İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

ALLAH'IN EVİNDE SİYASET OLUR MU?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Cuma;

Müslümanlar için özel bir gün.

Genç, yaşlı

Kadın, erkek

Bu özel günde camiye gitmek,

Allah'a yakarmak için,

Camilere koşar.

Çoğu defa cami içinde yer kalmadığı için,

Cami dışına yaygılar serilir.

Huşu içinde namaz saati beklenir.

Cami içinde büyük bir sessizlik hâkimdir.

Müminler,

Tespih çekerek dua ederler.

İmam;

Mimber'e çıktığında,

Tüm dikkatler üzerine çevrilir.

Beklenti;

İmamın, eski günlerdeki gibi,

Dini nasihatler vererek,

Toplumu birleştirici, sözler söyleyip nasihatler vermeli.

Örneğin;

Ülkede ahlaksızlık hâkim ise;

Vaaz;

Ayetler ve peygamberlerin güzel sözleri ile güzel ahlakı işlenmeli.

Toplumu;

Hırsızlık,  

Dolandırıcılık.

Sahtekârlık yapılmaması konusunda uyarmalı.

Kadına şiddeti engelleyici vaazlar vermeli.

Mübarek cuma günü;

Camileri dolduran müminler,

Böylesi vaaz beklerken;

İmamlar tam tersini yapıyor.

Biri, ikisi değil...

Tamamı aynı davranış içerisinde.

Kutsal mekâna siyaseti sokuyorlar.

Kendilerine verilen görevi çirkinleştiriyorlar.

Müminleri camilerden uzaklaştırıyorlar.

İmamların camilere siyaset sokmalarının nedeni;

Ülkeyi yönetemeyenler.

İmamlar,

Diyanetin talimatlarını yerine getiriyor.

Her konuda,

Sanal paralar için dahi fetva veren Diyanet,

Camilerde, iktidarı övmek için dini kullanıyor.

Son yıllarda camiye giden müminler,

Bir gün olsun Vatanı kurtarıp,

Cumhuriyet'i kuran Atatürk'ün adını andıklarını duymamışlardır.

Oysa ki,

Atatürk olmasaydı belki de;

Camiler.

Ve imamlar da olmayacaktı.

Ezan sesi yerine kilise çanlarını duyacaktık.

Ülkeye ve dinimize böylesine büyük hizmetler veren kurtarıcı Atatürk'ün adını anmayanlar,

Ne yazık ki;

Atatürk düşmanlarının adlarını sıkça zikrediyorlar.

Kadıköy yakısında ibadetini ifa etmek üzere camiye giden,

Bir dostum; Cuma namazı sonrasında imamla cemaat arasında yaşananları anlattı:

İmam;

Her zaman olduğu gibi minberde siyaset yapmış.

İktidarı övmüş.

Sonra da; cemaate;

"Dini ve dünyevi bilgilerinizi artırmak,

Bilgi sahibi olmak isterseniz,

Bu konuda ilim irfan sahibi,

Abdurrahman Dilipak,

Kadir Mısıroglu gibi yazarlarımız var

Onları okuyun ufkunuzu genişletin"diyor

İmamın siyasi anlatımlarından sonra,

Atatürk ve cumhuriyet düşmanı yazarları örnek vermesi cemaati kızdırıyor.

Huşu içinde değil de,

Kafalarda oluşan soru işaretleri ile biten namaz sonrasında kalabalık bir gurup; imam ile tartışmaya başlıyor;

-Senin görevin dini bilgiler vermek. 

-Nasıl olur da din sapkınlarını, Atatürk düşmanlarını bizlere, çocuklarımıza örnek verirsin

İmam, kalabalığın tepkisini önemsemez;

-Burası Allah'ın evi; onlar da dini konularda bilgili yazarlar.

Kalabalığın tepkisi sert olur;

"Doğru söylüyorsun, burası Allah'ın evi. Bizler de Allah'a yakarmak,

 Ona secde etmek için geliyoruz. Sen ise din sapkını adamların din bilginleri olduğunu söylüyorsun.

 Onların tek bir özelliği var, Atatürk'e hakaret etmek boynu tasmalı,

 Bizi sürekli arkadan vuran Araplara hayranlık duymak ve de Cumhuriyeti kötülemek."

İmam şerbetli. En küçük bir tepki, vermiyor.

 Aksine yüzüne taktığı gülümseme maske gibi, dilini daha da şerbetliyor;

- Bu adamlar mektep medrese görmüş ulema düzeyinde bilgi sahibi, kıymetli kişilerdir,

Kalabalığın stresi artıyor;

"Camide siyaset yapmaya hele hele din sapkınlarını bizlere tavsiye etmeye hakkın yok. Hırsızlığa, çocuk istismarlarına, kadına şiddete yönelik vaazlar ver".

İmam ses tonunu değiştirmeden, aksine alaycı bir tonda tartışmayı sonlar;

-Vaazımı beğenmiyorsanız, camiye gelmeyin.

İmam ile cemaat arasındaki tartışma; yönetemeyenlerimizin eseri.

Diyanet balkanını seçen onlar.

Seçtikleri başkana, on binlerce imamı nasıl yöneteceğini söyleyen onlar.

Topluma tasarrufu öğretmesi gereken Diyanet Başkanlarının altına milyon lira değerinde son model Mercedes veren onlar.

Milli eğitime, milli savunmaya vermedikleri bütçeyi Diyanet'e veren onlar.

Öğretmenlere vermedikleri saygı ve kadroları imamlara veren onlar.

Okul yerine, cami sayısını (yeteri kadar cami varken) artıran onlar.

Yönetemeyenlerimizin unutmamaları gereken gerçek;

Cahil imamlar ve siyasetçiler tarafından dinin birleştirmek değil, ayrıştırmak, toplumu bütünleştirmek değil, bölmek için kullanılması, nedeniyle camilerden uzaklaşanların, seçimlerde iktidara verecek oylarının da azalacak olması. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *