İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

PİYASA NASIL BEYA? YAPRAK KIMILDAMIYO BEYA?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Bir gazeteci için,

Toplumun nabzını tutmanın,

Hal ve gidişini anlamanın yolu,

Vatandaşın arasına girmektir.

Muhabirlik yıllarımızda,

Hiç unutmuyorum,

O zamanki İstihbarat Şefimiz,

Masada oturduğumuzu görünce hemen uyarırı;

"uyuşuk uyuşuk oturmayın,

Gidin vatandaşın arasına girin,

Çarşı pazar, hastane, pastane,

Dolaşın, mutlaka bir haber çıkar" diyordu.

Haklıydı da.

Gazeteciliğin ilk yıllarında,

Oturarak,

Haberin, bilginin pek ayağa geldiği görülmemişti.

Neyse ben de,

Şu ekonomimizin,

Piyasamızın durumunu görmek için,

Şöyle bir dolaşayım, sokağa ineyim dedim 

Alışkanlık olsa gerek,

İlk hedefim,

Bir zamanlar ekonomimizin nabzının en iyi tutulduğu,

Sirkeci'de ki Doğubank Hanı ve Tahtakale oldu.

Handa, Tahtakale de dostumuz çok.

Ama kan çeker derler ya,

Her zamanki gibi,

Bizim ÜÇ-Beş'lerden,

1.90'lık Sedat Baba'yı buldum.

Doğubank'ın,

Kırk yıllık esnafı.

Yaşamının yüzde yetmişi, Tahtakale, Doğubank,

Sirkeci civarında geçmiş.

Karşılaşma,

Klasik olduğu üzere,

Bizim türden oldu;

"Nasısın beya?

İyidir beya.

Piyasa nasıl beya?

-Çok kötü, cep telefoncular hariç, çok kötü yaprak kımıldamıyor beya.

Sedat haklıydı,

Görüntü yaprak kımıldamadığı türündeydi.

Ama Doğubank'taki,

Cep telefonu satıcılarının önü,

Aynı şeyi söylemiyordu.

Şu kanımıza giren akıllı telefon illeti,

Adeta ruhumuzu esir almıştı.

İnsanlar yemiyorlar içmiyorlar,

Ama ABD yapımı telefonlara;

4000 TL'yi gözlerini kırpmadan yatırıyorlardı.

Adeta bir telefon çılgınlığı var.

Onun dışında Sedat kardeşimin deyimi ile

Sirkeci piyasası canlı değil.

Herkesin beklentisi Yılbaşı,

Piyasalar belki biraz hareketlenir,

Diye umut ediyorlar.

Ancak gerçek olan,

Doğubank gibi,

Müşteri-İnsan trafiğinin en yoğun olduğu bir piyasa ortamında dahi,

Alışveriş bazında insanların ketun olduğu,

Para harcamaktan çekindiği,

Bekli de paralarının olmadığı görüntüsü veriyordu.

Kiralık dükkânlarının çokluğu,

Kiraların buna rağmen yüksek olması,

Diğer bir etken.

Yüzde 11'lik bir büyüme laflarının terennüm edildiği ortamda,

Bu görüntü, büyüme ile piyasanın,

Aynı yönde gitmediğinin göstergesi.

İnsanların satsın alma güçleri az.

Para birilerinde çok,

Ama birilerinde hiç yok.

Birisi gelip 2 milyonluk daireyi parayı bastırıp alıyor,

Bir diğeri ise akşam eve ekmek götürürken zorlanıyor,

O hesap.

Sokak muhabbetlerinin ana orijinini ise hep aynı sorular,

Meşgul ediyor;

"Afrin'e girecek miyiz?

Menbiç ne oldu?

ABD -PYD ordusunu kimin için kurdu?

Kudüs ne olacak?

ABD'de ki dava bizi ne kadar etkiler?

Bankalarımıza ceza kesilir mi?

Liderlerimize ceza kesilir mi?

240 liraya pastırma olur mu?

80 liraya pirzolayı kimler yiyor?

Sebze meyve bakkal market etiketleri,

Niye her ay hep yukarı doğru zamlanıyor?

Emeklimiz bu geçim endeksi ile

Sürünerek yaşamaktan kurtulacak mı?

Baydemir nerenin milletvekili(!)

Bu Kürdistan lafı ile neyi kaşımaya çalışıyor?

Sorular çok.

Cevaplar biz de değil.

Tabii yönetenlerimizde.

Ama vatandaşımızın görüntüsü,

Gerek siyasi olarak gerekse ekonomik olarak,

Ülkemizin Cumhuriyet Tarihinin en zor sürecinden geçtiği yönünde.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *