İstanbul
Az bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

BU YALANCI EFE, DANSÖZÜ BİLE KISKANDIRIYOR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Yok, böyle bir dans.

Seyretmek insanı tiksindiriyor. 

Birbirlerine sarılarak pistte dolanan çiftler mide bulandırıyor. 

Bu ilişkiyi adlandırmak mümkün değil. 

Heteroseksüel değil. 

Homoseksüel değil. 

Biseksüel değil. 

Çiftlerin fantezisi; 

Ölüm.... 

Yüz binlerce masum insanı kanı üzerinde raks etmeye doyamıyorlar. 

Hani;" swinger" olan eş değiştirme partileri de çiftlerin vazgeçilmezi. 

Bir dönemin Dallas'ı gibi; 

Kimin eli, kimin cebinde belli değil. 

Bu günlerde pistlerin değişmez damı; 

Irak Başbakanı. 

Amerika ile dans ederken,  

İngiltere'nin kollarına atlıyor. 

Fransa'nın göğsüne yaslanıyor. 

Almanya ile ayakları yerden kesiliyor. 

30'dan fazla ülke ile flört ediyor. 

Kan çeker  derler ya,  

Son kavalyesi İran'la dansı baş döndürüyor. 

Kavalyesinden öylesine zevk alıyor ki; 

Onun ağzı ile konuşuyor. 

Onun isteğine göre hareket ediyor. 

Daha dün; 

IŞİD teröristlerini görünce arkasına bakmadan topuklayarak Musul'u terk eden yalancı efe; 

Yeni kavalyesine güvenip efeleniyor. 

X

Ortadoğu'da dans sevenler; 

Irak'a; Saddam Hüseyin'e ya da,  

Irak halkına sorarak mı? Girdiler! 

Milyonlarca insanın ölümüne,  

Milyonlarca insanın yaralanmasına,  

Milyonlarca insanın göç etmesine. 

Ülkenin parçalanmasına,  

Teröristlerin Irak topraklarını ve zenginliğini paylaşmasına kim sebep oldu?

Bugün,  

"Musul'u IŞİD'den kurtarma operasyonu" adı altında Irak'a giren ülkeler. 

Yani; 

Irak Başbakanı'nın kucaklarına oturduğu 30'dan fazla ülke,

Sormak lazım dansöze; 

IŞİD'in, Musul'u işgal etmesi, dans ettiği ülkelerin bir oyunu değil miydi? 

Sormak lazım dansöze; 

Dans ettiğin liderler,  

Bugün çok kolay ezdikleri teröristlerin Musul'u işgaline neden göz yumdular!

Sormak lazım dansöze  

Kollarını açtığı liderler, Musul'u kurtarmak için neden bu kadar uzun süre beklediler!

Var mı bir cevabı? 

Yok!

Zira, dansöz,  

Gerçekte bir kukla. 

Amerika'nın. 

Almanya'nın. 

İngiltere'nin 

Fransa'nın. 

İran'ın. 

Ve de diğer ülkelerin oyuncağı.

 Biraz aklı olan. Biraz tarih bilgisi olan.

 Biraz da gelişmeleri takip eden; 

Irak'ı ve Suriye'yi bölmek. 

Ortadoğu haritasını İsrail adına değiştirmek isteyen Amerika ve batılı ülkelerin, IŞİD'i bu amaçla kullandığını.

 Dinle alakası olmayan. 

İslamiyet'in,  Dünyadaki Müslümanlığın yayılmasına engel olmak,

 Hıristiyanlığı dünyaya egemen kılmak için araç olarak kullanan IŞID'in

 Ortadoğu coğrafyasında efendilerinin arzularını yerine getirerek vahşet sergilediklerini,  

Bir taşla iki değil, Pek çok kuş vurduklarını herkes biliyor.

Bilmeyen; Irak Başbakanı. 

IŞİD; 

Emperyal güçlerin kullandığı bir terör örgütü. 

Musul'dan görevleri bittiği için savaşmadan geri çekilecek. 

Suriye'de ise; 

istedikleri için değil; 

Türk silahlı güçleri ve Özgür Suriye Ordusu ile baş edemedikleri için çekiliyor. 

Musul'a savaşan batı; 

IŞİD'e kaçması için açık kapı bırakıyor. 

Amaç; 

Irak'da görevi biten teröristleri Suriye ve Türkiye sınırlarına yöneltmek. 

Oradaki savaşı kızıştırmak. 

X

Türkiye, Musul'da istenmiyor. 

İstemeyen belli; 

Stratejik düşman ABD.

İlginç olan; 

Bunu dansözün dile getirmesi. 

Efendilerinin ağzından ahkâm kesmesi. 

Peki, Türkiye ne yapıyor; 

Musul'u havadan vuruyor. 

Böylece, ağzına bir parmak bal çalınıyor. 

-Sen karadan gelme, havadan bir iki atış yap, yeter deniyor. 

Girdiği topraklarda IŞİD benzeri katliam yapan 

İranlı askeri çetelere karışan yok. 

Aksine mezhep savaşı başlatmak için bu çeteler ön planda tutuluyor. 

Musul'un birkaç parçaya bölünmesi için,  

Sünni-Şii savaşı gerekiyor. 

Musul'un yüzde 80'i Sünni. 

İranlı çeteler ise Şii. 

Sloganları " Hüseyin'in kanını yerde koymayacağız". 

Çeteler halen 1400'lü yıllara takılı kalmış. 

Bu nedenle de Sünni katliamı olmasını engellemek isteyen Türkiye; 

NATO üyesi olmasına,  

Afganistan'daki savaşa asker göndermesine,  

Kosova'daki savaşa asker göndermesine,  

NATO ya da Birleşmiş milletler tarafından savaşılan, kaos olan ülkelere asker göndermesi istendiğinde, asker göndermesine rağmen,  

Irak'a istenmiyor. 

Çünkü 

Kan üzerinde dans edenlerin,  

Kollardan kollara koşan dansözün amacı,  

Irak'ta barış değil,  

Yeni bir kaos oluşması. 

Ahmet Davutoğlu'nun,  

Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlığı döneminde 

Dış politikasında yanlış üzerine yanlış yapan Türkiye'nin işi çok zor. 

Öncelikle; 

Güvenilirliğini,  

İnandırıcılığını 

Caydırıcı gücünü kaybetti. 

Amerika tezgâhı FETÖ darbeleri ile TSK zayıfladı. 

Dostu kalmadı. 

Bir yanlış yapmaya dahi gücü kalmadığı,  

Musul derken Diyarbakır'ı kaybetmemek için 

Bugünden itibaren her adımını bir değil üç defa düşünerek atmalı. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız