İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

DOKTORLAR VAR "CAN" VERİR, DOKTORLAR VAR AZRAİL GİBİ "CAN "ALIR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

"DOKTOR" deyince hepimiz dururuz.

 

Hayatımızda ki yerleri çok önemlidir.

 

Doktorların olmadığı bir DÜNYA düşünün.

 

Halimiz nice olurdu?

 

Özetle dostlar en küçük bir hapşırmada,

 

Bir boğaz ağrısında,

 

Kendimizi halsiz, yorgun, bitap hissettiğimizde,

 

Hemen doktorumuzdan çare umar,

 

Medet dileniriz.

 

Doktor çok önemlidir.

 

Öyle ki AĞIR bir hastalık geçirdiğimizde,

 

Çaresiz olduğumuzda, her şeyimiz doktorumuzdur.

 

Hâşâ onu TANRI gibi görürüz.

 

Ve hasta olduğumuz zaman en iyisini bulmak zorundayız.

 

Çünkü iyisi, ahlaklısı, yeminine sadık olanı,

 

İnsana değer vereni bizim için önemlidir.

 

Bir de İYİ DOKTOR oluşu.

 

Bu konuda ben çok şanslıyım.

 

Milliyetçi Hekimler Derneği Hocaları ile

 

Çok yakın dostluğum var.

 

Çoğu arkadaşım, dostum dava yoldaşım.

 

İhtiyacım olduğunda birçoğu anında yanımda.

 

Ama bir de İYİ olmayan, AHLAKLI olmayan doktorlar var.

 

İşte onlara rastlarsanız yanarsınız

 

Aynı 23 yaşındaki, çiftçi Necatı Yün kardeşimizin durumunda olduğu gibi.

 

Necati Yün kardeşimiz testislerinden birinde bir şişlik hisseder.

 

Geçer, der önemsemez.

 

Ama şişlik devam eder ve büyür.

 

Doktora görünmek üzere 2008 yılında Torbalı Devlet Hastanesine giderler.

 

Hastane üroloji doktoru Mazhar Yalçın onları yönlendirir;

 

"Yarın muayeneme gelin.

 

Delikanlıyı iyi bir muayene edeyim" der.

 

Aile peki der ve ertesi gün doktorun muayenesine giderler.

 

Doktor Mazhar Yalçın muayeneden sonra;

 

"Önemli bir şey yok. Zorlamadan dolayı şişmiş.

 

Küçük bir ameliyatla hallederiz.

 

Yalnız devlet hastanesinde, ameliyat için çok ileri tarihlere gün veriyorlar.

 

Ben delikanlıyı özel hastanede hemen ameliyat edeyim der".

 

Bu arada yüklü bir MUAYENE ücreti almayı da ihmal etmez.

 

Ailenin mali durumu iyi olduğu için teklifi kabul eder.

 

Ve delikanlı ameliyat olur.

 

Doktor bıçak parası olarak aileden o zamanki para karşılığı olarak,

 

2 bin liranın üzerinde bir para alır.

 

Ayrıca aileye;

 

"Ameliyattan çıkardığım parçadan bir kısmını,

 

Ankara'da ki bir patoloji laboratuarına göndereceğim" diyerek,

 

Yine o zaman ki (10 yıl önce)para ile 1, 8 bin lira daha alır.

 

Delikanlımız "TEDAVİ OLDUM" diyerek güle oynaya evine gider.

 

Ama paracı doktor ameliyattan çıkan parçayı,

 

Maalesef patolojiye göndermez.

 

Parayı cebine atar.

 

Sonuçta TEŞHİS konulamayan delikanlın bir süre sonra,

 

Her yanı şişmeye durumu kötüleşmeye başlar.

 

Durumun vahametini gören baba,

 

Bir komşususun tavsiyesi ile 9 Eylül Üniversitesinde görevli,

 

Bir üroloji hocasına oğlunu götürür.

 

Hoca daha ilk muayenesinde aileye acı haberi verir;

 

"Maalesef çok geç kalmışsınız.

 

Oğlunuz kanser.

 

Bu illet vücudunun her yerini sarmış.

 

Keşke daha erken gelseydiniz "der.

 

Sonuç olarak ne oldu biliyor musunuz dostlar;

 

"23 yaşında, hayatının baharında,

 

Civan gibi bir delikanlı,

 

Necatı Yün Kardeşimiz, iki üç kemoterapi gördükten sonra,

 

Hayatını kaybetti"

 

Necati Yün,

 

Ölmeden 3 ay önce kendisini ameliyat eden Mazhar Yalçın isimli doktoru,

 

Yolda yakalar,

 

Ve yakasına yapışır, tartaklar.

 

Hastasını tanıyan, yaptığı hatanın farkında olan doktor son sürat kaçar.

 

Bir gün sonra da ilginç bir şey olur,

 

2008 yılında Torbalı Savcılığı kaleminde çalışan,

 

Baba, İrfan Yün'ün adını hatırlayamadığı,

 

Uzun saçlı biri aileyi ziyarete gelerek utanmadan,

 

Bulunduğu görevi de kötüye kullanarak şunları söyler;

 

"Mazhar doktorumuz Diyarbakırlı.

 

Oranın en önemli aşiretlerinden birine mensup.

 

Onu rahatsız ederseniz, hayatınızla oynarsınız "der.

 

İşte böyle dostlar, bu kadar da terbiyesizler yanı.

 

Bu acı elim ve de vicdanları sızlatan olayı bize,

 

Rahmetli Necati Yün'ün babası,

 

İrfan Yün anlattı.

 

Baba hala acılı.

 

Hala, 23 yaşında kara toprağa bir hiç uğruna verdiği,

 

Civan delikanlısının yasını tutuyor.

 

Yaşı ellilerde.

 

Ama görüntüsüne baktığınızda,

 

10-15 yaş yaşlı gösteriyor.

 

Sebebi belli.

 

Allah kimseyi EVLAT acısı ile imtihan etmesin derler.

 

O baba o imtihanı yaşadı.

 

Ve hala boş bir zaman bulduğunda soluğu,

 

Delikanlısının,

 

Necati'sinin mezarı başında alıp,

 

Onunla dertleşiyor.

 

Ne diyelim.

 

Allah bu babamızın yardımcısı olsun, acısını hafifletsin.

 

Ve böyle doktorları da yine Allah'a emanet ediyoruz.

 

Onu bildiği gibi yapsın.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *