İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

GARİBANIN MUTFAĞINDA YANGIN VAR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 "Kâr" yağdı.

Ne de olsa adı üzerinde;

"Serbest piyasa".

Böyle bir piyasadan başka ne beklenirdi ki!

"KAR" sadece kar yağdığında mı, ediliyor?

Keşke!

Halk olarak yazmayı seviyoruz.

Ne de olsa her akşam 2-3 dizi izleniyor.

Böyle olduğu için de esnaf, kâr için senaryo üretiyor.

Yiğidi öldür, hakkını ver, örneği iyi de yazıyorlar.

Sel mi oldu!

Aynı anda etiketler değişiyor.

Mübarekler aynı anda aynı etiketlemeyi nasıl yapıyor anlamak mümkün değil.

Antalya'yı don mu vurdu!

Domates, biber fiyatları tavan yapıyor.

Hele hele meteoroloji;

"Şu şu illerimizde kar yağışı bekleniyor" demeye görsün.

Sadece sebze meyve değil, akla gelen her şeye zam yapılıyor.

Bir de yağdı mı, eyvah ki ne eyvah!

Denetim.

Sözde var,

Özde yok.

Dedik ya serbest piyasa.

Tek kural geçerli.

"Kâr etmek"

Bu uğurda her türlü sahtekarlık, yalan, dolan serbest.

En hızlı etiket, büyük marketlerde değişiyor.

Elde sepet manav reyonu önünden geçiyorsunuz,

 bir dahaki geçişte fiyatlar zamlanıyor.

Bir gün önce yüzün bakılmayan,

Hormonlu sivri biber.

Çarliston biber.

Tenis topu domateslerin yüzüne bakan yok.

Bir gün sonra sihirli bir hain el değiveriyor.

Sivri biber 1, 5 lirayken,

Bir gecede 5, 5 lira olur mu?

Burası Türkiye ise olur kardeşim.

Kestane 11 lirayken,

25 liraya fırlar mı?

Fırlar fırlar, tasa etmeyin.

Ayvaya ne demeli!

Kar yağmadan önce 2, 5 lira,

Kar yağdı, 8-10 lira oldu.

Genleriyle oynanmaktan şekli değişen 1 liralık hıyarın,

5.5 lira ile rekorları egale etmesi insanın ağrına gidiyor. 

Hani, Çengelköy olsa neyse.

Ki; o da 8-10 lira.

Bırakın sebze meyveyi.

Tavuk eti, ikiye katlandı.

Neredeyse kırmızı et fiyatını yakalayacak.

Zam oranları, yüzde 5-10 olsa kimse söz etmeyecek.

Kıçık kırık hamsi bile 15 liradan başlıyor.

Fakir- fukara dertlenmeyecek.

Ancak, zam oranları yüzde yüzleri geçince garibanın mutfağında ateş yanıyor.

Emekli ve memura verilen zamlar…

Senaryo üreterek zam yapan vicdansızların etiket oyunlarını yanında denizde kum tanesi gibi kalıyor.

İroni, enflasyonun düşmesinde!

Suya düşen CEMRE gibi.

Nereye düştü?

Nasıl düştü?

Kim gördü?

Bilen yok!

Halkın temel gıda maddelerine yüzde yüz zam yapılıyor.

Ne hikmetse düştüğü söylenen enflasyon yükselemiyor!

Sihirli bir el değmiş gibi serbest stilde düştükçe düşüyor.

Kağıt üzerinde şık duran enflasyon oranı;

Çarşı pazarda sırıtıyor.

Semt pazarlarında saat 20.00'den sonra.

Pazar toplanırken.

Belediye işçileri temizlik yaparken.

Yoksullar, çöpe bırakılan sebze-meyveler içinde eve götüreceklerini ayıklıyor.

Bir yerde yanlış var. 

Ya da;

Senaryolara göre etiket düzenleyenler ile.

Enflasyon oranlarını belirleyenler aynı eller.

Tuzu kuru olanlar, etikete aldırış etmiyor.

Zaten onlar ekmeğin fiyatını da bilmiyor.

Garibanın pazarda çöp karıştırmasını da,

Yandaş medya yazamadığı için vatandaşta okuyamıyor.

Okusa da aldırış etmiyor.

Çünkü ölmüş eşek artık kurttan korkmuyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *