İstanbul
Az bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

RÜZGÂRIN OĞLU "RÜZGAR" ARTIK ARAMIZDA

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Yirmi yıldır görmediğim,

Özlediğim kadim bir dost bir ağabeyle birlikteyim.

Eski İstanbul Trafik Şube Müdürü Şevket Ayaz.

Şevket Ayaz'ın, son görev yeri,

Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı.

Laflıyoruz, hasret gideriyoruz.

Muhabbet arasında toplumumuzu,

Kamuoyumuzu çok meşgul eden,

Rüzgar Çetin olayını soruyorum.

Net bir cevap veriyor;

"İnsanlara ehliyet vermeden önce,

Adam olmayı öğretmek gerek" diyor.

Aslında emekli emniyet genel müdürümüzün söylediği söz,

Olayı özetliyor.

Başka lafa bile gerek yok türünde.

Adam rüzgâr gibi kafayı çekti.

Rüzgâr gibi geldi.

Rüzgâr gibi arabaların arasına daldı.

Rüzgâr gibi bir insanımızı katletti.

Bir insanımızı yaraladı.

Rüzgâr gibi cezaevine girdi.

Ve de en önemlisi,

Rüzgâr gibi cezaevinden çıktı.

Ve şu anda toplumumuzun fenomeni.

Toplumsal vicdanımızın kapı gıcırtısı.

Kanunların sorgulanmasına,

Hukuk davaların vicdani olarak irdelenmesine sebep oldu.

Bakıyorsunuz,

Rüzgar Çetin"in 28'e yakın trafik suçu işlediğine dair,

İddialar var. Bir kaza yapıyor.

Hukukçuların deyimine göre bu davanın cezası,

2 yıl ile 20 yıl arasında.

Cezayı artırıcı faktörlere göre(aşırı hız, alkol, daha önce bu suçu işleme) ,

Ceza miktarı artabiliyor.

Dava görülüyor,

Ve bu arkadaşımız,

En alt sınırdan bir ceza ile işi yırtıyor.

Tabii bu ceza toplumsal vicdanda kabul görmüyor.

Eleştiriliyor.

Kanunlar sorgulanıyor.

Parası olan,

Ceza yatmaz mantığı dillerde dolaşıyor.

Özetle TÜRK toplumu bu cezayı hazmedemiyor.

Şimdi Rüzgar kardeşimiz aramızda.

Bir süre sonra ehliyetini geri alacak.

Arabasına binecek.

Yine trafikte olacak.

Yine potansiyel tehlike olarak aramıza katılacak.

Arkasında yakınları olunca,

Yine kendini Fantom pilotu gibi görecek.

Belki de yeni kazaların sebebi olacak.

Kötü olan nokta,

Türk hukuk sisteminde trafik kazalarına verilen cezalar.

Bu sadece Rüzgar için değil.

Tüm kaza yapan trafik canavarları için geçerli.

İnsan öldürmenin en kolay yolu,

En güvenli yolu trafik kazası yapmak.

Bilerek isteyerek tasarlayarak bir adam öldürsen,

MÜHEBBET yersin.

Ama bir trafik kazası yaparsan,

Alkollü, son sürat, bir trafik kazası yaparsan,

Ve sonuçta insan canına kıyarsan,

Böyle 6 ayla kurtulursun.

İnsan canını almanın en ucuz yolu,

Ülkemizde görünen o ki trafik kazası yapmak.

Çek şarabı rakıyı,

Bas gaza,

Katlet insanları.

Üç beş ayla kurtul.

Böyle bir şey var mı?

ABD"de olsan,

Cinayetten yargılanır gibi yargılanırsın.

Ama Türkiye"de insan hayatı UCUZ olduğu için,

Kanunları da aynı yönde mi?

Yapmışlar ne!

Ve Rüzgar kardeşimizin kazasından sonra,

ŞİKÂYET dilekçesini çeken aileler.

İnsan hayatının PARA karşılığı,

Bu kadar ucuz şekilde müzayedeye çıkarıldığını bize gösterdiler.

Onlara teşekkür(!) ediyoruz.

Ama merak ediyorum?

O toprağın altına giren şehit olan,

Polis kardeşimiz bu işe ne diyordur?

Eminim ruhu rahat değildir,

kemikleri sızlıyordur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız