TÜRKİYE'NİN YÜZÜ GÜLDÜ BİLİC VE BEŞİKTAŞ'A DİL UZATMAK
Önce gerçekleri adam gibi bir DİLLE söyleyelim
Kartal Eskişehir maçını kaybetti.
Görüntüler de, hakemin kötü niyetini kaydetti.
Beşiktaş aleyhine verilen haksız kartları herkes fark etti.
Hakem ve kötü oyun da izleyenleri kahretti.
Eskişehir maça bilenmişti.
Antrenör taktiğini belirlemişti.
Oyuncuları buna göre sahaya dizmişti.
Bilic, Eskişehir'e turistik geziye gitmişti.
Rakip takımı küçümsemişti.
Evdeki hesap çarşıya uymadı.
Eskişehir, sahada kuralları koydu.
Beşiktaş, oyunda kayboldu.
Hakem, kötü niyetle düdük çaldı.
Kartal'ı sarıya boyadı.
Es Es estikçe esti.
Rakibini boldozer gibi ezdi.
Cenk, golde yumurtladı.
Daha sonra kaleci olduğunu hatırladı.
Hezimete refleksleri ile izin vermedi.
Beşiktaş, sahada gezindikçe gezindi.
Oyuncular nerede oynadığını, oynayacağını bilemedi.
Bilic, maça yanlış başladı.
Hata üzerine hata yaptı.
Öncelikle rakibi küçük gördü.
Liverpool fatihlerini dinlendirdi.
Sahaya yanlış takım sürdü.
Beşiktaş'ın rakibi 12 kişiydi.
Hakemin forması da kırmızı siyahtı.
Olmayan faullere sarı gösterdi.
Yetmedi, dudağına yalancı gülümseme yerleştirdi.
Bilerek Kartal'ın hızını engelledi.
Rakibin sarılarını ise avantaja çevirdi.
Es Es'i roketledi.
Maçın kaderini belirledi.
Elbette, Eskişehir yüreğiyle oynadı
Milyon Avrolara imza atmaktan imtina gösteren ayaklar sahada mıhlandı kaldı.
Mustafa Pektemek, top gelmesin diye köşe bucak saklandı.
Ersan Gülüm sahada oldukça rahat davrandı.
Orta kahvesi de gelseydi sıkıntısı olmazdı.
Kanadalı Atiba, eski günleri mumla arıyor.
Gözler boş yere rakip sahada onu tarıyor.
Oğuzhan, yalan deparlarla ter atıyor.
Oynadığı futbola kimse kanmıyor
Herkesin merakı; hoca, ona nasıl dayanıyor.
Tolgay için dünya ayağa kalktı.
Trabzonspor ile köprüler atıldı.
Transfer ile gündem yaratıldı.
Bilic, neden oynatmıyor anlaşılmadı.
İki transfer sakatlandı.
Birisi devreyi kapadı.
İsmail, müzmin sakat.
Demba-ba, sakat gibi.
Say say bitmiyor.
Bu kafayla.
Bu oyunla.
Bu anlayışla.
Bu federasyonla.
Bu hakemlerle…
Şampiyonluk zor görünüyor.
Bu arada televizyonların yandaş gediklisi,
İsmini bile anmak istemediğim bir şahsa gönderme yapmak istiyorum.
Bazıları gibi ağa kapısında kemik yalamaz.
İt ürür, Beşiktaş yürür.
Tarihi şanlı Kartal, kapısında it beslemedi.
İtlere ise hiç prim vermedi.
Bilic; Beşiktaş'ın evladıdır, emeğini de alnını teri ile kazanmaktadır.
Maçta hata yapabilir.
Yapmadığı tek şey itlere kemik atmaktır.
Bilic'e yanlış kelime sarf eden bence önce aynaya baksın.
İtlik kime yakışıyor hemen fark eder.
Kapıda it beslemek belki olabilir.
Ancak, havlamaması gerek.
Böyle itliklere BİLİC'ten cevap geldi.
İngiliz devini Lıverpool"u elemine etti. Kupada saf dışı bıraktı.
Türkiye neşeye sevince ve gurura boğuldu.
Merak ediyorum bu kardeşim şimdi neler yumurtlayacak.
Yoksa susup;
"Ben ne yaptım diyerek " dut yemiş bülbül gibi inine, çekilip,
Emeğe saygı mı gösterecek!
