İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

İNSANLARI SAĞMA YÖNTEMLERİ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Ülkemizde hayvancılık bitirildi.

Hayvancılık bitince;

Dört ayaklıların yerine iki ayaklılar türedi.

Hani;

Bakılmayan tarlayı ot bürür ya,

Onun gibi bir şey.

Kimi iki ayaklılar;

"Banka" adı altında.

Kimileri de;

"Çiftlik " adı altında faaliyet göstermeye başladı.

"Yes'in" in ne olduğunu bilmeyen geviş getirenler ise;

Daha havalı oluyor diye;

"Farm", adını eklediler tabelanın önüne.

Dolandırmak daha egzotik olsun diye.

Bir dönem " Hayali ihracat" vardı.

Daha sonra" Hayali ithalat" türedi.

Bugün de hayali çiftlikler.

Hepsinin formatı aynı.

Aynı reklam ajansından çıkmış,

Aynı grafiker çizmiş gibi birbirini kopyalayan,

Ergen yetmelerin kurdukları hayali çiftlikler.

Ve de olmadığını iddia ettikleri paralarını bu ergen yetmelere vermek için sıraya giren yüz binlerce kişi.

Belki de nüfusun yüzde 5'i.

Diyelim ki;

Halkımız saf.

Çabuk kandırılıyor.

Ya;

Bu şirketlerin yıllar süren faaliyetlerini görmezden gelen yetkili kurumlar.

Örneğin; 

BDDK.

Örneğin SPK.

, Ve de Sayın Cumhuriyet Savcıları.

BDDK'yı ele alalım:

İsmin açılımı ne;

"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu".

Neymiş;

Bankacılık Denetleme Kurulu

Daha açık anlatımla;

Tabelalarında" Banka" yazan kurumları denetlemek.

Uruguay'a kaçan Ferrarili yeni yetmenin kurduğu şirketin adı ne;

" Çiftlik bank"

Ya diğer yeni yetmenin ki;

"Sütbank"

Bu şirketler, çiftlikler gibi hayali değil.

Resmen kurulmuş.

Ve de tabelaları Türkiye'nin dört köşesine yayıldığı gibi, sanal ortamda da fenomenler.

Nedense BDDK, bu bankaları görmüyor.

Görmezden geliyor.

Belki de işi denetlemek değil, denetlememek!

Gelelim SPK'ya.

İsmin açılımı ne

Sermaye Piyasası Kurulu.

Profesör Ali İhsan Karacan Başkanlığında SPK, yeşil sermayenin kurduğu şirketleri soluk aldırmadı.

Bu nedenle de ölüm tehditleri aldı.

Ancak yılmadı.

Görevin başarıyla yaptı.

Bu nedenle de SPK' da ömrü kısa oldu.

Şimdiki yöneticiler ise;

Borsada 3-5 bin liralık spekülasyonları, manipülasyon adı altında medyaya sunarak, gösteriş yapıyorlar.

Neden Sayın Karacan'ın gösterdiği çabayı göstermiyorlar.

Belli ki; ilkeleri " Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" türünde.

Böyle olduğu için de bu yeni yetme ergenler milyarlarca dolar vurgun yapıyorlar.

Rahmetli Özal döneminde başlayan bir koyup 5-10 alma hayali ile ergenlere para kaptıranlar.

Sıkıntıda olan akrabası, arkadaşı, komşusu istese " Param yok" diyenler,

Ergen hırsızlara para vermek için sıraya girmişler.

Akıllı telefonla konuşmayı beceremeyenler hayali çiftlikler için internette büyük hayallere girmişler.

Sonuç hezimet;

Milyarlarca dolarlık kayıp.

Ellerindeki bulgur aşını dahi kaybeden milyonlarca kişi.

Bu kişiler mevcut paraları ile kumar oynamak yerine bir iş kurmayı, alınların teri ile para kazanmayı düşünmezler.

Yoksa,

Siyaset ve bürokratların dudak uçuklatan servetlerimi onları yoldan çıkartır.

Kısa yoldan köşe dönme, hevesine yöneltir.

80'li yıllarda bankerler faciasını yaşadı Türkiye.

Yüksek faizin cazibesiyle çoluk çocuğa para verdiler.

Perişan oldular.

"Titan" çıktı. Kurulan zincire akıl almaz paralar yatırıldı.

Elbette hepsi battı.

Bugün de çoluk çocuğa hiç düşünmeden, yüksek kazanç hayaliyle milyarlarca dolar kaptırdılar.

Acaba neden kalpazanlar, hayaliciler, dolandırıcılar, vurguncular, hortumcular ülkemizde büyük rağbet görüyor.

Acaba neden halkımız yaşanan olaylardan ders almıyor.

Sebebi; yetersiz eğitim olabilir mi?

Ya da eğitimin giderek kötüleşmesi. 

 

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *