İstanbul
Kapalı
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Havle binti Hakim (r.a)...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Havle binti Hakim, Rasulullah efendimize ilk inanan hanım sahabilerden...

Hz.Hatice annemizin vefatından sonra Efendimizin tekrar evliliği konusunda dünürcülük yapan bir bahtiyar hatun...

Dini konuları öğrenme hususunda çekinmeden, mahrem konuları dahi Efendimize rahatlıkla soran, bilgilenmek için gayret eden bir ilim aşıklısı hanım...

Medine'de ilk vefat eden muhacir Osman İbn. Maz'un (r.a)'ın ailesi...Ümmü Şerik künyesiyle de tanınır...

O, Mekke'de doğdu. Babası Hakim İbni Ümeyye, annesi Daife binti As İbn. Ümeyye'dir. 

İslam'la şereflenişi kocası vasıtasıyla gerçekleşti.

Osman İbn. Maz'un, Cahiliye döneminde bile içki içmeyen akıllı bir gençti. 

Arkadaşlarına, ben aklımı gideren, benden daha düşük kimseleri benimle alay ettiren içkiyi içmem derdi. Temiz yaratılışlı, dürüst bir insandı. 

Birgün eve mutlu bir şekilde, güleryüzle neşeli olarak geldi. 

Hanımı Havle binti Hakim ona;

''Ne var ne yok Ebu Saib?'' dedi. 

O da:

''İyilik, güzellik var Ümmü Şerik! Muhammed'e tabi oldum. Yeni dine girdim. 

İslam'la şereflenen ilk onüç kişiden biri oldum. 

Geceleyin kardeşim Kudame'yi de götüreceğim.'' dedi.

Hanımı Havle de hiç tereddüt göstermeden ben de Ebu Saib! dedi.

Osman İbn. Maz'un gülerek; ''Sen de Kudame'nin hanımı Safiyye binti Hattab ile...'' dedi. 

Hep birlikte toplanıp Rasulullah Efendimize geldiler. Huzurda Kur'an'dan ayetler dinlediler. Yeni din İslam hakkında bilgiler edindiler. 

Kelime-i şehadet getirerek İslam'la şereflendiler.

Havle, evinde huzur ve saadeti, gönlünde büyük bir mutluluğu yakalamıştı. Kocasıyla birlikte ibadet ediyor, sevgi ve saygı içinde neşe dolu hayatlarını devam ettiriyorlardı. 

Müslüman ailelerdeki yardımlaşmayı, kaynaşmayı gördükçe ve bu tür yuvaların sayısı arttıkça müşrikler bu durumu hazmedemiyordu. 

Yeni din İslam Mekke'de yayıldıkça müşrikler ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Tehditler, ambargolar, eza ve cefalar hatta işkenceler yapmağa başladılar. Bu arada müslümanlara hicret izni verildi. 

İlk kafilenin reisi olan Osman İbn. Maz'un, on erkek, dört kadın ile birlikte Habeşistan'a hicret etti. 

Orada huzurla ibadetlerini yapıyor ve sükunet içerisinde yaşıyorlardı. Kureşlilerin müslüman olduğuna dair bir haber üzerine üç ay kadar sonra tekrar Mekke'ye döndüler. 

Havle binti Hakim, takva sahibi, saliha bir hanımdı. Çok ibadet eder ve çok oruç tutardı. Zahid ve abid bir hayatı vardı. İki Cihan Güneşi Efendimizin hizmetinde bulunmayı kendisine şeref bilirdi. 

Hz. Hatice annemizin ebedi aleme göç etmesinden sonra birgün Efendimizi ziyarete gitti. 

Huzuruna vardığında:

''Ya Rasulallah! Hatice'nin eksikliği gözümden kaçmadı.'' dedi. 

Efendimiz de:

''Evet! Hatice, çocuklarımın annesi ve evimin gözetleyicisi idi.'' dedi. Havle bu yumuşak ve sıcak cevabtan sonra tekrar Efendimize;

''Ya Rasulallah! Evlenmek istemez misiniz?'' diye sordu. 

Efendimiz:

''Kiminle?'' buyurdu. Havle de;

''İster bakire, istersen dulla.'' dedi. 

Bunun üzerine İki Cihan Güneşi Efendimiz:

''Kimdir onlar?'' buyurdu. 

Havle; ''Bakire olan Hz. Aişe, dul da Sevde binti Zem'a'dır.'' diye cevap verdi.

Efendimiz, Havle'ye dünürcülük yapmak üzere izin verdi ve; ''Git onlara beni anlat. Benim için her ikisiyle de konuş.''  buyurdu.

Havle, sevincinden adeta uçuyordu. Bu şerefli hizmeti yerine getirmek üzere derhal oradan ayrıldı. 

Hz. Aişe ve Hz. Sevde ve aileleriyle ayrı ayrı görüştü. Allah Rasulüne akraba olmayı kim istemezdi? 

Ona hizmet en büyük şerefti. 

Ona yakın olmak en büyük nimetti. 

Havle, dünür olarak gittiği iki ailenin de bizim için şereftir fakat diye başladıkları çekincelerini Efendimize ulaştırdı. 

Efendimiz çekindikleri hususları izale edecek cevaplarla Havle'yi tekrar gönderdi. 

Gönüller huzur içerisinde Hz. Aişe ile nişan yapıldı. Hz. Sevde, kocası ölmüş ve beş küçük çocuğu ile dul kalmıştı. Himayeye muhtaçtı. 

Efendimizin hane-i se'adetinin de hizmeti görülecekti. Mekke-i Mükerreme'de Sevde binti Zem'a  ile nikahları kıyıldı. Bir müddet sonra Efendimiz ile Hz. Ebu Bekir hicret etti. 

Daha sonra aile efradı hanımlar, çocuklar Medine'ye getirildi. Sevde, Mescidin etrafında yapılan odalara yerleştirildi. Hz. Aişe, baba evinde idi. Kısa bir zaman sonra da Hz. Aişe ile Efendimizin nikahları kıyılıp düğün yemeği, ziyafeti verildi. 

Hz. Aişe annemiz de Sevde annemizin yanındaki boş bir odaya yerleştirildi.

Havle, Efendimizin mutluluğuna vesile olan bu hayırlı işi tamamlayarak şerefli bir hizmeti görme bahtiyarlığına  eren bir İslam hanımefendisidir. Kocası Osman İbni Maz'un Medine'de vefat eden ilk sahabi ve Cennetü'l-Baki'ye defnedilen ilk muhacirdir.

Havle, kabri başında; ''Cennet sana mübarek olsun Ey Ebu Saib!'' dedi. 

Efendimiz bu söze karşı Havle'ye bir hatırlatmada bulunarak, ''Allah ve Rasulunü severdi, desen kafi idi.'' buyurdu.

 

 

 

 

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız