İstanbul
Az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

HANİ GAZETECİ KAMU GÖREVİ YAPIYORDU(!)

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Zamanın yönetenleri,

Akil insanları oturup karar verdiler.

Konu başlıkları gazetecilerdi.

Gazetecilerin haber takip ederken,

Vatandaşı, halkımızı bilgilendirirken,

Çok saldırıya uğradığını,

Savaşlarda çatışmalarda en çok zayiatın gazeteci kesiminde olduğunu dikkate alarak,

Hiç olmazsa kendisini korusun diye,

Sarı basın kartı meslekdaşlarımıza,

SİLAH TAŞIMA RUHSATINI verme kararı aldılar.

İyi de yaptılar!

Buraya kadar her şey güzel.

Ancak ŞEYTAN ayrıntıda gizlidir derler.

Ayrıntıya girdiğimizde,

Kazın ayağının hiçte öyle olmadığını görüyoruz.

Bu ayrıntıyı ruhsat için ödenen yüklü parada,

Ve de ruhsat almak için ileri sürülen koşullarda-BÖROKRASİDE görüyoruz.

Adam gazeteci. Öyle büyük paraları, yatları katları yok.

Bir basın emekçisi.

Para verip aldığı silahta bütçesine göre.

Bin liralık, iki bin liralık bir silah.

Yani çakaralmaz türünde.

Bu silahın 5 yılda bir ruhsat yenilemesi yapılıyor.

İşte meselenin can alıcı noktası burada.

Silahın EDERİ bin lira, sıkı durun,

Ruhsat için maliyeye ödenecek para 3, 5 lira kadar.

Sağlık raporu çıkartılacak.

Oraya da bir 300 lira bayılıyorsun.

Al sana bir maliyet daha.

Daha bitmedi,

Bir de emniyete KART parası olarak yatırılan bir miktar var.

Onu da üzerine koyduğunuzda,

4 ile 5 bin lira arasında bir rakam tutuyor.

Trajik komik bir şey.

Silahının ederi bin lira,

Ruhsata ödenen para 5 bin lira.

İnsanını diyesi geliyor;

"Hani gazeteci kamu görevi yapıyordu.

Kamu görevi yapan birinden böyle bir para alınır mı?

Kamu görevi yapan bu haber emekçilerimizden,

Bu parayı almak hak mıdır? Hukuk mudur, reva mıdır?".

Ve bu para gazetecileri silah taşımaktan da bezdirdi.

Çoğu gazeteci silahını 1, 3 liralık daha az bir harç ödedikleri için,

Bulundurma ruhsatına çevirdi.

Ve gazetecinin kendini koruması için,

Devletçe verilen taşıma ruhsatının da bir anlama kalmadı gibi.

HANİ BÜROKRASI YOKTU?

Ha, olay bu kadarla da bitmiyor.

Taşıma ruhsatını alacak,

Ya da bu ruhsatını yenileyecek kişilerden istenen,

Bir sürü bürokratik işlem var.

Mesela tam teşekküllü hastaneden 6 kalemlik sağlık raporu isteniyor.

Devlet hastanelerinin durumu ortada.

Bu raporu almak için hastaneden her bolüm için kuyruğa girmeniz lazım.

Her kuyrukta asgari 30 kişi var.

Bekleme süresi en az bir saat.

Altı bölüm olduğunu dikkate alırsanız,

Hastanede 6-8 saat beklemeniz gerekiyor.

Bir eziyet ki sormayın gitsin.

Bitti mi?

Hayır bitmedi.

Durun dahası var.

Bu yıl devlet yeni bir uygulama eklemiş ruhsat zadelere.

Vergi dairesinde, vergi borcu yoktur yazısı.

Biz vatandaş olarak E Devlete giriyoruz,

Orada;

"Vergi borcu yoktur ibaresi  "NAL" gibi çıkıyor".

Vergi dairesinin bizim gördüğümüzü görememesi ilginç!

Gazeteci vergi dairesine, vergi borcu yoktur yazısını almak için müracaat ediyor.

Sicil memuru yerinde yok.

Bilmem ne memuru yerinde yok.

Memurlarda bir rahatlık ki sormayın,

Çay kahve neskafe gırla.

Bir şey soruyorsun, memur yüzüne bakmadan elini TOKAT gibi yapıp işaret ediyor:

"Dur bekle"

Müracaatın alınıyor,

Akıbetini soruyorsun, verilen cevap bürokrasinin hala insanımız için bir illet olduğunun ipuçlarını veriyor;

"Öyle hemen evrak almak yok.

Ankara onaylayacak, Taşıtlar bilmem ne dairesi onaylayacak,

Düzce onaylayacak, bilmem neresi onaylayacak.

Sonra evrakını alacaksınız.

Bak yanında ki arkadaş sabahtan beri bekliyor"

Ve gazetecilerle ilgilenen memurun serzenişlere,

Kulağa eğilerek cevap veriyor;

"Burada çalışanların yüzde 60'ı gönülden cefakârca hizmet veriyor.

Yüzde 40'da çay kahve içerek klasik memur hüviyetindeler.

Ve çalışmaları aksatıyorlar.

Bunları postalamak lazım.

O zaman vergi dairesi işlerlik kazanır"

Durum böyle dostlar.

Silah ruhsatı alacak Sevgili meslektaşlarımıza,

Ve de bize kendimizi korumamız(!) için silah veren,

Ancak daha sonra bunu gazetecinin eziyetle soyulması haline getiren yönetenlerimize duyurulur.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız