İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

VANDALLARIN ORMANDA MANGAL KEYFİ!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bir yaz mevsimi daha geride kaldı.

Bu yaza iki dini bayram sıkıştırdık. 

Turizmciler, yerli turist sayesinde biraz nefes aldı. 

Her tatilde olduğu gibi, bu  yaz da  aynı görüntüler vardı. 

Trafik kazaları. 

Vahşi kurban kesme: 

Cadde ve sokaklarda dana kovalama,  

Acemi kasapların kendilerini kesme sahneleri. 

Ülkemizin tüm sahil şeritlerinde bu sahneler az çok yaşandı. 

Çok görülen sahneler ise; her zaman ki gibi mangalcılardı. 

Neredeyse tüm koylarda mangallar yakıldı. 

Kimi; tedbirli davrandı. 

Yanında getirdiği mangalı, denize yakın tutuşturdu. 

Kimi; olduğu gibi davranıp, orman kenarında yaktı mangalı. 

Göğe yükselen dumanlar,  

Mangal mı orman mı yanıyor diye insanı düşündürdü. 

Orman ekipleri,  

Bayram boyunca piknik alanlarını dolaştı. 

Mangalcıları uyardı! 

X

Bodrum"da bir koyda mangal kültürümüzün ne kadar yaygın ve de vazgeçilmez olduğuna bizzat tanıklık ettim. 

Koy;  bu güzide tatil yöremizde

Cennetten bir köşe. 

Deniz; 

Akvaryumdan berrak. 

Maviyi, yeşillikler kucaklamış gibi. 

Koya,  

Sabah saatlerinde serin sularında kulaç atmak isteyenler geliyor. 

Öğle saatlerinde mangalcıların gelişiyle ortalık karışıyor. 

Her aile en az 15-20 kişi. 

Büyüklerin ellerinde çocukların şişme botları. 

Can yelekleri. 

Mangal. 

Kömür. 

Buz torbaları. 

Ve menünün değişmezi tavuk kanatlar, var. 

Aileler,  

Orman kenarlarına,  

Ağaç gölgelerine seriyorlar yaygılarını. 

Çocuklar avaz avaz kıyıyı işgal ediyor. 

Bir süre sonra çocuk sesi tüm koya hâkim oluyor. 

Erkekler,  

İlk olarak küçük çocuklara iki ağaç arası salıncak kuruyor. 

İnce dallar her sallanmada acı iniltiler çıkarıyor. 

Büyükler de çocuklaşıp, salıncak keyfini tadıyor! 

Denizdeki ilk fasıl bitince çocuklar annelerinin verdiği,  

Cips,  

Çikolata,  

Şekerleme... İle dönüyorlar deniz kenarına. 

Bir süre sonra koy; 

Naylon torba,  

Islak mendil,  

Çocuk bezi,  

Yiyecek paketleri ile renkleniyor. 

Akşama doğru,  

Büyükler mangal için, orman dibinde ateş yakıyor. 

Kimileri de ormanın içinde ağaç altlarında. 

Kömürü az olanlar, dalları kırıyor. 

Koy,  

8-10 ayrı yerde yakılan mangal dumanı ile kaplanıyor. 

Tavuk,  

Sucuk,  

Soslu et kokuları, denizin keyfini sürmek isteyenlerin üzerine siniyor. 

Mangalcılar,  

Uyarılara kulak asmıyor. 

Hepsinin cevabı aynı; 

- Bir şey olmaz. 

-Her zaman yapıyoruz, n'olacak ki!

"Rüzgâr var, ateş ormana sıçrar", uyarıları havada kalıyor. 

Duyarlı olan vatandaşlar yetkilileri arayıp, durumu bildiriyor. 

Gelen ormancılar, hoşgörülü davranıyor. 

Mangalları söndürtmediği gibi,  

Orman içinde ateş yakanlara ceza yazmıyor. 

Sadece gülerek, saygıda kusur etmeyerek uyarıda bulunuyor! 

Ayrılırken mangalcıların elini sıkıyor! 

Hava kararmaya doğru mangal keyfi bitiyor. 

Yaygılar kaldırılıp, çantalar toplanıyor. 

Aileler giderken  tüm pisliklerini geride bırakıyor. 

Pislik derken; 

Akla gelen ter türlüsü. 

….... 

Mangalcılar da kendi aralarında farklılık gösteriyor. 

O bölgenin insanları çevreye ve ormana daha duyarlı. 

Çocukları gürültü yapsa da,  

Aileler ateşi ormandan uzakta,  

Deniz kenarında yakıyor. 

Giderken de pisliklerini topluyor. 

Deniz kültürü olmayan. 

Çevre ve ormana saygı duymayan mangalcılar ise daha çok başka şehirlerden, özellikle de doğudan gelen aileler. 

Bunlar mangalı,  

Mangalda değil. 

Orman içinde bir araya getirdikleri taşlar ile oluşturdukları ocaklarda yakıyor. 

Yani, ağaçlar arasında. 

Meşe palamudunun ince dalları arasında salıncak kuranlar ile  

Çöplerini geride bırakanlar aynı insanlar. 

 Mangalcılarla aynı ortamda birkaç gün geçirince,  

Ormanların neden kolay yandığı daha iyi anlaşılıyor. 

Ki;  yaz boyunca sonrası peş peşe yaşanan orman yangınları da ciğerlerimizi yaktı.

…... 

Orman işçilerine her zaman saygı duydum. 

Yangınları, uçakların değil, orman işçilerinin söndürdüğünü tekrarladım her yazımda. Ancak,  

Mangalcıları kontrole gelen orman yetkililerinin,  

Ormanda ateş yakanlara gösterdikleri müsamahayı anlamakta güçlük çektim. 

Görünen o ki; 

Ya ormanda ateş yakıp, mangal yapanlar için caydırıcı cezalar verilecek. 

Ya da birkaç kendini bilmezin,  

Hem orman yakmasına,  

Hem de yerli yabancı turistlerin keyiflerini kaçırmasını görmezden geleceğiz. 

Son söz; 

Mangalcılarla mücadeleyi sadece ormancılar değil,  

Tüm kolluk kuvvetleri yürütmeli.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *