İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

BİZİM OLMAYAN DOLAR İLE "AĞALIK" YAPAMAYIZ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İyilik yapmak hem bizim genetiğimizde var,

Hem de yüce dinimizin bir öğretisidir.

Komşumuz açken,

Bizim tok olarak yatmamız nasıl bir erdemsizlikse,

Garibe,

Gurebayı, fakire,

Çaresize, işsizse, aç olan insana,

Sahip çıkmak,

Yardım etmek o orana erdemdir.

Bu konuda ülkemiz dünya ile ayrışıyor,

Bu konularda biz batıdan çok farklıyız.

Onlar her işi ALMAN işi türünde,

Arifane, Ortak olarak yaparlar,

Yani herkes kendine Müslüman'dır.

Bir Alman'la bir misafirlikte,

Veya bir dost sohbetinde bir arada olun,

İnanın size bir çay ısmarlamayı bile zül olarak görürler.

Bizdekiler ise çay parasını vermek için adeta yarışırlar.

Mesela KURBAN Bayramımız.

Dinimizde yeri var mı?

Yok mu?

Bilmiyorum!

Ortalığın kan gölüne dönüşmemesi,

Hayvanların çocukların gözü önünde katledilmemesi şartı ile

Gerçekten de iyi bir geleneğimizdir.

Bu sayede bir çok fakirimiz bayramdan bayrama rüyasını gördüğü,

Ete kavuşur,

Ayrıca misliyle hayırsever yardımlarından,

Payını alır.

Öyle ki ET yiyebilmek için,

Kurban bayramlarını iple çeken,

Adeta bekleyen fakir insanlarımız var.

Evet, fakire iyilik yapmak yüce bir erdem.

Yapalım da!

Bunun bir ölçüsü olmalı.

Başbakanımız açıkladı;

Afrika ülkeleri dâhil bu yıl 9 Milyar Dolar'a yakın yardım yapmışız.

Bu çok büyük bir para.

Suriyelilere harcadığımız,

35 milyar Dolar'ı da üstüne toplar,

Darbe öncesinde Müslüman Kardeşler Lideri,

Mursi'ye verildiği iddia edilen,

Ve geri gelmeyen 2 Milyar Doları da hesaba katarsak,

Yardım konusunda bayağı bir bonkör olduğumuz ortaya çıkar.

Bunları neden söylüyorum,

Türkiye'nin ekonomisi açısında,

Bu yüklü yardımların,

Ekonomi için risk oluşturduğundan sanırım.

Kredi derecelendirme kuruluşu MOODY'S'in,

Son not düşürme sebeplerinden biri de bu.

Ülkemizin ekonomisini çevirmek için bu yıl ihtiyaç duyduğu,

250 Milyar Dolar'ın üzeride ki sıcak para.

Malumumuz ekonomimiz çarkları,

Dıştan gelecek o para ile dönüyor.

Özel sektörümüzde borçlanmaların çoğu Dolar üzerinden.

Alınan krediler zamanı geldiğinde ödenecek.

Bu da DOLAR"A ihtiyaç duyacağımız anlamına geliyor.

Ve ekonomimizin en büyük RİSKİ,

Yıllardır çözülemeyen belalısı;

"CARİ AÇIK".

Altmış milyar DOLAR'A doğru yelken açmış.

Bir türlü durdurulamıyor.

Cari açığın anlamı,

Kazandığından,

60 milyar Dolar daha fazla harcıyorsun demektir.

Yani yardım adı altında verdiğimiz Dolar'lar aslında bizim değil.

Borç aldığımız Dolar'ı yardım olarak veriyoruz.

Hal böyle iken,

Bizim AĞALIK yaparak her fakirin yanında durmamız,

Kraldan çok kralcı olmamızın pek bir anlamı yok.

Ayrıca, dünya fakirleri, garibanları tamam da,

Peki, senin fakirini ne yapacaksın?

Emeklimiz açlık sınırının altında,

Aldıkları üç kuruş maaş ile

Bırakın ayın sonunu,

Ayın 10'unu bile getirememektedir.

Yani sürünüyorlar.

İşçimizin, memurumuzun durumu farklı mı?

Sanmıyorum!

Peki, bizim fakirlerimiz ne olacak?

Elin zencisine verdiğimiz o paraların bir kısmı ile

Kendi garibimize, gurebamıza,

Fakirimize katkı yapsak nasıl olur?

Literatürde de durum böyledir,

Önce CAN,

Sonra CANAN deriz.

Bence kendi canlarımıza da arada,

Göz atmamızda yarar var.

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *