İstanbul
Az bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

HAYATIMI KARA KALEMLE ÇİZDİNİZ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bu günlerde ortalık çok karışık.

Adeta toz duman.

Gözaltılar.

Tutuklamalar.

Yakalama kararı çıkartılanlar.

Malına el konulanlar.

Polis,

Jandarma marifetiyle,

Dağda bayırda arananlar.

Suçlu mu?

Suçsuz mu?

Olduğu tam anlaşılmayanlar.

Özetle Cumhuriyet tarihinin en huzursuz, karışık ve de sıkıntılı günlerini yaşıyoruz.

PKK saldırıyor,

Kan döküyor.

İŞİD denen yobaz kanlı örgüt 12 yaşındaki çocukları kullanarak,

Masum sivillerin kanını döküyor.

ABD artık tarafını belli etti.

FETO,

Ve de PKK-PYD yanındayım dedi.

Ülke sanki bir kaosta.

Her dakika bir bomba.

Her dakika bir patlama,

Her dakika bir Mehmetçik kanı DÖKÜLÜYOR,

Şehit haberleri artık sıradanlaştı.

Türkiye ise artık bir cezaevi ülkesi haline geldi.

Cezaevleri tıka basa doldu.

Adalet bakanı af yok demesine rağmen,

Yer kalmadığı için kısa metrajlı bir af bile geldi.

Kimse ne makamından, ne geleceğinden,

Ne de yarınından emin değil.

Düne kadar karşısına çıktığımızda titrediğimiz,

Komutanlar, savcılar, hâkimler şimdi kendilerini tutuklamaya gelen polislerin karşısında KORKU teri döküyorlar.

Aynı Güney'de ki bir ilimizde gerçekleşen bir olay gibi.

Polis ekipleri adliyeye geliyorlar,

Ellerinde bir liste başsavcının odasına giriyorlar,

"Listede FETO ila bağlantılı olduğunuza dair suç isnadı ve de adınız var.

Sizi gözaltına alıyoruz" derler.

Savcı itiraz ediyor;

Ben vatanını seven milliyetçi, cumhuriyetçi bir Cumhuriyet Savcısıyım" der.

Cevap nettir;

"Zamanında FETO dershanelerinde eğitim görmüşsünüz.

Savcı bu sözler üzerine duraksıyor, yıllar öncesi gözlerinin önünden geçiyor.

Bu yıllar öncesi de ifadesine şöyle yansıyor;

"Çok fakir bir ailenin çocuğuydum. Evimizin üç tavuğu bir horozu vardı.

Kardeşimle yumurtayı erken kapmak için tavukların başında bekliyorduk

Okulda başarılıydım. Babam beni okutabilmek için kendi işinin dışında, tarlada yevmiye ile çalışarak ırgatlık bile yapıyordu.

Lise ikinci sınıfta hukukçu olmayı kafama koymuştum.

Ancak üniversiteyi kesin kazanabilmem için ek ders ek bilgi de almam gerekiyordu.

O zaman ilimizde iki dershane vardı biri Final dershaneleri ki çok pahalıydı.

Diğeri de FEM Dershaneleri.

Babam gitmiş durumumuzu anlatarak Fem Dershanelerinden iyi bir indirim almış,

Taksitte yaptırarak beni oraya yazdırmış.

Ama bu dershanelerin üzerinde FETÖCÜ yazmıyormuş(!)

Parasını ödedik ve hakikaten iyi bir eğitim alarak hukuk fakültesini kazandım.

Şimdi bu dershanede bulunmam beni FETÖ'cü yaptı?

Hayatımı kararttı, mesleğim, çürüttüğüm dirsek kara kalemle çizildi.

Söyleyin Allah Aşkına benim nerem FETÖ CÜ?

Nerem Terör örgütü mensubu?".

Hakikaten soruyoruz, başka bir bağlantısı yoksa bu başsavcımızın suçu ne?

Sadece iki yıl bu dershanelerde okumak mı?

Eğer öyleyse kabinede 15 yıl görev yapan milletvekili, bakan, bürokrat, belediye başkanı,

Üst düzey yetkili, AKP mensubu, hatta muhalefet vekillerinin, kişilerin geçmişleri araştırılsın.

O kadar çok bu okullarda okuyan öğrenim gören dershanelerini tercih eden adam çıkacak ki,

Dudaklarınız uçuklayacak.

Şimdi onlar da mı?

Feto mensubu olacak!

Onlar da mı?

Tutuklanacak.

Aman Sayın yönetenlerimiz kurunun yanında yaşın da yanmamasına dikkat edin.

Kaş yaparken lütfen göz çıkarmayın…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız