İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

BU SÖYLEME DİKKAT! DOĞU BİZİM , BATI HEPİMİZİN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Doğu ile batı giderek ayrışıyor.

Ekonomik olarak.

Düşünce olarak.

İdare olarak.

Özgürlük olarak.

Haçlı-İngiliz siyasetinin sonuçları her geçen gün belirginleşiyor.

Türk-Kürt.

Alevi-Sünni.

Kardeş kardeşe kırdırılıyor.

Bebek katili, kahraman muamelesi görüyor.

Terörist başı cezaevinden ülke yönetiyor.

Doğuda her şey Kürt için.

Sadece doğuda değil.

Batıda da Kürt borusu çalıyor.

Adamların gizli saklısı yok.

Doğu bizim, batı hepimizin, diyorlar.

Ne yazık ki; bu düşüncelerini hayata döküyorlar.

X

Geçenlerde Prof.Dr Ersan Aygün Hoca eczacı arkadaşı ile Batman'a gitmiş.

Amaçları eczane açmak için yer bakmak.

Birileri yanlarına gelmiş;

-Bu niyetinizden vazgeçin, demiş.

Hoca, nedenini sormuş?

-Burası Kürdistan, eczane açarsanız ertesi gün yağmalarız, cevabını vermişler.

Hoca dayanamamış,

-Siz İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da… Dükkân açıp, iş yapıyorsunuz, size karışan olmuyor, diye karşılık vermiş.

Adamlar sırıtarak;

-Burası bizim, Türkiye ise hepimizin, Türkler burada iş yeri açamaz, diye terslemişler.

Sonuç, hoca ve eczacı, ülkenin ne duruma düştüğünü, düşürüldüğünü görerek projeden vazgeçmiş.

X

Batman'da hoca ve arkadaşının yaşadıkları ne yazık ki ülke gerçeği.

Nevruz.

Bahar bayramı.

Kürt şölenine.

Özgürlük hareketine.

Baş kaldırmaya.

İsyana dönüştü.

Gezi'de gençleri gaza boğanlar.

Dayaktan geçirenler

Öldüren.

Yaralayanlar… Ülke bölünmesini provasını yapanlara.

Pardon kutlayanlara dokunmuyor.

Dokunamıyor.

Asrın canisi.

Mehmetçik katili.

Bebek katliamcısı nevruz için mesaj gönderiyor.

Yandaş medya günler öncesinden algı operasyonu başlatıyor.

Topluma,  

"Acaba ne diyecek!" merakı aşılanıyor.

Mesaj açık;

Ulus Devletinin bitmesi.

İki eş başkanın olması.

İki ayrı ulustan tek devlet oluşması.

Daha açık anlatımla,

Sevr dayatması okunuyor mesajın muğlâk satırları arasında.

Dahası Kürtlere için rehber oluyor, zehirli satırlar.

Nevruz ayaklanması Diyarbakır'da yaşandı.

Ekranlardan izledik.

Meydanlarda Cumhuriyeti temsil eden tek bir unsur yoktu.

Türk bayrağı.

İstiklal marşı.

Varsa yoksa…

Bebek katilinin 

Barzani'nin fotoğrafları.

Kürt bayrakları.

Kobani pankartları.

Suriye kanton resimleri.

Yandaş bölücü, Dev-Sol bayrakları,

Hep birlikte atılan ihanet sloganları.

Türkiye Cumhuriyetine küfürler.

Görüntüleri izleyenler, hep aynı soruyu sordu;

-Burası neresi?

-Bunlar kim?

-Neler oluyor?

Ve aynı şeyi düşündüler.

-Açılım dedikleri, çözüm süreci diye dillerden düşmeyen şey, eğer buysa vah başımıza gelenlere.

Düşünenler merak ediyor.

Merakları.

Yönetenlerin bu durumu nasıl karşıladığı.

-Ne pahasına olursa olsun bu çözüm süreci bitecek, diye meydanlara seslenenlerin bir zahmet,

" Ne pahasına" sözüne açıklık getirmeleri.

"PAHANIN" bedeli ne olacak?

Kan mı?

Toprak mı?

Gözyaşı mı?

Ya da hepsi mi?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *