İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

ÇİFTÇİ AĞLIYOR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Cahit Üstün…
Kim Cahit Üstün?
Silivri Çanta köyünde
çiftçilik yapan bir aileden gelen,
çocukluğundan beri bu baba mesleğini icra eden,
Çanta köyünün tarımla uğraşan bir sakini.
Cahit benim aynı zamanda çocukluk arkadaşım.
Köyde ayaküstü hoş beş ettik.
 
TOHUM, İLAÇ, MAZOT, GÜBRE ÇOK PAHALI
 
Cahit'in durumu,
bir dokun, bin "AH" işit türünde.
Dertli mi?
Dertli.
Derdi çiftçilik.
Artık gelir getirmeyen,
meslekler arasına giren çiftçilik...
Cahit, çiftçilik mesleğinin artık bir cazibesinin kalmadığını,
yatırımcıların tarla alırken
ekmek biçmek amacı için almadığını,
etrafını çevirip atıl bir hale getirdiğini söylüyor.
Bu da çiftçiliğe ayrı bir darbe vuruyor tabii.
Cahit'e kazancını soruyorum.
Cevabı ağlamaklı:
"150 dönüm tarlam var.
Ekip biçiyorum.
Eskiden kıt kanaat geçiniyorduk.
Kursağımıza bir kaç LOKMA girecek kadar kazanıyorduk.
Ama son iki üç yılda inanın o da bitti.
Tarlamız çok para ediyor.
Ancak baba yadigârı satmaya gönlüm elvermiyor.
 
BEDAVA ÇALIŞIYORUZ
 
"Yemin ediyorum.
Tarladan ürünümü kaldırdım.
Buğdayımı,
ayçiçeğimi
götürüp Yağlı Tohumlar Kooperatifi
ile buğday ofisine teslim ettim.
Yani sattım.
İnanın bir kuruş kazancım varsa,
Allah Kuran çarpsın. Zarardayım.
Artık ekip biçmemin bir anlamı yok.
Bırakalım keleme kalsın.
Sanırım artık baba mesleği çiftçiliği terk etme zamanı geldi.
Köydeki çiftçilerin çoğu aynı düşüncede.
Tarım bitti. Bu fahiş ilaç paraları,
tohumluklar, gübre fiyatları, mazot fiyatları bizi bitirdi.
Köylünün çoğu arazisini satıp
parasını bankaya yatırıp öyle geçiniyor.
Eskiden çiftçiydik, şimdi rantiyeci olduk.
Yani çiftçilik bitti, rantiyecilik başladı".
Cahit böyle diyor, güzel de diyor.
 
ÇİFTÇİLİK BİTTİ
 
Çiftçinin şu andaki halini net olarak özetliyor.
Çok da haklı.
Düşünün Silivri'de bir Yağlı Tohumlar Birliği var.
Eskiden üyesi 500'ün üzerindeydi.
Şimdi ki üye sayısı sadece "48".
Geriye gidişin, köylünün çiftçilikten feragat edişinin net bir göstergesi, ölçüsü.
Türkiye Cumhuriyeti 2000'li yıllarda,
tarım ürünleri olarak
kendi kendine yeten bir ülkeydi.
Ülkemizde kişi başına düşen arazi miktarı 49 dönüm.
Tarıma gereken önem verilmeyince şimdilerde 20 milyar
dolarlık tarım ürünü ithal ediyoruz.
Petrolden, doğalgazdan sonra
cari açığımızı, ithalat-ihracat gediğimizi en çok artıran artık tarım ürünleri.
20 milyar doları çıkarın, cari açık yarı yarıya düşer.
Cahit'in anlatımı ile çiftinin çifti de bitti, çubuğu da.
Yakında aç kalmazsak iyidir. Durum bu.
Yönetenlerimize duyurulur.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *