"O" TÜRK BAYRAĞINI ÇATISINDAN HİÇ İNDİRMEDİ
Bayrak dalgalandırmak.
Hele hele Güneydoğu da.
Hem de Şırnak'ta…
Ve de dev gibi ay yıldızı dalgalandırmak.
Hangi baba yiğidin harcı.
Bırakın baba yiğitleri, devlettin görevlileri dahi göndere bayrak çekerken çekiniyor.
Şırnak;
Dört bir yanı dağlarla çevrili.
Gerilla savaşına,
Vurup kaçmaya çok uygun.
PKK'nın, Kobani'ye benzetmek için uğraşlar verdiği özel bir il.
X
1985'li yıllar…
30 yıl önce.
PKK gene azgındı.
Kana susamıştı.
Çoluk çocuk gözetmeden öldürüyordu.
Tek bir hedefi vardı.
Şırnak'ı ele geçirmek.
Özal'lı yıllar.
Teröristlerle savaşta gene tavizler veriliyordu.
Dahası, hükümet terör yokmuş gibi davranıyor.
PKK'nın palazlanmasına izin veriyordu.
Hiç beklenmedik bir anda teröristler Şırnak'a saldırdı
Ne yazık ki, devlet uyuduğu için PKK büyük bir güçle ve ani saldırı ile girdi şehre.
Güvenlik birimleri,
Polisler , askerler bu saldırıya destansı bir şekilde karşılık verdiler.
En büyük desteği de o zamanın ve şimdinin kahraman korucularından aldılar.
Sokak çatışmaları oldu.
Ankara, bu çatışmaları naklen yayın izliyordu!
Bu ortamda dahi, Şırnak' ta bir evin üzerinde kocaman bir Türk bayrağı dalgalanıyordu.
Belki de tek bayraktı.
Evin sahibi Süleyman Tatar;
"Türk bayrağından, bayrağımızdan başka bayrak tanımam.
PKK çaputunun altına beni sokmaları için önce cesedimi çiğnemeleri lazım" diyen bir kahraman korucuydu.
Bayrağı indirmeye kimsenin gücü yetmedi.
Hala gönderde.
Tatar ailesi aynı yıl, Şırnak'ta Belediye Başkanlığını kazandı.
Yeğeni Beşir Tatar şehre başkan oldu.
Diğer kardeş Mehmet Tatar, DYP'den milletvekili olup, Meclise girdi.
X
Devletin yanında olmak kolay değildi.
Tatar ailesi ağır bedel ödedi.
Evleri yakıldı.
Yıkıldı.
Kurşunlardan evde cam çerçeve kalmadı.
Sadece evleri değil.
İş yerleri de yakıldı, yıkıldı.
Benzin istasyonları bombalandı.
Kahpece suikastlara uğradılar.
Çok ölü verdiler.
Yaralıların sayısı sayılmayacak kadar çok oldu.
Kendi sokaklarında gezemez oldular
Fakat PKK'ya karşı savaştan bir adım dahi geri atmadılar.
Dağda…
Şehirde.
Ovada.
Her yerde teröristlerin korkulu rüyası oldular.
X
Süleyman Tatar ailenin lideriydi.
2 metreye yakın boyu ile yıkılmaz bir devdi.
Silah kuşandığında.
Çapraz fişekleri omzuna attığında.
El bombalarını kemerine dizdiğinde düşmanların korkulu rüyası olurdu.
Dostları için de sığınacak bir limandı.
Sofrasında misafir başlamadan yemeğe kaşık sallamazdı.
Çatışmada önde gider.
En zorda bile geri çekilmeyi bilmezdi.
40 yıl PKK'ya karşı verdiği zorlu mücadele ile destan yazdı.
Bir gün olsun, devlete karşı gelmedi.
Aksine devlete karşı gelenlere haddini bildirdi.
Süleyman Tatar'ı gazetecilik yıllarımda tanımış.
Yiğitliğini.
Dostluğunu sevmiştim.
Önceki gün hakka yürüdü, kaybettik.
Hakkın rahmetine kavuştu.
Devlet, yiğit bir evladını kaybetti.
Bugünkü teslimiyetçi politikaları düşünürken…
Dün dağlarda destan yazan Süleyman Tatar ve onun emrindeki korucuları düşündüm.
Düşündüm.
Süleyman Tatar'ı bir defa daha rahmetle andım.
