahi, özerkliğin başlangıcıdır.
PKK şehirlere hâkim oldu,
Hakkâri'ye VALİ atadıklarına dair,
Bilgiler geliyor.
Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir imtiyaz yoktur.
Yarın, Rum, Ermeni, Boşnak, Arnavut…
-Biz de ana dilimizde eğitim hakkı istiyoruz derlerse ne olacak?
Özerkliğe geçişin ikinci adımı;
Belediyelere tanınan geniş yetkiler.
Sonra;
Bağımsız Kürdistan.
Oysa İstanbul, İzmir, Ankara'da Güney Doğudan daha fazla Kürt var.
Üç kişiden biri Kürt'le evli.
Yani; bağımsızlık feryatları ABD ve AB hoparlörü ile bir avuç teröristten geliyor.
Satılmış kalemler de özerklik söylemini gündemde taşıyor.
Başbakan, açılım dedi.
Açıldık.
Saçıldık.
Gizli saklı bir şeyimiz kalmadı.
Savaş planlarımız bile deşifre edildi.
Suikast iddiası ile
TSK'nin kozmik odasına girildi. Ne hikmetse o SUİKASTÇİ(!)hala yakalanamadı.
(Bu iş seçim günü bakanın trafoya soktuğu kediye biraz benziyor)
Generallerin neredeyse yarısı cezaevinde süründürüldü.
Hava kuvvetlerinde uçakları uçuracak pilot kalmadı.
Kısaca, TSK bölünüp parçalandı.
Etkisiz hale getirildi.
Morali çöktü.
Bilinçli uygulanan bu etkisizleştirme sonrasında terörle mücadele rafa kalktı,
Terörle pazarlık-müzakere başladı.
İmralı Palas'ın konuğu bebek katili ne isterse hemen veriliyor.
Emekli Paşamız gelecek konusunda kaygılı.
Pazarlığın hangi noktalara varacağını iyi biliyor.
Morali çökük bir ordu ile mücadele verilemeyeceğini düşünüyor.
Dış güçlerin isteği ile TSK yanında milis kuvvetlerinin de çökertildiğini,
Korucuların tamamen pasifize edildiğini,
Bir kısmının da PKK'ya biat ettiğini dile getiriyor.
Türkiye'nin hızlı bir bölünme sürecine hazırladığına dikkat çekiyor.
Cezaevlerindeki KCK'lılar serbest bırakıldı.
Sırada Mehmetçik şehit eden azılı katil PKK"lılar var,
Neden; onlar cici terörist(!)
Onlar; ülkeyi parçalamayı düşünmüyor(!)
Onlar örgüt değil!
PKK ile mücadele eden komutanlar ise öcü.
Onların bir kısmı hala cezaevinde çile doldurmaya devam edecekler.
Daha sonra serbest kalma sırası;
Terörist başı,
50 bin insanın katili,
Öcalan'a gelecek.
Çünkü Amerika öyle istiyor.
Bizimkiler de "EMRİN OLUR" diyor.
Ayni, Ayn-Ül Arap'ta olduğu gibi.
PKK teröristlerine lojistik destek, teröristlerin yaralılarının tedavisi,
Ve silahlarının bir kısmı Türkiye Cumhuriyetinden.
Niçin?
Çünkü ABD öyle istiyor.
Bu isteğe karşı çıkacak bir güç var mı?
Düne kadar vardı.
Şimdi artık yok, çünkü karşı çıkan cezaevlerini boyladı.
Birileri Başbakan'a doğruları anlatmalı.
Gerçekleri göstermeli.
Yarın neler olabileceğini düşünmesini sağlamalı.
