İstanbul
Az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

LA HAVLE… ALLAH BUNLARI BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Annemizin,

Hafif bükülmüş beli,

Vücudunu zor taşıyan ayakları

Yaş olarak 80'lere doğru,

Yelken açtığını gösteriyor.

Yer Tozkoparan.

Aylardan Nisan,

Günlerden Cumartesi.

Semt pazarının kurulduğu gün.

Pazarın hemen girişinde de bir market var.

Marketin ana kuruluş amacı,

Semt pazarına giden vatandaşları,

Cazip sebze-meyve-et fiyatları ile cezp etmek,

Alışverişi kendilerinden yapmalarını sağlamak.

Annemiz Pazarı gezmiş, fiyatları öğrenmiş,

Markete doğru ilerliyor.

Market fiyatlarını da merak ettiği belli…

Adımları, ayaklarının artık gövdesini taşıyamayacak dereceye geldiğini gösteriyor.

Sarsak sarsak ilerleyip,

Market tezgâhların önünde durdu.

Elinde sıkı sıkıya tuttuğu,

Kırmızı bir cüzdan var.

Cüzdan biraz eski püskü.

Biraz değil bayağı eski.

Belli ki annemizin yıllarla mücadelesine,

Cüzdanı da dayanamamış.

Birlikte eskimişler.

Ama cüzdan çok kıymetli.

Annemiz onu öyle sıkı ve de göğsüne yakın tutuyor ki,

İçinde üç beş kuruş değerli.

Emekli parası olduğu belli.

Yaşlı kadın önce sebze reyonlarını gezdi.

Sivri biberin 10 lira,

Salkım domatesin 9 lira,

Salatalığın 6, 5 lira,

Taze fasulyenin 15 lira olduğunu görünce,

Sinirlendi.

Sonra meyve reyonuna doğru ilerledi

Orada da durum farklı değildi.

Portakal 4, 5 lira,

Elma 4 lira,

Muz 10 lira,

Avakado7.5 lira,

Ispanak 4 lira.

Emekli annemizin belli ki sinirlenmişti.

Yüzünün gerilmesi,

Kızarması kanın beynine hücum ettiğinin bir göstergesiydi.

Meyve reyonunu da geride bırakıp,

Et reyonunun önünde durdu,

Sadece bakıyordu;

Pirzola 68 lira,

Biftek 65 lira,

Kuzu but 50 lira.

Antrkot 59 lira.

Fiyatlara inanamıyor gibi bir daha baktı.

Ve bir şey almadan dışarı çıktı.

Sonra,

Sonrası,

La Havle(ya sabır) çekerek,

Ellerini yukarıya ALLAH'A doğru kaldırdı.

Belli ki artık Allah'tan başka,

Medet umacağı kimse kalmamıştı,

Kendi kendine söylenmeye başladı;

"Bakan söyledi,

Hani et ucuzlayacaktı?

Bunlar ucuzlatacağına zam yapmışlar zam.

Yaz geldi.

Nisan aylının ortası.

Bu sebzenin,

Meyvenin ucuzlaması gerekmez mi?

Bu kadar yüksek fiyatlardan,

Bu emekli maaşı ile biz nasıl?

Evimize bir şeyler götüreceğiz, geçineceğiz?

Nasıl karnımız doyacak?

Bu fiyatları denetleyecek,

Bu kadar pahalı sebze meyve eti bize satan,

Kişilerin kafasına basacak,

Bir dakika diyecek bir,

Vatan evladı,

Allah'ın kulu bir yöneticimiz yok mu?"

Durum bu gönül dostları.

Aracıların eline düşmüş,

Onların insafına kalmış,

Bir İSTANBUL ile karşı karşıyayız.

Serbest düzende birileri ki onlara ARACI-marketçi, simsar, taşeron diyorlar.

KORKUNÇ karlar ediyorlar.

Ve konuşmaktan başka bir işe yaramayan birileri,

Bunları cezalandırmak yerine,

Sadece ekran karşısına geçip boş laflarla siyaset yapıyorlar.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız