Kandil Baronları
PKK silah bırakacakmış!
Hadi canım sende!
Kimi kandırıyorsunuz?
Niçin bıraksın ki!
PKK şu anda altın devrinde.
Bir eli yağda,
Bir eli balda.
Şöyle bir bakalım.
Bir dediğini iki etmeye bir hükümet var.
Silahlı mücadelede yenildiği halde,
Siyasal olarak istediklerinden,
Çok ama çok daha fazlasını elde etti.
Siyasilerimiz,
Artık kendileri ile müzakere masasında.
Mücadele etmelerine bile gerek yok.
Islık çaldıklarında daha önce cezaevinden salıverilen,
Bütün KCK mensuplarını anında harekete geçiyor.
Sokağa hakım oluyorlar.
Güneydoğunun sokak hâkimiyeti onlarda,
Alan hâkimiyeti onlarda.
Halkı silah zoru ile sindirdiler.
Kendi vergi daireleri var,
Kendi mahkemeleri var,
Kendi bayrakları var,
Vali atıyorlar,
Vergi topluyorlar,
Bölgeye TÜRK kökenlileri sokmuyorlar.
Kaymakam atıyorlar.
Belediyeler kendilerinin.
Silah sıkıntıları yok.
Giyecek sıkıntıları yok.
Erzak iaşe sıkıntıları yok.
Canlarının istediği işadamının kapısına dayanıp haraç alıyorlar.
Alamazlarsa öldürüyorlar.
Gasp ediyorlar.
Karakolları yaptırmıyorlar.
Uyuşturucu ticareti ellerinde.
İstedikleri kişiyi aday yapım meclise gönderiyorlar.
KANDİL BARONLARI gibiler.
Belki de TÜRK Devletine isyan ettiklerinden beri hiç bu kadar,
Refah ve de saadet içinde olmadılar.
Belediyenin bütün gelirleri onların tekelinde.
İstediklerini işe koyuyorlar,
İstediklerini çıkarıyorlar.
Korucuları korkuttular.
Çoğuna silah bıraktırıp yanlarına aldılar.
Daha önceleri devletin elinde olan,
Birçok belde, mezra kasaba artık PKK'nın hegomanyasında.
Son KALKIŞMA hareketi ile de,
Hükümeti korkuttular.
Dağlara şehirlere hükümran oldular.
Asker onlara dokunamıyor,
Polis onlara dokunamıyor,
Korucular onlara dokunamıyor,
MİT onlara dokunamıyor.
Son Süleyman Şah operasyonu ile
Hükümetle SİLAH ARKADAŞI DA oldular.
Allahtan istediler bir göz,
Allah verdi iki göz.
KOBANİ' DE de müttefik olduk.
Peşmerge desteği bizden,
Yaralılarını tedavisi bizden.
Koruma kollama yataklık bizden,
Silah mühimmat iaşe de bizden.
Daha ne isteyebilirler ki!
Kafalarına göre bir yönetenler grubu var,
Ötesi hikâye.
Müzakere masasında her şeyi dayatıyorlar.
KATİL BAŞI ÖCALAN'IN serbest kalması bile masadayken,
Niçin silah bıraksınlar ki!
Hem o silahlar onlara lazım.
Suriye'de üç kanton oluşturdular,
Onları korumaları lazım,
İŞİT"E karşı savaşır gibi görünmeleri lazım!
Hatta İŞİT onlar için gökten düşen bir murat taşı gibi bir şey.
İŞİT"E iki kurşun attılar,
ABD ve AB"nin gözünde özgürlük savaşçıları olup çıktılar.
Fransa Cumhurbaşkanı kendilerini "ELYSEE-ELİZE" sarayında ağırladı.
En modern silahları artık batıdan ve ABD"den geliyor.
ABD zaten yıllardır arkalarında
MOSSAD baş destekçileri.
Yakında terör listesinden çıkartılarak,
Özgürlük savaşçıları olarak tarih sahnesinde yerlerini alırlar.
Kendilerinin belirlediği,
Türkiye Cumhuriyetçinde ki KANTONLAR,
Kürdistan alanları da belli olduğuna göre,
Değme keyiflerine gitsin.
Bu şartlarda silah bırakılır mı?
Bence bırakmaları için,
PKK'lıların ya APTAL olmaları ya da büyük TAVİZLER almaları lazım.
Bıraktık deseler bile bence o silahlar hep ellerinde olacak,
Kürt Devletini kurana kadar.
Ya da ADAM gibi bir hükümet çıkıp, "Bir dakika" diyene kadar.
Bu arada biz de daha önceki seçimde, "Analar ağlamasın" diye efsunlandık,
Şimdi de, " PKK silah bırakacak" diye uyutuluyoruz.
Görüntü bu.
