MEZHEPÇİLİK DIŞ POLİTİKA AKTÖRÜN OLURSA!!!
Yahu şu Suriye meselesi, hem kangren oldu,
Hem de inanılmaz bir yanlışlar silsilesi halinde,
Hala içimizi acıtıyor, canımızı yakıyor-sıkıyor.
Aynı MISIR politikamızda olduğu gibi.
SURİYE politikamızın bize getirdiklerine,
Götürdüklerine bir bakalım.
Altımızda DÜŞMAN bir devlet yarattık.
900 km'lik bir TERÖRİZMİN sınır hattımız var.
Burası artık yolgeçen hanı,
PKK geçiyor, Peşmerge geçiyor
İŞİT geçiyor,
Gizli servis ajanları geçiyor.
Kaçakçılar geçiyor.
Sayemizde sınır hattında üç tane PKK KANTONU oluştu.
PKK ila kanka olduk.
PKK ile silah arkadaşı olduk.
PKK ve YPG bu sayede,
Özgürlük savaşçısı oldular.
Elize Saraylarında ağırlandılar.
ABD artık,
Hükümetin acziyetini görüp,
KÜRT-PKK kartını açıkça oynar oldu.
Milyarlarca dolar ticaretimiz heba oldu.
SÜNNİ ittifak kurmak istiyorduk.
Sünni devletleri bir araya getirip,
Kendimizi güvene alacaktık.
Tarihin en tehlikeli oyununu oynadık.
Tarih boyunca hep KANLA iç içe yaşayan,
MEZHEP olayına girdik.
Elde ettiğimiz ise büyük bir Şİİ ittifakı oldu.
İran bölgede.
Şii, Irak Hükümeti ile müttefik oldular
ABD ile birlikte hareket ettikleri bile söyleniyor.
Irak'a kısa menzilli füzeler yerleştirdiler.
On binlerce devrim muhafızı Şİİ Irak ordusu ile birlikte,
Sünni İŞİT'E karşı savaşıyor.
Binlerce Şii, Devrim Muhafızı, Suriye'de,
İŞİT'E karşı, Taliban'a, El Kaide ye karşı savaşıyor.
Doğal bir ittifak oluştu.
Mısır bile yanlarında.
İsrail bile yanlarında.
ABD bile yanlarında.
Türkiye'nin tek dostu kaldı.
Sıradan küçük KATAR emirliği, onlar bile kıvırır oldu.
Sınırlarımızda SIFIR sorunla yola çıktık.
Etrafımızda dostumuz kalmadığı gibi,
Gereksiz düşmanlar kazandık.
Allah aşkına.
Bu Suriye politikamızın bize getirdiği,
Bir tek, bir tek,
"FAYDA" gösterin dişimi kırayım.
Bakın ABD, Almanya, İngiltere bile kıvırmaya başladı.
ESAT ile el sıkışmaktan bahsediyorlar.
Çünkü tabloya baktıklarında,
Suriye'ye de bölgede istikrar açısından,
Esat'nın yerine koyacak,
Başka bir lider bulamıyorlar.
Biz ise hala demokrasi havariliği ile önümüzü görmemeye devam ediyoruz.
Hükümet diyor ki;
"Eli kanlı katilin eli sıkılır mı?"
Adam ne yapsın?
Dünyanın en vahşi-acımasız militanları, kanlı katilleri ülkesine karınca gibi daldılar.
Ne yapmaları lazımdı!
Süleyman Şah'ta olduğu gibi,
Ülke toprağını terk mi? Etmeliydiler!
Adam teslim olmadı ve hala direniyor.
Görünen o ki!
Kolay da teslim olmayacak.
Bu arada, kanlı BAAS rejiminin ürünü Esat Ailesi masum mu?
Değil tabii. Ancak bunu düzeltmek bizim işimiz miydi?
Aslında biz TÜRKİYE Cumhuriyeti olarak, Suriye'de Arap Baharı başladığında,
Bu jeo-stratejik menfaatlerimizi görebilseydik,
Suriye'nin arkasında durabilseydik.
İnanın şimdi bölgede içimizi acıtan,
Bize sıra gelir mi?
Diye, tüylerimizi ürperten bu tablo olmayacaktı.
Yönetenlerimiz hala Robin HOOD'u oynuyorlar.
Biri çıksa;
"Hayatımızın yanlışını yaptık. Milletimizden,
Özür diliyoruz" diyebilse.
Biraz olsa yüreğimiz hafifleyecek.
Ama neredeee!
Yanlışa devam. Burundan kıl aldırmamaya devam!
Suriyeli muhalifleri eğitip donatıyoruz.
Kime karşı bağımsız bir devlete karşı.
Bu keserin sapının bir gün bize dönebileceğini düşünmeden.
Evet, dostlar dünyada MISIR'IN düşmanı olarak bir tek biz kaldık.
Artık ticaret için Süveyş Kanalını bile kullanamıyoruz.
Arap Dünyasının en büyük nüfusa sahip Amiral Gemisi,
Mısır artık düşmanımız. Ticaret bile yapamıyoruz.
Niçin?
İdamla yargılanan Müslüman Kardeşlere destek verdiğimizden,
Ve onların ideolojilerine dünyada en yakın yöneten grubu bizde olduğu için mi?
Bu bir korku mu?
Unutmayalım!
Korkular hataların başlangıç noktasıdır.
Zararı hepimize dokunur.
Aynı şimdi olduğu gibi.
