İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

EMEKLİ DE İFLASINI İSTESİN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
 
Öncelikle şu KONKORDATOYA bir bakalım.
Neyin nesidir,
kimin fesidir
konkordato...
Zora düşen şirketlerin ve
borçlarını ödeyemeyen şirketlerin
borçlarının yapılandırılması,
zamana yayılması için SÜRE talebinde bulunmasıdır.
 
Özetle:
"Ben zordayım arkadaş!
Kendimi toparlamam ve
borçlarımı ödeyebilmem için
bana zaman verin" demektir.
 
Öz anlatımla iflastan kurtulmak için,
son duraktır konkordato.
Bu süre Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınır.
 
DEV ŞİRKETLER KONKORDATO İSTİYOR
 
Ekonomimizdeki dengesizlik,
yükselen dolar,
inanılmaz fiyatlara gelen faizler,
yalnız çalışan kesimi,
emekliyi, memuru ve işçiyi vurmadı.
 
Ülkemizin dev şirketlerini de vurdu.
En son Yörsan, Keskinoğlu, Ak Enerji gibi 13 büyük şirket,
zorda olduklarını belirterek konkordato istediler.
Yönetenlerimiz 'kriz yok,
manipülasyon var' deseler de,
görünen köy kılavuz istemez misali
piyasalarımız aynı şeyi söylemiyor.
Şirketler zorda.
Ekonomimiz zorda.
 
Çarşı pazar,
market, bakkal fiyatları tavanlarda.
İnsanımız artık alışverişe korkarak gidiyor.
Ellerine pazar filelerini aldıklarında,
içlerini bir sıkıntı bir kasvet basıyor.
 
EMEKLİ DE KONKORDATO İSTESİN
 
Ve bu işin en büyük mağdurları:
"Emeklilerimiz".
Aldıkları üç kuruşluk zam pul oldu.
Maaşların alım gücü diplerde.
Yükselen doların vurduğu
çarşı pazar maliyetleri,
bu garip gureba takımının geçimini,
en önemli noktasında CEBİNİ vurdu.
 
Aldıkları maaşların alım gücü yüzde 40 oranında düştü.
Zaten zordaydılar, şimdilerde durumları daha berbat.
Elektrik, su, doğalgaz, telefon,
kira, ev masrafları… vs.
Her şey ateş pahası.
Ve inanın ÖDEME güçlüğü çekiyorlar.
Hane geçimini BORÇ-HARÇ ile yürütüyorlar.
Temel ihtiyaçlarından çoğunu alamıyorlar.
Bir kuru ekmeğe, zeytine talim edenler var.
Altı ay öncesinde 50 kuruşa aldıkları basit bir poğaça bile
1.5 lira olduğuna göre varın ötesini siz düşünün.
 
Görünen o ki şirketler bir kenara,
emeklilerimiz çoktan iflaslarını ilan etti.
Son demlerini yaşıyorlar.
"Allah canımızı bir an önce alsın da,
bu sefaletten kurtulalım" diyenlere bile rastladım.
Şair Orhan Veli'nin dediği gibi:
"Gemliğe doğru denizi göreceksiniz,
sakın şaşırmayın".
 
Özetle gönül dostları biraz ironik,
biraz dramatik olacak ama
yakında emeklilerimizin de
iflaslarını istemek,
konkordato ilan etmek için,
ticaret mahkemelerinin kapısında görürseniz şaşırmayın.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *