İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

MEHMEDİM DESTAN YAZIYOR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Türkiye, savaşıyor.

Nerede;

Suriye'de.

Irak'ta,

Ve de Türkiye sınırları içinde.

Düşman; korkak.

Düşman, kimliksiz.

Düşman; sinsi.

PKK, en renksizi,

En siliği.

Amerika en renklisi;

En adisi.

İsrail, gök kuşağı.

En yanardöneri.

Fransa, İngiltere, Almanya...

Siyah-beyaz film gibi biraz.

Yönetmene göre role soyunuyorlar.

Mehmetçiği anlatmaya gerek yok.

Onun yüreğini dünya biliyor.

Anası;

Yavrusunu kına çalarak gönderiyor askere.

Teyzesi, sardığı tepsi tepsi dolmaları, savaşa giden Mehmetlere vermek için askeri konvoyu gözlüyor.

Köylü; boğasını askere sunuyor.

Ülke; savaşan yavruları için kan ağlarken, büyük bir yarışa giriyor onlara destek olmak için.

Biliyorlar ki;

PKK denen Amerikan KÖPEKLERİ kalleş.

Biliyorlar ki; düşman yiğitçe çıkmayacak evlatların karşısına.

Kahpe pusular atacak, bombalarla saldıracak.

Keskin nişancılar ile vuracak.

Savaş;

Kan ve gözyaşı demek.

Ulu Önder boşuna mı söylemiş;

"Yurtta sulh, cihanda sulh" diye.

Onun kahraman silah arkadaşı boşuna mı sokmamış ülkeyi II Dünya savaşına.

Oysa onların hayatları cephede geçmişti.

Onlar biliyordu;

Basit bir anlaşmanın, en büyük savaş başarısından daha  kıymetli olduğunu.

Ancak, hiçbir zaman korkak davranmadılar.

Dünyaya meydan okudular.

Savaşmak yerine, postal giyerek,

 Türkün bir karış toprağının dahi alınamayacağının kararlığını gösterdiler.

Türkiye savaşıyor;

Ne için.

Düşmanı sınırlarından uzak tutmak için.

Ne yazık ki;

"Siz, dün neredeydiniz." diye soramıyoruz.

PKK; Suriye sınırımızı boydan boya ele geçirdi seyrettik.

PKK, Kobani'ye yardım götürsün diye, sınırlarımızı açtık.

Onlara, Türkiye içinde tur düzenledik.

Kuru fasulye yedirdik.

Liderlerine Ankara'da kırmızı halı ile karşıladık.

Dostumuz iken.

Türkiye kıyılarında, Suriye lideri ve ailesi ile yat gezileri yaparken.

Nedensiz düşman olduk.

Esat'a,   Esed dedik. 

Suriye'yi bölmek, parçalamak isteyenleri destekleyip, her türlü yardımı yaptık.

Ve bunun nedenini hala Davutoğlu'na soramıyoruz!

Türkiye savaşıyor.

Mehmet'im, cephede kahramanlığı ile dünyaya parmak ısırtıyor.

TSK;

" 1000'e yakın terörist öldürdük" diye yayın yapıyor.

Siyasetçiler ekran karşısında öldürülen militan sayısı ile şov yapıyor.

Savaşı hala oyun konsolundaki bir bölüm gibi görenler, savaş odalarında komutan gibi poz veriyor.

Değil bin, 10 bin,   100 bin terörist öldürülse, ölen bir Mehmet'imi geri getirmez.

Acısını azaltmaz.

Savaş, skor üretmek için yapılmaz.

Ölü sayısı ile averaj elde edilmez.

Önemli olan,

Savaşı sessiz ve kararlılıkla bitirip,

Mehmet'imin geri dönmesi.

Siyasetçilerin yanlışı için Mehmet'imin kanı dökülmesin. 

Amerika ile İsrail'in, Ortadoğu'da  kanla sıvayacakları kemik kuleleri inşa etmek için  Mehmet'imi taşeron kullanmasın.

Kanla çizdiğimiz sınırlarımızı tehdit eden düşmana karşı elbette savaşalım.

Gerekirse ölelim.

Ancak, Mehmet'imi kirli savaşlara sokmayalım.

Düşman hem korkak hem kalleş.

Ancak sırtını sağlam duvara dayamış.

Sesli düşünelim,

Ayıya tokat atacak kadar güçlü müyüz?

Sağlam denilen duvarı yıkabilir miyiz?

Duvarın ardındakileri ve dahi önündekileri vurabilir miyiz?

Türk halkı cevabı biliyor.

Onların  merakı; MEHMET'İN her gece Azrail ile köşe kapmaca oynarken,   ekran ekran gezerek savaş şovu yapanların cevabı bilip bilmedikleri.

Suriye de filler tepişiyor, onların altında ezilen çim olmayalım.

Gerçekçi politikalar izleyelim.

Savaşı, tankla, topla, kanla değil,

Masa başında kazanalım.  

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *