Cenabı Allah'ı Ahirette Nasıl Göreceğiz...
''Allah, göklerin ve yerin nuru'dur.
O'nun nuru, içinde misbah lamba bulunan kandil
ışık saçan bir kaynak gibidir.
Misbah, sırça cam içindedir. Sırça cam, inci gibi parlayan yıldız gibidir.
Doğuda ve batıda bulunmayan mübarek bir ağacın yağından yakılır.
Onun yağı, ona ateş değmese de kendi kendine ışık verir. Nur üzerine nurdur.
Allah dilediğini nuruna hidayet eder ulaştırır.
Ve Allah, insanlara örnekler verir. Ve Allah, herşeyi en iyi bilendir.'' (NUR; 35)
***
Allah'ı görmek mümkün müdür:
Kadın erkek herkes Allah'ı görebilecek mi?
Alimler, Allah'ı görmenin mümkün olup olmadığı konusunu ''ahirette, dünyada ve rüyada Allah'ı görmek'' olmak üzere üç başlıkta incelemiştir;
***
Allah'ı ahirette görmek:
Nice yüzler vardır ki, o gün ahirette parlaktırlar! Rablerine nazar edicidirler!
Allah'ın cemalini görmeye mazhar olurlar!
(Kıyame; 22-23)
Hz. Cabir İbn-u Abdillah anlatıyor:
Resulullah (sav) buyurdular ki;
''Cennet ehli nimetler arasında yaşarken onlar için bir nur parlar. Onlar derhal başlarını kaldırırlar. Rab Te'ala'yı başlarının üzerinde kendilerine yaklaşmış ve:
''Ey cennet ehli sizlere selam olsun!'' dediğini görürler.
Resulullah (sav) devamla dedi ki;
''İşte bu hal Kuran'da zikri geçen Rahmet sahibi Rab'lerinden onlara selam vardır, ayetinin haber verdiği durumdur.
Rab Te'ala, onlara onlar da Rab Te'ala'ya bakarlar. O'na baktıkları müddetçe etraflarındaki cennet nimetlerinden iltifat etmezler.
Bu hal onların nazarında Rab Te'ala hicaba bürününceye kadar devam eder.
Rab Te'ala hicaba bürünür, fakat Allah'ın nuru ve bereketi cennet ehlinin üzerinde ve makamlarında baki kalır.'' (Kütüb-i Sitte)
Bu ayet ve hadisten açıkça anlaşıldığı üzere kadın-erkek cennet ehli olan bütün mü'minler ahirette Allah'ı görecektir.
Mü'minlerin ahirette Allah'ı görmesinin mümkün olacağına apaçık bir diğer delil de;
Peygamber Efendimiz'in Miraç gecesi ''ahirette'' Allah'ın rüyetine mazhar olmasıdır.
Alimlere göre Allah'ın tecellisi iki şekilde olacaktır. Biri genel tecelli, diğeri özel tecellidir.
''Allah'ü Te'ala cennet ehline her cuma günü tecelli eder.'' (C. Sağir)
Hadis-i şerifine göre; genel tecelli bütün cennet ehline ve bir cuma günü kadardır.
Özel tecelli ise; mü'minlerin ilim ve ameldeki olgunluklarına göredir.
En yüksek derecede olanlar, her zamanAllah'ı göreceklerdir.
***
Allah'ı dünyada görmek:
Hiçbir göz onu dünyada ihata ve idrak edemez; fakat o ilmiyle bütün gözleri varlıkları ihata eder.
O bütün incelikleri bilir ve her şeyden haberdardır. (En'am; 103)
Musa, tayin ettiğimiz vakitte gelip Rabbi ona hitap buyurunca; ''Rabbim! Bana kendini göster; sana bakayım!'' dedi.
Rabbi buyurdu ki; ''Sen beni bu dünyada asla göremezsin; fakat dağa bak, şayet o yerinde durabilirse, o halde sen de beni görebilirsin!'' derken Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça etti; Musa da bayılarak yere düştü!
Nihayet ayılınca; ''Rabbim! seni her noksanlıktan tenzih ederim!''. Bu talebimden dolayı sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin ilkiyim! dedi. (A'raf; 143)
Bu ayetlerden açıkça anlaşıldığı üzere dünyada Allah'ı görmek mümkün değildir.
***
Allah'ı rüyada görmek:
''Rüyanın en hayırlısı, kulun Rabb'ini görmesi veya peygamberini görmesi yahut Müslüman olan anne babasını görmesidir.'' (Akaid, Ömer Nesefi)
Bu hadis-i şerife dayanarak ehl-i sünnet alimlerinden çoğu rüyada Allah'ın görülebileceğine hükmetmiştir.
İmam-ı Azam, İmam-ı Ahmed Bin Hanbel, Kurra-i Seb'a'dan Hamza ve Muhammed b. Ali Tirmizi gibi bir çok zat rüyalarında Allah'ı gördüklerini rivayet etmişlerdir.
Ehl-i sünnet alimlerinin büyüklerinden İmam Amidi ve Saadettin Teftazani; rüyada Allah'ı görmeye hiçbir engel olmadığını fakat bu görüşün bir çeşit gözlem olup, göz ile değil kalp ile olduğunu belirtmişlerdir.
Rüya tabircilerinin imamı Muhammed İbn-ü Şirin de;
''Rüyada Rabbi'ni gören kimsenin rüyası, onun cennete gireceği şeklinde tabir olunur.'' demiştir.
