İstanbul
Parçalı bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

AÇILIMIN BEDELİNİ ASKER KANIYLA ÖDÜYOR HATALI KARAR VEREN SİYASETÇİ NE OLACAK?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Akılsız başın cezasını ayaklar çeker derler.

Ancak bu cezayı bu sefer,

Akılsızlar ödemedi.

Maalesef asker ödedi.

Polis ödedi.

Korucular ödedi.

Masum insanlar ödedi.

Ödemeye de devam ediyoruz.

Şu açılım süreciden bahsediyorum.

AKP Hükümeti belki iyi niyetle yola çıktı.

Belki çözerim,

İnsanlarımızın kanı dökülmez dedi.

Ancak hesaplayamadığı bir şey vardı;

"Teröristle pazarlık yapılamayacağı".

Elinde silah olan,

Kan dökmeye alışmış,

Kendi baronluğunu kurmuş.

Otorite sarhoşu olmuş.

İşbirlikçi, Türkiye düşmanı devletlerce,  

Pohpohlanmış, silahlandırılmış.

Güç çılgını olmuş bir örgütle masaya oturulur mu?

Yönetenleri Kandil'de soba başında oturan.

İsviçre bankalarında istiflenmiş,

Kara paraların güvencesi altında yaşayan,

Kanlı terörist elebaşları ile

Pazarlık edilir mi?

Edilmez tabii.

Elinde silah olan.

Emrinde binlerce katil sürüsü olan,

Bu katiller sürüsü bu gücü bırakmak isterler mi?

İstemez tabii.

İşte hükümetin en büyük hatası burada idi.

Elinde silah olan biri ile pazarlık yapılmazdı.

Bunu Stratejistler,

Belki sağduyu sahibi bazı MİT mensupları,

Askeri istihbarat, polis istihbarat yetkilileri,

Hükümete defalarca bildirdiler.

Uyardılar.

Ancak ne Beşir Atalay,

Ne de bu işin muhatabı tepedeki kişiler,

Asla bu uyarıları kaale almadılar.

Bunun adı neydi?

Tabii ki öngörüsüzlük.

Geleceği görememe.

Özetle devlet adamı olamama.

Buna bazı yalaka medya mensupları,

Goygoycu akademisyenler,

Sözde sanal stratejistlerde destek verince,

Ortaya PEMBE bir tablo çıktı.

Kan dökülmeyecek,

Silahlar susacak,

Analar ağlamayacak,

Ülke huzura kavuşacak.

İşte en büyük hata buradaydı.

Bu hatayı PKK müthiş iyi kullandı.

Herkesin gözü önünde,

Güneydoğuyu silahlandırdı.

Cephane yığınağı yaptı,

Savaşa hazırlandı.

VE hükümet bunu gördü.

Yine de görmezden geldi.

Ne zamana kadar?

Yumurta kapıya dayanana kadar.

Ancak atı alan Üsküdar"ı geçmişti.

PKK artık şehirlerde,

BAŞKALDIR-İSYAN hareketini başlatmaya hazırdı.

Siyasetçilerin hatası,

Ülkemizi daha büyük bir belanın içine sokmuştu.

Kan dökülmesin derken,

Daha çok kan akmasının önünü açmışlardı.

Ve siyasetçilerin bu hatasının bedelini,

Maalesef şimdi güvenlik güçlerimiz ödüyor.

Askerimiz şehit oluyor.

Polisimiz şehit oluyor.

Jandarmamız şehit oluyor.

Korucumuz şehit oluyor,

Masum insanlarımız şehit oluyor.

Bunun vebali kimin boynunda?

Tabii AÇILIM denen o UCUBE projeyi geliştirenlerin.

Önlerini göremeyen,

Yanlış kararlar veren siyasetçilerin.

Bence güneydoğu'da dökülen her kanda,

Şehit olan her vatan evladının katlinde,

AKP İktidarının,

Açılım sürecinin aktörlerinin payı vardır.

Çünkü iktidara geldiklerinde verilen şehit sayısı ayda bir iki iken,

Şimdilerde şehit haberi duymadığımız gün olmuyor.

Evet, siyasetçilerimizin hatalarını, vatan evlatları kanı ile bir bedel ödüyor.

Peki, bu hatayı yapan,

PKK'nın bu kadar güçlenip tam bir ölüm makinesi haline gelmesini sağlayan siyasetçilerin

Hali ne olacak?

Onların da hatalı kararlarından dolayı,

Bir bedel ödemeleri gerekmiyor mu!

Cevabını hepimiz biliyoruz

Ama…

"AMASI" var işte.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız