İstanbul
Az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

BÖYLE ADALETE CAN KURBAN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Devlet nedir?

Bizim her şeyimiz.

Devlet babamız

Anamız,

Namusumuz.

Devlet olmayınca,

Vatan olmayınca,

Millet olmayınca,

Doğal olarak ta bizim bir hükmümüz kalmaz,

Biz de olmayız.

Devlet ne için var?

Vatandaşı için,

Tebası için,

İnsanları için var.

Peki, bu uygulamada böyle mi?

Biz DEVLET BABA diyerek güvenimizin sınırsız bir şekilde belirtiriz.

Ancak uygulamada öyle şeyler oluyor ki,

İnanılması bile güç.

Ve şu söz; "Devlet alacağına şahin, borcuna karga" ifadesi hakikaten doğru mu?

Diye insanını düşündürüyor!

Konu başlığımız bir kooperatif.

15000 yakın üyesi ile

Türkiye'nin en büyük kooperatifi.

Ve bu kooperatif tam 31 yıldır bir türlü faaliyetini tamamlayamadı.

Neden mi?

Anlatayım…

Zamanın Büyükçekmece Belediye Başkanı Ali Cebi,

Gariban, fakir fukara vatandaşı,

Ucuz bedelle arsa sahibi yapmak için,

Büyük bir organizasyona imza attı.

Cüzi bir ücret karşılığında,

Büyükçekmece de oturan,

Veya durumu iyi olmayan vatandaşlara YAKUPLU Beldesinde arsa tahsis belgesi verdi.

Ve Yakuplu'nun ileride büyük bir ilçe olacağını,

Buradaki yapılaşma ile bu arsa sahiplerinin mutlu olacağını anlattı.

Bir kooperatif kurdular.

Kooperatifin başına da başkanın, yeğeni olan Halil Mercanlı geçti.

Arsaların parselasyonu yapıldı.

Aidatları ödendi.

Bütün masrafları karşılandı.

Herkes mutlu,

Bir süre sonra insanları büyük bir kısmı arsalarının tapusunu alıp,

Üzerine ev yaptı.

Ancak bir de belediyelerce, hazinece mağdur edilen  arsa zade yaklaşık 800 kişilik bir kesim vardı.

Yakuplu bölgesi Büyükçekmece'den ayrılıp,

Beylikdüzü belediyesine geçince,

Bu kesimin mağduriyet süreci başladı.

Yasaya göre, belediyece verilen tahsisli arsaların,

Hazine devri kooperatife yapılmadı.

Daha doğrusu zamanın Yakuplu belediyesi,

"Bu iş benim işim değil" diyerek konu ile ilgilenmedi.

Belediye ilgilenmeyince de kooperatif ortada kaldı.

Kooperatif üyeleri yasal olarak hak sahibi.

Ancak arsalar hazinenin.

Bu devrin yapılması gerekiyor,

Bu iş belediyenin işi, ancak belediye ilgilenmiyor.

Bu süreci kendisilerine namus meselesi yapan,

İnsanların mağdur olmamamsı için çaba gösteren,

Ali Cebi'nin yeğenleri Halil Mercanlı ve şimdiki kooperatif başkanı Emre Mercanlı hükümetten çalmadık kapı bırakmadılar.

Hayati Yazıoğlu'na gittiler.

Rahmetli Kemal Unakıtan'ın kapısını çaldılar.

Sonuç alamadılar.

En son Unakıtan;

"Ne uğraşıyorsunuz. Siz sonuna kadar haklısınız.

Açın davayı kendinizi kurtarın" türünde yol gösterdi.

Ve kooperatif Başkanı Emre Mercanlı da bu yolu izledi. 

Hazine ve belediyeye davayı açtı.

Olay yargıya taşında.

VE o mahkeme süreci tam, sıkı durun tam "11 SENE" sürdü.

Yine de, Allah o YARGIDAN razı olsun.

Mahkeme,

Haksızlığa.

Hukuksuzluğa,

"Bir dakika" diyerek;

"DUR" dedi.

Ve yapılan uygulamanın hukuksuz olduğunu,

Kooperatif hak sahiplerinin mağdur edildiğini ne karar verdi.

Ve arsalar tekrar sahiplerine,

Yani kooperatife geri verildi.

Ancak bu hukuk sürecinin,

Bu haksız mağduriyet sürecinin,

O fakir olduğu için arsa dağıtılan,

Vatandaşlara bir bedeli oldu.

Arsanın şimdiki belediyede ki RAYİÇ değeri üzerinde,

Avukata ve de mahkemelere ödenecek,

Kişi başı 45 bin liralık bin MASRAF çıktı.

Hukuksuz olarak haksız yere hak sahiplerinin cebinden çıkacak bir para bu.

Yani garibansın bir arsayı yok halinle alıyorsun.

Belediyenin ilgisizliği,

Hazinenin diretmesi ile arsan elinde alınma noktasına geliyor.

Adalet devlete DUR diyor.

Senin hakkını teslim ediyor.

Ancak yapılan bu hukuksuzluğun bedelini,

Yapılan bu beceriksizlikler manzumesinin külfetini,

Hatayı yapanlar ödeyeceğine,

Yine gariban VATANDAŞ ödüyor.

Nerede kaldı devletin devamlılığı,

Nerede kaldı devletin vatandaşını koruma kanunları.

Devletin temel görevi vatandaşın,

Hakkını hukukunu ve de anayasal koruma altında olan,

Tapusunu, malını mülkünü, taşınmazını korumaktır.

Görünen o ki,

Koruyamamış

Bunu aslında devletle de çok bağdaştırmamak gerekir,

Bunu iş bilmez yol bilmez yordam bilmez bazı belediye çalışanlarını,

Başkanlarını,

İnsanları mağdur eden bu tür devlet bürokratlarını suçlamak gerek.

Ve yaptıkları bu tür hukuksuz-bilgisiz vurdumduymaz uygulamaların ceremesini,

Yani toplam 50 milyonluk bir bedeli onlardan almak gerekir.

Gerekir ki bir daha böyle kul hakkı yetim hakkı,

Barındıran işlemlerde dikkatli olsunlar,

Vatandaşlarını mağdur etmesinler.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız