İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

BÜROKRASİ DENİLEN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Ne seninle,

Ne de sensiz diye başlayan bir türkü gibi.

Konu başlığımız yine Devlet Hastaneleri.

Bana, en çok gitmeye korktuğun yer neresi?

Diye sorsalar,

Sanırım ilk sıraya Devlet Hastanelerini koyarım.

Sabahın erken saatlerinde başlayan,

Ardı arkası kesilmeyen yoğunluk.

Akın akın çare bulmaya gelen çaresiz hasta insanlar.

Ve onlara bakmak için psikolojileri bozulan,

Günde yüzün üzerinde hastayı muayene eden doktorlar.

Neyse konumuzdan biraz uzaklaştık.

Burada başka bir yaraya parmak basmak istiyorum.

Makalemizin konusu, özel bir üniversitede,

Son sınıfta psikoloji okuyan bir kızımız

Hayalleri olan, ileride vatanına milletine,

İnsanına, psikoloji yönünden hizmet vermeyi düşünen,  

Bu psikolog adayı kızımızın psikolojisi,

Staj için daha ilk adımda bozulan psikolojisi.

Öğrenim gördüğü Özel Üniversite Öğrenci İşleri bir mesaj yayınlamış;

"Bakırköy Ruh ve Sinir hastalıkları Hastanesinde 20 öğrencimiz staja gönderilecektir.

İlk müracaat edenler öncelik kazanacaktır.

1000 TL'de müracaat parası yatırılması gerekmektedir.".

Yarış başlamış.

Kızımız da bu yarışa anında katılıp,

Akıllı telefonundan hem müracaatını yapmış,

Hem de parasını yatırmış.

15 gün sonra cevap gelmiş;

"Staj hakkı kazandınız.

Tebrik ediyoruz.

Şu şu evraklarla birlikte bize hastaneye müracaat ediniz".

Bir aylık geçici bir staj için istenen belgeler ise,

Kızımızı bir anda karamsarlığa itmiş.

Neler istenmiş bir bakalım;

"1-Tam teşekküllü Devlet Hastanesinden sağlık kurulu raporu.

2-SGK giriş belgesi.

3-Hepatit kan testi

4-HİV kan testi.

5-4 resim.

6-Öğrenci belgesi.

7-İş sağlığı güvenliği bildirgesi.

8-Kimlik fotokopisi.".

Listeye bakarsanız bürokrasi denen illetin,

Kızımızı bayağı bir uğraştıracağını görürsünüz.

Neyse kızımız işe koyulmuş.

Bir haftada koşturarak belgelerin tamamını toplamış.

Ama tam teşekküllü hastane raporu bir kâbus olmuş.

Çünkü kızımız İzmir'de tatilde.

Devlet Hastanesi de 40 km uzaklıkta.

Ama başa gelen çekilir diyerek babası ile birlikte Seferihisar Devlet Hastanesinin yolunu tutmuş.

Münacatını yapmış,

Sağlık kuruluna da 250 TL bayılmış.

Böylece, öğrenci haliyle toplamda 1.250 TL staj başlama parası vermiş.

(Bu parayı verebilecek öğrenci sayısını merak ediyorum?).

Elinde kendisine verilen boş sağlık rapor kâğıdı ile

Bir gününü sıra bekleyerek tek tek doktorları dolaşarak geçirmiş.

Tesadüf o ki,

O gün hastanenin ortopedi doktoru yerinde yok.

Ama raporun tamamlanması için onun muayenesine ve de imzasına ihtiyaç var.

Hastane kızımızı Urla Devlet Hastanesine yönlendirmiş.

Burası da bir âlem.

Git gel URLA 90 km.

Hastanede de bir ortopedi doktoru,

Sırada bekleyen yüzün üzerinde acılı hasta var.

Kızımız da başa gelen çekilir diyerek sıraya girmiş

Ve basit bir rapora imza için 3 saatini duvara asılı ışıklı panoda isminin yazmasını bekleyerek geçirmiş.

Özetle canından bezmiş.

GÖREVİNİ YAPANA DA HAKKINI VERELİM

Buraya kadar karamsar bir tablo çizdik.

Doğal olarak bir aylık geçici bir staj için bu para, bu evraklar,

Ve de bu eziyet çekilir mi?

Derseniz.

Bunu ben bilmem.

Sağlıkta her şeyin önünü açtığını iddia eden Sağlık Bakanlığı bilir.

Ama bu karamsar tabloyu süsleyenler yardımsever,

İnsana insan gibi davranan-yaklaşan görevlileri de göz ardı etmemek gerek.

Öncelikle Seferihisar devlet hastanesinin Başhekimi Opr. Dr. Kemal Tarhan.

Kendisini, makam odasından çok hastaların arasında basit bir görevli gibi görebilirsiniz.

Sorulan her soruya gülümseyerek cevap veren yardımını esirgemeyen örnek bir doktor.

Sekreteri Merve Fetvacı ise işiniz olmasa da hastaneye bir daha gelmeniz için,

Devamlı gülen yüzü ve de yardımseverliği ile itici bir güç gibi.

Ve kızımızın anlattığı sağlık kurulu rapor sorumlusu Arzu Akkaya.

İnanılmaz pozitif bir enerjiye sahip.

Karsısına gelen hastalara asla resmi hitabı yok;

"Hoş geldiniz, anneciğim, teyzeciğim, babacığım, anacağım, dedeciğim"türünde.

Öylesine enerjik ki, bozulan moraller bozulanlar için için bir yaşam aşısı gibi.

Onu bağlasanız yerinde tutamazsınız.

Bürokrasi de sıkışanı, doktor sırasında fenalaşanın hiç üşenmeden yardımına koşuyor.

Gerekirse evrakını alıp doktorun karşısına çıkarıyor.

Özetle dostlar stajyer adayı psikolog kızımızın deyimi ile

Arzu gibiler resmiyet ve de eziyet ile yoğrulan Devlet Hastanelerine,

Bol bol alınması gereken öncelikli elemanlar.

Sadede gelirsek.

Kızımız raporunu aldı.

Evraklarını hazırlamak 5 gün, raporunu almak 3 gün sürdü.

Ama kendine bir söz verdi;

"İleri de hastanede çalışırsam.

Ben insanımızın bu tür eziyetleri çekmemesi için elimden geleni yapacağım".

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *