CİZRE'NİN PKK AÇISINDAN ÖNEMİ
Güneydoğu'da 7 yılım geçti.
Girmediğim aşiret,
Tanışmadığım göçer ailesi,
Dostluklarını paylaşmadığı,
Vatan millet sevdalısı bölge sakini yok gibiydi.
En çok gittiğim şehir ve kasabalar ise belliydi;
"Diyarbakır, Batman, Siirt, Hakkâri".
Çünkü haberlerin en çok ilgi çekenleri buralardaydı.
Her taşın altında bir ihanet,
Her taşın altında bir tarih,
Ve her taşın altında da güzel bir haber yatıyordu.
Tabii bulmasını bilene.
Ve ilçeler, Şemdinli, Silopi, Beytüyşebap, Uludere ve Cizre.
Bu ilçelerde gezerken gözümüz hep yolda,
Kulağımız seste,
Ve de karşımıza çıkabilecek bir PKK"lı da idi.
Özetle dostlar.
Ekranların karşısına çıkan,
Bölgeyi hiç görmediği halde,
Güneydoğu gerçeklerini bilip bilmeden anlatan,
İnsanlarımızı yanlış yönlendiren o medya bülbüllerinden biri değilim.
Günün konusu CİZRE.
Medya bülbülü bir entel konuşmacı dostumuz şöyle diyor;
"İnşallah 1990'lı yıllara dönmeyiz"
Aman üstadım,
Tövbe de.
İnşallah döneriz.
O zamanlar Cizre Belediyesi tarihinde ilk defa devletine sahip çıkmıştı.
Halk bu vatana bağlılığından yana tavır koymuş,
PKK'yı ve onun uzantısı partiyi bertaraf etmiş belediyeyi devlete teslim etmişti.
O zamanın DEP"lileri inanın Cizre'ye giremiyorlardı.
Şu andaki durumu ise irdelersek,
Cizre gerçeğini daha da net olarak anlayabiliriz.
Cizre, İPEK YOLU üzerindedir.
Ortadoğu'ya açılan kapının en önemli geçiş noktasıdır.
PKK'nın bütün iaşesi Cizre üzerinden karşılanır.
Uyuşturucu ticaretinin ana güzergâhıdır
Silahı mermisi, topu, tüfeği ekmeği ayakkabısı hep Cizre üzerinden PKK'ya gider.
Halkın büyük bir bölümü şimdilerde,
Orada DEVLET olmadığı için PKK ya biat etmiştir.
İnsanlarının çoğu işsizdir ve kullanılmaya çok müsaittir.
Duyumlarım PKK'nın bir kalkışma-İSYAN hareketinin,
İlk fitilini burada ateşlemeye düşündüğü yönündedir.
Şimdi sadede gelelim.
Yorumlara bakıyorsunuz,
Olayların, cinayetlerin sorgulaması,
Yorumcunun "YANDAŞLIK" durumuna göre değişiyor.
Devlet, Paralel yapı ile Kandil yapıyor diyor,
Kandil, ben yapmıyorum diyor,
Hizmet hareketi; "Orada benim ne işim var! Silahla da hiç işim olmadı "diyor, iftiradan bahsediyor,
BDP biz değiliz devlet yapıyor diyor.
Hizbullahçılar hem devleti, hem de PKK'yı suçluyor.
Olayların özeti böyle.
Ancak gerçek ne?
Anlatayım;
CİZRE PKK açısından STRATEJİK bir yerdir.
Cezire-Kobani gibi kantonlara en yakın yerdir.
Halkın en kolay hüküm altına alınabildiği yerdir.
Kendilerini büyütüp besleyen Barzani Ağabeylerine en yakın yerdir.
Silah problemleri yoktur, istedikleri anda sınırdan geçirebilirler.
VE PKK bu sebeplerden dolayı bu ilçenin mutlaka ama mutlaka denetimi altında olmasını istiyor.
Çünkü CİZRE, PKK açısından "CAN SUYU" aldığı en önemli kaynaktır.
VE Türkiye'de kurmayı düşündüğü ilk KANTONDUR.
Bu ve bunun gibi çok önemli ve de çok özel sebeplerde dolayı,
Bu ilçenin mutlaka ama mutlaka kendi denetimde kalmasını istemektedir.
İlçede kendinden başka otorite istememektedir,
Bu sebeple Hizbullahçılar çatışmakta,
Devleti taciz edip oradan çekilmeye zorlamaktadırlar.
Kendilerine göre CİZRE şu anda özerk bir bölgedir.
Kazdıkları hendeklerle ilçeyi istedikleri gibi kontrol edebilmektedirler.
İlçede kalan son direniş noktalarını kırmaya çalışıyorlar.
Halk sinmiştir. Devlet bitmiştir.
Çoğu insan canından bile bezmiştir,
Birçoğu evlerinden bile dışarı çıkamamaktadır.
Oraları artık "TEKSAS" gibidir.
Kanun yoktur,
Kurşunun hangi yönden geleceği belli değildir.
Cizre ayrıca PKK'nın silah yığınağı yaptığı yerdir.
Bahçelerde gümülü vaziyette gerektiğinde kullanılmak üzere silah olduğu iddiaları vardır.
Her evde gerektiğinde kendini korumak için pompalı, av tüfeği keleş türünde silah olduğu iddiaları vardır.
Özetle dostlar birilerinin söylediği gibi oralarda paralelcilerden ziyade,
Paralel devlet kuran PKK'nın şehir örgütleyen milisleri,
KCK"lılar vardır.
VE ilçe halkına kan kusturmaktadırlar.
Sonuç olarak Cizre gerçeği budur.
Acizliklerinden, Güneydoğuyu PKK teslim eden birilerine inanmayın,
Yalaka medya bülbüllerine de inanmayın.
CİZRE'DE tek güç vardır o da PKK gençlik yapılanmasıdır.
Talimatları da BDP ile Kandil'den almaktadırlar.
