İstanbul
Parçalı az bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Lütfen fişlemeyelim

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Atalarımız,  

Dün söyledikleri ile bugünü anlatmış; 

"Kızgın sirke küpüne zarar verir." 

Ya da; 

"Öfkeyle kalkan zararla oturur." 

Bu sözler ne de güzel anlatıyor,  

Türkiye'yi karıştırmak,  

Batı sofrasına meze yapmak isteyen bir grup sapkının darbe girişimini. 

Ülke, felaketten döndü. 

Çok sayıda şehit ve yaralı verdik. 

Halkın gücü; 

Tankları,  

Uçakları  

Ve tüfekleri ezdi geçti. 

Elbette,  

TSK içindeki kahraman, ülkesini seven, milliyetçi asker ve komutanlar ile polisimiz de hainlerin saf dışı bırakılmasında halkın yanında yer aldı. 

Yenikapı mitingi; 

Liderleri  olduğu kadar,  

Farklı görüşteki insanları birleştirdi. 

Tek bayrak altında, farklılık kayboldu. 

Türkün gücü ortaya çıktı. 

Amerika ve AB bu manzaradan hoşnut kalmadı. 

Ne de olsa 

BOP' da sıra, Türkiye'ye gelmişti. 

Hain darbe girişimi gerçekleşseydi batı mutlu olacaktı. 

Türkiye'yi,  

Arzu ettikleri gibi bölme şansını yakalayacaklardı. 

Olmadı. 

Hevesleri kursaklarında kaldı. 

Atalarımızın dediği gibi; 

Pensilvanya"ki üst aklın kuklası, öfkeyle kalktı, zararla oturdu. 

Kendine sığınacak bir in arıyor. 

ABD ve AB'ye; 

" Beni sınır dışı etmeyin, koruyun" diye yalvarıyor. 

Cumhurbaşkanı ve hükümet darbe girişimi sonrası sert önlemler aldı. 

TSK, yeni bir kimliğe büründü. 

Alınan kararların; 

Yenikapı mitinginde olduğu gibi; 

Muhalefet ile birlikte alınmasında büyük yarar var. 

Ne de olsa; 

Sınırlarımız dışındaki sırtlanlar kan kokusu aldı. 

Orduyu, hainlerden temizleyelim. 

Buna kimsenin itirazı yok. 

Ancak; TSK' ya siyaset bulaştırmayalım. 

Askeri güçsüzleştirmeyelim. 

Aksine, düşmanları kıskandıracak ölçüde güçlendirelim. 

Batıya muhtaç olmadan silahlarımızı kendimiz üretelim. 

Havelsan,  

ASELSAN, gibi gözde kuruluşumuza sinen çakalları temizleyelim. 

Dahası; 

Havelsan'ı dünya şirketi haline getiren eski genel müdürü Faruk Yalman'a itibarını teslim edelim. 

Çetenin hedefinde; UYAP; SEÇSİS; TAKBİS ile çok sayıda askeri ve sivil kritik projeyi hayata geçiren Yarman'ı; görevden alarak Türk Savunma Sanayini sabote etmek vardı. 

Aynen Deniz Kuvvetleri. 

Hava Kuvvetlerinde olduğu gibi. 

Çete amacında başarılı oldu. 

Balyoz davası ile Yarman'ı iki yıl cezaevinde tuttu.  

Türkiye,  

Savunma sanayinde ileri gitmek istiyorsa. 

Batıya muhtaç olmadan kendi sanayisini geliştirmek istiyorsa  Faruk Yarman gibi adamlara ihtiyacı var. 

Aynı şey; 

ASELSAN için de geçerli. 

Tubitak için de geçerli. 

LUT Kavminin helak oluşundan beri kan ile yoğrulan bir coğrafyada güçlü olmak, kendimize yetmek zorundayız. 

15 Temmuz sonrası,  

Dostumuz bir ülke olmadığı gördük. 

TSK,  

Ergenekon,  

Balyoz,  

Kumpas... Gibi iftira davalarla  

Askerlerimizin kafasına çuval geçirilmesine sessiz kalınarak,  

Rus uçağının düşürülmesi ile ORDUMUZ çok yıpratıldı. 

Darbenin gerçekleşmesi halinde,  

PKK'nın Kobani'den Türkiye'ye giriş yapacağı. 

Kıbrıs'ın Rumlar tarafından bir defa daha ilhak edileceği konuşuldu. 

Batı; 

Güçlü Türk ordusu ve 

Güçlü Türk siyasetçi istemiyor. 

Bu nedenle de darbe ile yapamadığını önümüzdeki dönemde ekonomi üzerinde oynayarak yapmayı deneyecektir. 

Girişim sonrası, notumuzun düşürülmesi tesadüf değildir. 

Devamı gelecektir. 

FİŞLEMEYELİM

FETÖ çetesi gücünü fişlemeden almıştı. 

Bugün de aynısı yapılmak isteniyor. 

Hükümetin,  

FETÖ' YE ait okullardan, devlet üniversitelerine ve de vakıf üniversitelerine yerleştirilip,

 Mezun olacak öğrencilerin mezuniyet diplomalarına geldikleri okulları işlemesi de, aynı hatadır. 

Çocuklarımızın geleceğine leke sürmeyelim. 

Onları dışlamayalım. 

Aksine kazanalım. 

Bugün hükümetteki milletvekilleri ve bakanların pek çoğunun çocuğu FETÖ' nün okullarından mezun oldu. 

Çocuklarımız bu okullara tercih sistemi ile girdiler. 

Elbette, FETÖ zihniyetini kabul eden öğrenciler de vardır. 

Ancak,  

Kurunun yanında yaş yakılmasın. 

Kimi çocuk, ailesinin. 

Kimi çocuk, okulun başarı düzeyinden. 

Kimi çocuk, kampüsündan. 

Kimi çocuk; TV reklamlarından....etkilenerek ve de puan durumuna göre bu okulları tercih etti. 

Tepki karar ile 

Gençlerimize FETÖCÜ damgası vurmak,  

Onları dışlamak... 

Yalnızlığa itmek. 

Başkalaştırmak... 

Ve de başarısızlığa itmek olur. 

Bu kararı alanların şapkalarını önüne koyup bir defa daha düşünmelerinde yarar var.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız