İstanbul
Az bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

ONLAR ALLAH YOLUNDA DEĞİL "AKÇELİ" İŞLER PEŞİNDE

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Ne güzel demiş,

Ulu önderimiz ATATÜRK;

"Din gibi temiz bir Duygu,

Politika gibi, kirli oyunlara,

Alet edilemez.

Din, ait olduğu yerde,

Temiz vicdan sahnesinde,

Yaşanmalıdır."

Ulu önder ATATÜRK'ÜN,

Din bezirgânları tarafından,

Dinini temiz şekilde yaşayan Müslümanlar tarafından değil de,

Dini siyasete alet eden şürekâ tarafından en çok eleştirilen,

İcraatı,

Dini siyasetten ayırmak,

Yani LAİK sistemi getirmekti.

Ve de tekke zaviye tarikat cemaat gibi,

Oluşumları kapatmak olmuştu.

Bunu, YÜCE dinimizin, din bezirgânları tarafından yozlaştırılmasını önlemek için yapmıştı.

Geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğu,

Yüce dinimizi bu tür,

Din yolunda kurulduğu halde,

Dinimizin yüceliğini, değerlerini,

Güzellikleri yayma,

Tanıtma görevi olduğu halde,

Başka mecralara yelken açan bu tür oluşumların,

Toplumumuza zarar verir hala geldiği görülmüştür.

Özetle dostlar dini yaymak için,

Dinimizi insanlarımıza anlatmak için kurulan,

Allah yolunda çalışması gereken bu tür kuruluşların,

Allah yolu hariç,

Her YOLDA(!) oldukları son FETO kalkışmasında görülmüştür.

Allah yolunda kurulan,

Dinimizin ulvi değerlerini kullanan bu tür kuruluşların,

İcraatta dinimiz hariç,

Her tür faaliyetin içine girmişlerdir,

Cemaatin, tarikatın,

Banka sahibi olması,

AVM sahibi olması,

Okul sahibi olması,

Finans işinde olması,

Devletin altını oyacak okullar kurması,

DİNİ kullanarak insanları SÖMÜRMESİ,

Türünde işlerle uğraşması,

Ana görevleri ile çelişmektedir.

Yüce dinimiz kullanılarak,

İnsanlarımızın cebindeki üç beş kuruş alınmakta,

Cennet, huri, öbür dünya havuçları ile insanlarımız,

Hem beyinleri yıkanarak,

Hem de cepleri boşaltılarak dolandırılmaktadır.

Bunu sadece bu oluşumlar yapmamakta,

Siyasi oluşumlarda bu mecradan beslenmektedir.

Sonuçta yüce dinimiz şu andaki imajı ile

İnsanlarımızın gözünde,

Dünyanın gözünde,

İçinde ki olumsuz öğelerle anılmaktadır.

Bu sebeple,

Bu tür tekke zaviye, cemaat, tarikat türündeki kuruluşlar,

Ya kapatılmalı,

Ya da görev alanları belirlenmeli,

Islah edilmelidirler.

Bu konuda Vakıflar Genel Müdürlüğüne büyük görev düşmektedir.

Dinimizi yaymak için güzelliklerini göstermek için,

Ortaya çıkan bir kuruluş,

Banka kurmamalı,

Devlet işlerine burnunu sokmamalı,

Devletimiz aleyhinde zararlı faaliyetlerde bulunmamalı,

AKÇELİ işlerden uzak durmalıdır.

Tamam, FETO ile mücadele ediyoruz.

İyi de ediyoruz.

Çünkü bu cemaatin ne yapmak istediği,

Son darbe girişimi ile ortaya çıkmıştır.

Peki diğer cemaatler,

Tarikatlar!

Onların durumlu ne olacak?

Hükümet senin tarikatın kötüdür,

Benim tarikatım cemaatim iyidir,

Diyerek çelişkili bir görüntüde ısrar mı?

Edecek!

Bu yanlıştır.

Herkes işini yapacak,

Adam kendine verilen görevin dışına mı?

Çıktı!

Hemen kapısına kilidi vuracaksın.

Veya belirli cezalarla bu tür faaliyetlerde bulunmasını engelleyeceksin.

Peki, tarihsel süreçte Menderes, Demirel, Evren dâhil,

Partiler siyasi iktidarlar, darbeciler,

Bunu yapabildiler mi?

Ne gezer!

Bu tür dini oluşumlar şimdiki iktidar dâhil,

Hep arka bahçe olarak kullanılmış,

Buralardan beslenilmiş, siyasi ikbal için arkalarında durmalarına müsaade edilmiştir.

Sonuçta bu noktaya gelmişiz.

Bir cemaat devleti silah yolu ile yıkma noktasına gelerek,

Milyarlarca dolarlık bir gücün sahibi olmuştur.

Bu gücü de maalesef siyasi iktidarların içine sızarak yapmıştır.

Özetle dostlar siyasetçiler,

Dinimizin yücelmesinin önünde engel olan,

Bu tür oluşumları,

Benim tarikatın iyidir,

Senin tarikatın kötüdür,

Benim cemaatim iyidir,

Senin ki kötüdür söylemin bir kenara bırakıp,

Radikal kararlar almalı.

Bu tür oluşumları ya kapatmalı,

Ya da faaliyet alanlarını belirlemelidir.

Yoksa yarın bir başka cemaat çıkar,

Bir başka seçilmiş hükümeti yıkmaya kalkar.

Aynı şeyleri yine baştan yaşarız.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız