İstanbul
Parçalı bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

TERÖRLE MÜCADELE BEKÇİYE EMANET(!)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Gözümüz aydın!

Siyasal iktidar,

Terörle mücadelenin en etkili(!)

En sonuç alınacak yöntemini buldu(!)

Artık teröristlerin karşısına,

Mahalle bekçilerimizi çıkarıyoruz.

Her mahalleyi bekçilere zimmetleşeceğiz.

Şaka gibi…

Aslında Mehmet Ağar'ın güzel bir lafı vardı;

"Mahalle arasında,

Bekçilerin düdük sesini özledim" diye.

Bunun anlamı,

Ağar'ın zamamında,

Ve de ondan önceki dönemlerde,

Bekçilerin etkinliğini,

Gördüğü saygıyı,

Ve asayiş mücadelesine verdiği katkıyı gösteriyordu.

Çünkü o zaman terör yoktu.

Teröristler ağır silahlar donatılmamıştı.

Gözlerini kan bürüyen hainler ortalıkta dolaşmıyordu.

Bölücüler yoktu.

En büyük olay, cinayet,

Kız kaçırma, gasp türündeydi.

O zamanlar her karakolda 30 polis varsa,

Bir o kadar da bekçi vardı.

Her mahalle bir iki bekçiye zimmetleşmişti.

Bekçiler vatandaşla iyi ilişki kurup,

Mahalleyi tanıyıp asayişe katkıda bulunuyorlardı.

Terör türü olaylar olmadığından,

Polisler (bu yaşanmış bir olaydır),

Köylünün kaçırılan KARA EŞEĞİNE bile operasyon yapıyordu;

"Eşeğin etrafı sarıldı,

Eşeğin yeri tespit edildi,

Eşek bulundu,

Eşek sahibine teslim edildi" türünden.

Sokakların bekçilere zimmetleşme olayını kim buldu?

Bilmiyorum!

Sanırım fikir Sayın Bakan Efkan Ala'dan çıktı.

Bu dâhiyane(!) fikir,

Güneydoğu'da kanlı katillerin ortalıkta dolaştığı,

Keskin nişancıların cirit attığı,

Her köşenin, kaldırımın ölüm koktuğu,

Ağır silahlı teröristlerin,

Terörist işbirlikçilerin olduğu bir ortamda,

Ne kadar fayda sağlar?

Sadece ve sadece bekçiyi hedef haline getirir o kadar.

Polisin gezemediği,

Askerin gezerken tedirgin olduğu o ortamda,

Bekçi dolaşarak asayişi sağlaya bilir mi?

Bu biraz ucu kapalı ve tehlikeli bir önlem olarak görülüyor.

Zaten MİT adam gibi çalışırsa,

Asker , asker gibi,

Polis, polis gibi,

Korucu, korucu gibi,

Siyasetçi de siyasetçi gibi görevini yaparsa,

Mesele özünden çözülür.

Sokaklar karakollara teslim edilmeli.

Sınırlarımız zaten jandarmaya,

Askere teslim.

Burada bekçiden başka,

Artık gelişen elektronik teknolojisi ile

Görevleri azalan,

Maaşları artan,

Ancak işi çok olmayan muhtarlarla işbirliği yapılabilir.

Muhtar kendi mahallesine gelen giden,

Şüpheli olan,

Mahalleden olmayan yabancıları,

Yeni kayıt yaptıranları.

Askere polise bildirebilir.

Küçük bir güvenlik taramazsı ile bu kişilerin oralara ne amaçla geldiği anlaşılır.

Güvenlik noktaları kurulabilir.

Kır polisleri teşkilatı kurulup,

Kırsal alan bu polislerimize teslim edilebilir.

Özetle dostlar teröristin kol gezdiği bir mahalleyi bekçiye zimmetleşebilirsiniz.

Ancak bu bekçilerimizi teröristler öldürmesin diye

Kime zimmetleşeceğiz(!)

Acaba!

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız