HZ. PEYGAMBER'İN EVİNİN PLANI...
Hz. Peygamber'in evi beher kenarı takriben 100 zira olan kare bir avlu etrafında sıralanan dokuz adet hücreden müteşekkildi.
Bunlardan iki adedi, Mescid-i Nebevi'nin inşası sırasında yapılmış, diğerleri ihtiyaç hasıl oldukça bilahare ilave edilmiştir.
Bu, bir avlu etrafında dışarı kapalı, hepsi avluya açılan odalardan müteşekkil ev tipi, "Halen Mısır, Suriye, Mezopotamya ve Arabistan Yarımadası'nın şehirlerinde ikametgah olarak kullanılmakta olan" ev tiplerine benzemektedir.
Rivayetler, Hz. Peygamber'in hücrelerinin takriben 10x10 zira, ebadında kare şeklinde, duvarlarının da
7 veya 8 zira, boyunda olduğunu haber verir.
Hz. Aişe'nin hücresi ile ilgili tafsilata göre kapısı dikenli ardıç (sac) veya ur'ur ''denen, Hindistan'da yetişen, abanoz ve çınara benzetilen bir ağaç''dandır.
Tek kanatlıdır ve Şam cihetine bakmaktadır.
Bazı rivayetler bu hücreye ikindi güneşinin vurduğunu da kaydederler.
Hz. Peygamber'in meskeninin plan ve şümulü hususunda Kettani oldukça mübalağalı bir tasvir ve tahminde bulunur.
Müteahhir kitaplarda, inşa edilecek bir binada odanın yüksekliği için verilen; "Sünnette bu, mikdaru'lkifaye yeterli miktar'dır, bu da altı ziradır", ölçüsü buradan alınmış olabilir.
Odanın genişliği hususundaki "mikdaru'lkifaye" için "içinde oturanların durumuna bağlı olarak değişir" denmektedir.
EVİN SEYYALİYETİ:
Anlaşıldığı üzere, evin muhtaç olunan hacmi ve odalarının sayısı, her an değişmesi muhtemel olan ihtiyaca göre farklı olacaktır.
Halbuki inşaat bir defa yapılır ve sabittir.
Bu durumda ailenin ilerde muhtemelen alacağı en büyük vüsati nazarı itibâra alarak mı plân yapmalı? Halbuki çocukların büyüdükten sonra evlenip ayrılmaları, ailenin hacmini tekrar düşürecektir.
Her hal u karda sünnette bu meseleyle de ilgili bazı rivayetlere rastlamaktayız ve bunlardan evin elastiki bir plana sahib olması gerektiği sonucunu çıkarmaktayız.
Mezkur rivayetlerden bazıları Hz. Peygamber'in, evin içerisinde, bir köşede, büluğa ermiş kızların kalması için "hıdr" denen bir çadır kurduğunu haber verir. Hatta evlendireceği zaman çadırın önüne oturur ve; "Falanca, falancayı kızın ve erkeğin ismini söyleyerek istiyor, " der.
Eğer içerideki sükut ederse onu isteyenle evlendirirdi, istemediği takdirde vururdu ve Hz. Peygamber'de istemediğini anlayarak ona vermezdi, denir.
Diğer bazı rivayetlerden de Hz. Peygamber'in bir hasırı olduğunu, gündüzleyin bunu üzerine oturmak üzere yaydığını, geceleyin de onunla evin içerisine kendisi ile başkaları arasında perde olmak üzere bölme yaptığını öğrenmekteyiz.
Zeyd İbn. Sabit'ten gelen rivayette, hasırla bölme işinin mescidde yapıldığı tasrih edilir.
Ancak bu, evde de yapılmış olduğunu nefyetmez.
Hz. Aişe'den Müsned'de tahric edilen rivayette aynen şöyle denir;
"Bizim bir hasırımız vardı. Onu gündüzleri yayar, geceleri de onunla hücre yapardık..."
Hz. Peygamber'in hücrelerinde çadır kurup, bölme yaptığına delalet eden daha sarih başka rivayetler de mevcuttur.
Hz. Peygamber'in azadlı cariyelerden Ruzeyne'nin rivayetine göre, "Hz. Aişe'nin hücresinde ihtiyaç halinde içerisine girilerek saklanılan, hurma dallarından sa'af örülmüş bir çadır vardı."
İçerisine toz, toprak ve örümcek ağının bulunduğuna dair gelen sarahat nazarı itibara alınacak olursa bunun pek sık kullanılmadığı anlaşılmaktadır.
Hülasa, muhtelif rivayetler nazara alınınca Hz. Peygamber'in hücrelerinde, mahremiyet v.s. maksadlarla perde germek, küçük çapta çadır kurmak gibi çeşitli tedbirlere tevessül ederek, evi genişletme imkanları aradığı ve evin de bu çeşit teşebbüslere imkan verecek durumda olduğu anlaşılmaktadır.
Burada şu noktayı da belirtelim ki,
Hz. Peygamber'in evi zevcelerinden her birine birer oda isabet edecek şekilde idi.
Üstelik, daha önce başka vesilelerle de belirttiğimiz üzere, Hz. Peygamber'in çocukları yanında kalmıyorlardı.
Zaten Medine'de iken, sadece Mısırlı cariyesi, Mariye'den çocukları olmuştu.
O da diğer zevceleri gibi mescidin yanındaki hücrelerden birinde değil, ayrı bir yerde kalıyordu.
Hz. Peygamber'in süt annesi'nde olan çocuğu için sık sık ziyarete gittiğini de zikredilir.
Kaynak, Sorularla İslamiyet..
***
Üç şey Ademoğlunun saadetindendir;
''saliha bir hanım, geniş ev, rahat binek."
(Müsned).
