İstanbul
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi YAŞAM Turan Emeksiz kimdir, nasıl öldürüldü?

Turan Emeksiz kimdir, nasıl öldürüldü?

Türkiye'nin yakın tarihinde öğrenci hareketlerinin en çarpıcı sembol isimlerinden biri olan Turan Emeksiz, 28 Nisan 1960'ta Beyazıt Meydanı'nda açılan kurşunlarla hayatını kaybetti. Henüz 20 yaşında bir orman fakültesi öğrencisi olan Emeksiz'in ölümü, 27 Mayıs 1960 askeri darbesine giden sürecin en kritik kırılma noktalarından biri olarak tarihe geçti. Türk edebiyatında Nazım Hikmet ve Enver Gökçe gibi şairlerin dizelerine konu olan Emeksiz, "Hürriyet Şehidi" unvanıyla anılmaya devam ediyor.

İşte Turan Emeksiz kimdir ve nasıl öldürüldü sorularının tüm yanıtları. Demokrat Parti'nin kurduğu Tahkikat Komisyonu'nu protesto etmek için İstanbul Üniversitesi'nde toplanan öğrencilere polis ateş açtı ve bu ateşte Emeksiz yaşamını yitirdi. Olay, yarım asırdan fazla bir süre tartışıldı ve ancak 2013'te gerçek yüzüyle kayıtlara geçti.

Turan Emeksiz kimdir?

Turan Emeksiz, 1940 yılında Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Gündüzbey mahallesinde dünyaya geldi. Babası Ahmet Emeksiz Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nda (TCDD) işçi olarak çalışıyordu. Annesi Zeynep Emeksiz ise ev hanımıydı. Mütevazı bir memur çocuğu olarak büyüyen Emeksiz, eğitim hayatına Malatya'da başladı.

Orman mühendisi olma hayali kuran genç Emeksiz, lise yıllarının ardından İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi sınavlarını kazandı ve İstanbul'a yerleşti. Üniversite eğitimine devam ederken Türkiye'nin siyasi atmosferi giderek gerilmeye başlamıştı. Demokrat Parti hükümeti ile muhalefet arasındaki gerilim 1960'a gelindiğinde zirveye çıkmış, üniversite gençliği de bu havadan payını almıştı.

28 Nisan 1960'ta ne oldu?

Demokrat Parti hükümeti 18 Nisan 1960 tarihinde muhalefetin ve basının faaliyetlerini soruşturmak amacıyla Tahkikat Komisyonu'nu kurdu ve birçok demokratik hakkı kısıtladı. Bu gelişme kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı ve özellikle üniversite gençliğini sokağa döktü. 28 Nisan 1960 sabahı İstanbul Üniversitesi bahçesinde binlerce öğrencinin katıldığı bir protesto mitingi düzenlendi.

Polisin üniversite bahçesine girmesiyle olaylar tırmandı. Öğrencilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışma Beyazıt Meydanı'na kadar uzandı. Tansiyonun yükseldiği bir anda polis kalabalığa ateş açtı. Açılan kurşunlardan biri 20 yaşındaki Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz'i buldu. Genç öğrenci olay yerinde hayatını kaybetti. Yakın arkadaşı Yavuz Ketenci, Emeksiz'in cansız bedenini arkadaşlarının yardımıyla meydandan çıkardı. O anın fotoğrafı sonradan Türk basın tarihinin en ikonik karelerinden biri haline geldi.

"Yerden seken kurşun" iddiası 53 yıl sonra çürüdü

Dönemin Emniyet Müdürlüğü, Emeksiz'i öldüren merminin "yerden seken kurşun" olduğunu ileri sürdü. Bu iddia uzun yıllar boyunca tartışma konusu olmaya devam etti. Otopside Emeksiz'in vücudundan çıkarılan merminin başının ezik olmadığı belirlense de mesele resmi olarak bir türlü aydınlatılamadı. 2013 yılında TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'na ulaşan devlet arşivindeki belgeler tabloyu kökten değiştirdi.

Yeni belgelerle birlikte Emeksiz'i öldüren kurşunun "yerden seken" bir mermi olmadığı, bilinçli şekilde hedef alınarak ateş edildiği resmi olarak raporlandı. Böylece 53 yıl süren tartışma nihayet açıklığa kavuştu ve Emeksiz'in ölümü kayıt düşülmüş bir cinayet olarak tarihe geçti.

Turan Emeksiz'in mirası ve hatırası

Emeksiz'in ölümü 27 Mayıs 1960 darbesine giden sürecin en önemli kıvılcımlarından biri oldu. Memleketi Malatya'da bir caddeye ve bir liseye ismi verildi. Ancak 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından cadde "Milli Egemenlik Caddesi", lise ise "Malatya Lisesi" olarak değiştirildi. 2013 yılında yoğun talepler üzerine caddenin adı yeniden Turan Emeksiz oldu. Lisenin ismi ise değişmeden kaldı.

Türkiye'nin çeşitli illerinde Emeksiz'in adını yaşatan yerler bulunuyor. İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü'nde anısına bir anıt dikildi. Ayrıca bir öğrenci yemekhanesi ve İstanbul şehir hatları vapurlarından birine de ismi verildi. Bu vapur bugün Mudanya Güzelyalı Yat Limanı'nda restoran olarak hizmet veriyor. Gaziantep'te bir mahalle, Ankara'da Irak ve Kanada Büyükelçilikleri önündeki sokak, Elazığ'ın Maden ilçesindeki bir sokak da Emeksiz'in adıyla anılıyor.

Şairlerin dizelerinde ölümsüzleşen isim

Turan Emeksiz'in ölümü Türk edebiyatında derin izler bıraktı. Nazım Hikmet, "Bir ölü yatıyor on dokuz yaşında bir delikanlı / gündüzleri güneşte geceleri yıldızların altında / İstanbul'da, Beyazıt Meydanında" dizeleriyle genç öğrencinin anısını ölümsüzleştirdi. Enver Gökçe ise "28 Nisandı Yavri Hey! Ham Meyveyi Kopardılar Dalından" dizelerinin yer aldığı meşhur ağıtını kaleme aldı. Bu şiirler sonraki yıllarda Timur Selçuk ve Ahmet Kaya gibi sanatçılar tarafından bestelendi ve nesiller boyunca söylenen marşlara dönüştü. Emeksiz, 28 Nisan'ın üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen Türkiye'deki gençlik hareketlerinin ve demokrasi mücadelesinin sembol isimlerinden biri olmaya devam ediyor.