Anayasa Mahkemesi, belediyelerin statüsünü doğrudan etkileyen önemli bir başvuruda kararını verdi. CHP’nin, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebi yüksek mahkemeden dönmedi. Oy birliğiyle verilen ret kararı, yerel yönetimlerin yapısı ve idari istikrar tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
CHP’den 7551 sayılı Kanun’un 14. maddesine itiraz
CHP, 8 Haziran 2025 tarihli ve 7551 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesinin ikinci fıkrasının yeniden düzenlenen birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu savunarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Başvuruda, nüfusu 2 binin altına gerileyen belediyelerin doğrudan köye dönüştürülmesini öngören kuralın kamu yararı taşımadığı ileri sürüldü. CHP’nin dilekçesinde, bu tür bir dönüşümün özellikle belde ve köylerde nüfus kaybını daha da hızlandırabileceği, insanların büyükşehirler ve daha yoğun idari merkezlere yönelmesine yol açabileceği ifade edildi.
“Hukuki belirlilik zedelenir” savunması
Dilekçede ayrıca, nüfus sayım sistemi verilerinin dinamik ve değişken bir yapıya sahip olduğu vurgulandı. Bu nedenle yalnızca nüfus verilerine dayanılarak idari yapıların ani biçimde değiştirilmesinin, hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından olan hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı iddia edildi.
CHP, söz konusu düzenlemenin yerel yönetimlerin devamlılığı açısından sakınca doğuracağını ve idari yapıda öngörülemez sonuçlar oluşturabileceğini savundu.
AYM oy birliğiyle reddetti
Anayasa Mahkemesi ise CHP’nin hem iptal istemini hem de yürürlüğün durdurulması talebini oy birliğiyle reddetti. Yüksek Mahkeme’nin gerekçesinde, dava konusu kuralın nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngördüğü belirtildi.
Kararda, 5393 sayılı Kanun’da ya da kanun düzeyindeki başka bir mevzuatta, belediyelerin veya köylerin kurulması ile tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına hangi makam tarafından ve hangi usulle karar verileceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekildi.
Gerekçede Anayasa’nın 123. maddesi öne çıktı
AYM, buna rağmen belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla ya da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. Bu nedenle, nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülme usulünün de yine kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile hayata geçirileceği değerlendirildi.
