İstanbul
Az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

'KUTSUZ' GAZETECİLER GÜNÜMÜZ...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Önceki gün Çorlu'dan yeğenlerim aradı.

Sercan -Aycan Yerbozan.

Heyecanlı bir şekilde;

"Dayı gazeteciler günün kutlu olsun,

İyi ki varsınız.

Siz olmasanız biz dünyadan,

Olan bitenden nasıl haberdar olurduk" dediler.

Evet dostlar,

Yeğenlerimin telefonu bana bulunduğum günün "Gazeteciler Günü" olduğunu hatırlattı,

İnanın farkında değildim.

Gazetecilik o kadar AYAĞA düşmüşken,

Toplumda hor görülürken,

Siyasetçilerin baş hedefi olmuşken,

Herkes kendi menfaati doğrultusunda yayın yaparken,

Gazeteciler gününü hatırlamak hakikaten zordu.

Ortalıkta GAZETECİ mi?

Kalmış ki!

Gazetecileri bir de günü olsun!

Gazeteciliğin bu kadar zor şartlarda ayakta durması kolay mı?

Basın özgürlüğünün dibe vurması son 15 yılda büyük ivme kazandı.

Eskiden haber alma imkânlarımız çoktu.

Çünkü kamu görevlilerinde bir YANDAŞLIK fenomeni yoktu.

Bir tarafgirlik yoktu.

Ülkemiz insanı gibi,

Basınımız da ayrıştı.

Bir belediye başkanını arıyorsunuz,

Sekreter önce gazeteni soruyor.

Eğer yandaş değilsen telefona çıkan olmuyor.

Bir bakan, milletvekili arıyorsunuz,

Eğer yandaş değilsen,

Telefona çıkma hak getire.

Yani iktidar gazetecileri,

Onun karşısındaki gazeteciler,

Bir de hükümetin deyimi ile paralel gazeteciler.

Görüntü bu.

Yazı yazarken daktilonun her tuşuna dokunduğumuzda,

Yazdığımız yazıdan dolayı ertesi gün;

"Makul Şüpheli" sıfatı ile gözaltına alınma korkusu dimağınızın derinliklerinde duruyor.

Bir TWET atarken bile iki kere düşünüyorsunuz.

Bir yorum yaparken üç kere düşünüyorsunuz.

Çünkü MAKUL ŞÜPHELİ kılıcı tepenizde.

Fikrinizi söylediğiniz için her an MÜHEBBETLE yargılanma ihtimaliniz var.

Arabanızı bile park ederken iki kere düşünüyorsunuz.

Çünkü BASIN amblemli otolar zevk için çekiliyor.

Bir büyüğümüzün adını aleyhte bırakın LEHTE bir yazıda bile geçirirken,

İki kere düşünüyoruz,

Ertesi gün apar topar sabahın köründe,

Polis bizi alıp nemli zindan-karakola atar korkusu var.

PKK"yı yazarken korkuyorsunuz.

Çünkü katledilme korkunuz var.

İŞİD"İ yazarken korkuyoruz,

Çünkü katledilme korkunuz var.

Hükümeti yazarken korkuyoruz,

Çünkü makul şüpheli olma korkunuz var.

Vatanı milletti terörü ekonomiyi yazarken korkuyoruz,

Çünkü her ah gözaltına alınma korkunuz var.

Peki, bu şartlarda biz,

Nasıl gazetecilik yapacağız?

Nasıl insanımıza DOĞRU haberlerimiz ulaştıracağız!

Bir haber için kapınız devlet dairesine düştüğünde,

Her yer kapı duvar.

Haberi teyit ettirmeniz imkânsız gibi,

Üstüne üstlük aradığınız için fişleniyorsunuz bile.

Adam doğru haber almayasın diye,

Emniyet Müdürlüğünde ki BASIN odasını kapatıyor,

Gazeteciyi sokağa atıyor,

Adam doğru haber almayasın diye,

Adliyedeki basın odasını kapatıp seni sokağa atıyor.

TBMM"deki basın odası sembolik gibi.

Kapatmak için ona da bahane arıyorlar.

Adam gibi bir haber almak imkânsız gibi.

Bir yazı yazıyorum,

Avukat Hasan Gürbüz kardeşim okuyup,

Üç defa göz gezdirmeden gazeteye gönderemiyorum.

Küçük bir hata yaparım diye!

Çünkü her gazete gibi benim gazetem ORTADOĞU'DA "ÜLKÜCÜ-MİLLİYETÇİ DURUŞU YÜZÜNDEN hedefte.

Bir yazar kardeşime sadece iktidar partisi tarafında,

35"in üzerinde tazminat ve ağır ceza davası açıldığını söyleyeyim,

Gerisini siz anlayın

Bu şartlarda gönül dostları,

Gazeteciler günümüz KUTLU olur mu?

Dibe vurmuş gazetecilik ancak KUTSUZ olur.

Bir de adına gazeteci dediğimiz,

Gazetecilikte başka her iş yapan onursuz-omurgasız- çapsız kişiler var ki,

Sormayın gitsin.

Mesleğimizi bitiren bu zatları da ALLAH"A havale ediyorum.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız